Depremin üzerinden geçen 3,5 yıla rağmen, Battalgazi’deki tarihi İskender Camii kaderine terk edildi. Ahşap ve taş mimarisiyle asırlara meydan okuyan ibadethane, şimdi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan duvarlarıyla, karşısındaki ilkokulun öğrencileri için büyük bir facia riski barındırıyor.
Haziran 2026 tarihi itibarıyla, "asrın felaketi" olarak nitelendirilen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden 3,5 yıl geçti. Bölgede yaralar sarılmaya çalışılsa da, Malatya’nın Battalgazi ilçesine bağlı İskender Mahallesi’nde yükselen feryat, kültürel mirasın nasıl göz ardı edildiğini gözler önüne seriyor. Neşriyat Sokak’ta bulunan ve yapım tarihi resmi kayıtlara göre 1890 yılına dayanan tarihi İskender Mahallesi Camii, depremin yıkıcı gücüne dayanamayarak yerle bir oldu; ancak asıl tehlike depremden sonra başladı.
Deprem öncesinde göz alıcı taş işçiliği, tavanındaki enfes ahşap mimarisi ve sıcak atmosferiyle yaklaşık 80 kişilik bir cemaate ev sahipliği yapan cami, bugün tam anlamıyla bir enkaz yığını görünümünde. Caminin içerisindeki o muazzam ahşap yapı tamamen çökerken, sokağa bakan dış taş duvarların bir kısmı ve tarihi giriş kapısı mucizevi bir şekilde ayakta kaldı.
Görenlerin içini sızlatan en çarpıcı detay ise caminin mihrabı ve minaresi oldu. Her yönüyle tarih kokan caminin mihrabı ve minaresi çökerken minarenin tepesinde yer alarak devrilen ve İslamiyet’i sembolize eden alem, şimdi giriş kapısının önünde, yerde öylece duruyor. Tarihin ve inancın sembolleri, molozların arasında adeta kurtarılacağı günü bekliyor.
İLKOKULUN KARŞISINDA "FACİA" DAVETİYESİ
Yetkililer tarafından etrafı sadece basit bariyer bantları ve çöp konteynerleriyle çevrilen enkaz, mahalleli için büyük bir endişe kaynağı. Sarsıntılardan ötürü mukavemetini kaybeden ve yola doğru eğilen taş duvarlar, her an çökme riski taşıyor. İşin en korkutucu boyutu ise bu tehlikeli enkazın tam karşısında bir ilkokulun bulunması.
Her gün yüzlerce küçük çocuğun eğitim görmek için kullandığı bu sokak, adeta olası bir faciyaya davetiye çıkarıyor. Mahalle sakinleri, en ufak bir artçı sarsıntıda ya da şiddetli bir rüzgarda duvarların çocukların üzerine yıkılmasından korkuyor.
"YENİ MESCİT ÇÖZÜM DEĞİL, TARİHİMİZİ İSTİYORUZ"
Depremin ardından mahallenin ibadet ihtiyacını karşılamak adına aynı sokak üzerine prefabrik tarzda yeni bir mescit inşa edildi. Yeni mescit şu an için cemaatin ihtiyacını görse de, İskender Mahallesi sakinleri bu durumun tarihi caminin unutulmasına gerekçe gösterilmesine şiddetle karşı çıkıyor.
Mahalle halkı adına konuşan vatandaşlar, tepkilerini şu sözlerle dile getirdi:
"Yeni bir mescit yapılması bizi elbette sevindirdi ama bu durum, 136 yıllık ecdat yadigarı eserin kaderine terk edileceği anlamına gelmemeli. Burası sadece bir ibadethane değil, bu mahallenin hafızası, kimliği ve tarihidir. 3,5 yıldır buraya bir çivi bile çakılmadı, sadece etrafını çöplerle kapattılar. Bizler, bölge halkı olarak buranın aslına uygun şekilde bir an önce restore edilmesini ve koruma altına alınmasını istiyoruz. Yetkilileri göreve çağırıyoruz; hem tarihimize sahip çıksınlar hem de çocuklarımızın can güvenliğini sağlasınlar."
Kültür varlıklarını koruma kurulları ve yerel yönetimlerin, Malatya’nın bu köklü mirasını kurtarmak ve sokaktaki tehlikeyi bertaraf etmek adına ne zaman harekete geçeceği ise merak konusu.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM