Malatya-Elazığ sınırında meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem sonrası uzmanlardan dikkat çeken değerlendirmeler geldi.
20 Mayıs 2026 sabahı meydana gelen ve Malatya başta olmak üzere çevre illerde de hissedilen 5.6 büyüklüğündeki depremle ilgili uzman değerlendirmeleri kamuoyuyla paylaşılmaya devam ediyor. Maden Teknolojisi ve Yer Bilimleri Uzmanı Deprem Bilimci Serkan İçelli, depremin Doğu Anadolu Fay Zonu üzerindeki ana doğrultu atımlı fay düzleminde değil, kabuk içerisindeki ikincil bir kırılma zonunda gerçekleştiğini ifade etti.
Bölgede yaşanan gerilmenin getirdiği bir sonuç
Depremin yaklaşık 12 kilometre derinlikte meydana geldiğini kaydeden İçelli, sarsıntının düşük eğimli ve sol yönlü doğrultu atım bileşenine sahip oblik bir normal fay üzerinde oluştuğunu belirtti. Yapılan odak mekanizması çözümlemeleri ile artçı sarsıntıların dağılım haritalarının da aynı doğrultuyu gösterdiği aktarıldı.
İçelli, 2020 yılında yaşanan Elazığ-Sivrice depremi ile 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında bölgede biriken gerilmenin bu depremi tetiklediğini savundu. Açıklamada, iki büyük deprem arasında kalan “gerilme geçiş koridorunda” yer kabuğunun uzun süredir zorlandığı ifade edildi.
Deprem sonrası Tanışık, Pelitli, Gülümuşağı ve Uluköy arasında meydana gelen artçı sarsıntıların Kuzeydoğu-Güneybatı doğrultusunda lineer şekilde sıralandığı, bunun da ana kırılma düzlemini doğruladığı kaydedildi.
5.6 büyüklüğündeki deprem Malatya Fayını kıracak güçte değil
Kamuoyunda merak edilen “Malatya Fayı tetiklenir mi?” sorusuna da yanıt veren İçelli, 5.6 büyüklüğündeki depremin Malatya Fayı veya Ovacık Fayı gibi büyük sistemleri doğrudan kıracak ölçekte olmadığını söyledi.
Uzmanlar, bölgede yaşanan mikro-sismik hareketlerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtirken, ana fay uçlarında görülen bu tür oblik normal faylanmaların yer kabuğunun denge arayışının bir parçası olduğuna dikkat çekti.
Felaket habercisi değil
Depremin sığ olması nedeniyle şiddetli hissedildiğini kaydeden İçelli, vatandaşların paniğe kapılmaması gerektiğini belirtti. Açıklamada, bölgede bir süre daha küçük artçı sarsıntıların yaşanmasının normal olduğu ifade edilirken, önceliğin yapı güvenliği ve afet hazırlığı olması gerektiği vurgulandı. İçelli, “Bu deprem büyük bir felaketin habercisi değil, yer kabuğunun büyük depremler sonrası kendi dengesini bulma sürecidir” değerlendirmesinde bulundu.>>MHA