Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) ev sahipliğinde, Türk Patent ve Marka Kurumu iş birliğiyle "Coğrafi İşaret Tescil Süreçleri ve Markalaşma" konulu istişare toplantısı düzenlendi. Şehrin tescilli 53 ürününün ekonomik katma değere dönüştürülmesi ve yeni AB tescillerinin hedeflendiği zirvede konuşan Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, "Markalaşmazsak kâr marjını başkalarına bırakırız. Malatya'ya yeni AB tescilleri kazandırmak için hazırız" dedi.
Malatya’nın zengin gastronomi ve yöresel potansiyelini küresel pazarlara taşımak, tescilli ürünlerin niteliğini koruyarak ticari değerini artırmak amacıyla Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Kongre Salonu’nda kritik bir buluşma gerçekleştirildi. Türk Patent ve Marka Kurumu katılımıyla düzenlenen “Coğrafi İşaret Tescil Süreçleri” istişare toplantısına Vali Yardımcısı Furkan Alpay, Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, MTSO Başkanı Oğuzhan Atasadıkoğlu, oda başkanları, yerel idareciler ve çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.
Zirvede, kentin sahip olduğu 53 tescilli coğrafi işaretin yalnızca tescille kalmayıp; etkin denetim, doğru pazarlama ve güçlü markalama stratejileriyle dünya pazarında nasıl daha yüksek fiyatlara alıcı bulacağı detaylıca masaya yatırıldı.
"53 TESCİLLİ ÜRÜNÜMÜZ BİR SON DEĞİL, BAŞLANGIÇTIR"
Toplantının açılış konuşmasını yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Atasadıkoğlu, coğrafi işaret tescilinin ürünleri korumak için ilk adım olduğunu, asıl başarının bu ürünleri ekonomik katma değere dönüştürmekten geçtiğini vurguladı. Atasadıkoğlu, şunları kaydetti:
"Malatya’mız bugün itibarıyla 53 coğrafi işaretiyle ciddi bir tescil gücüne sahiptir. Ancak bir ürünün tescilini almak yolun sonu değil, başlangıcıdır. Tescil sonrasındaki denetimler, kalite standartlarının korunması, üreticinin eğitilmesi ve bu değerlerin küresel markalara dönüştürülmesi şarttır. Sahada ekonomik katma değer oluşturamıyorsanız, ürünü gelecek nesillere aktarmanız zorlaşır. Malatya Kayısısı başta olmak üzere 3 ürünümüzde Avrupa Birliği tescili sürecinde önemli adımlar attık. Şimdi kâğıt kebabı gibi diğer tescilli lezzetlerimizi de AB pazarına taşımak için Avrupa’daki başarılı örneklerden ilham alarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız yalnızca tescil sayısını artırmak değil; ürün kalitesini ve pazar değerini yükseltmektir."
"COĞRAFİ İŞARETTE ÇİN'DEN SONRA İKİNCİYİZ"
Türkiye’nin coğrafi işaret potansiyeli ve uluslararası pazardaki yeri hakkında çarpıcı veriler paylaşan Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak ise coğrafi işaretin yerel üreticiyi doğrudan koruyan kolektif bir güç olduğunu ifade etti. Durak, konuşmasında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Coğrafi işaret, bir ürünün yetiştiği topraktan, iklimden ve yöresel emekten kazandığı eşsiz niteliktir. İtalya’da tescilli tek bir peynir türünün yıllık ihracat cirosu 2,4 milyar avroyu buluyor. Sıradan bir peynirin kilosu 10 avroyken, coğrafi işaretli olanı 50 avroya satılabiliyor. Ülke olarak Çin’den sonra dünyada en fazla coğrafi işaret tesciline sahip ülkeyiz. Türkiye genelinde 1.891 tescilli ürünümüz bulunuyor ve bunun yüzde 61’ini tarım ve gıda ürünleri oluşturuyor. Türkiye'nin coğrafi işaretli ürün ihracatı 3 milyar avro bandındayken, Avrupa'da 100 milyar euroluk dev bir pazar var. Malatya 53 ulusal ve AB tescilli Malatya Kayısısı ile bu işin lider şehirlerinden biridir."
"MARKALAŞMAZSAK GELECEK NESİLLER GEÇİM SAĞLAYAMAZ"
Markalaşma süreçlerinin sabır ve çoklu kurum iş birliği gerektirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Durak, atılacak yeni adımların sinyalini vererek sözlerini şöyle tamamladı:
"Bizler kurumsal olarak tescili sağlayan ve yol gösteren tarafız ancak ürünün gerçek sahibi yereldeki üreticilerdir. Ecdadımızın diktiği kayısı ağaçlarına sahip çıkmak yetmez; ürünü markalaştırmazsak katma değeri ve kâr marjını başkalarına kaptırırız. Markalaşmayı başaramazsak gelecek nesiller bu topraklardan geçim sağlayamaz hale gelebilir. Malatya Kayısısı için ikinci faz çalışmalarına başlıyoruz. Mevcut durum analizi, farkındalık oluşturma ve yeni görsel kimlik tasarımlarıyla Malatya’ya ikinci bir Avrupa Birliği tescili kazandırmak için tüm gücümüzle destek vermeye hazırız."
İstişare toplantısı, plaket takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM