Deprem Davalarında 'Bilirkişi' Çelişkisi! Aynı İmzalar, Zıt Kararlar

Yalova Üniversitesi’nden aynı üç akademisyenin hazırladığı iki ayrı bilirkişi raporu, hukuk tarihine geçecek bir tutarsızlığı ortaya çıkardı. Yusuf Güney Apartmanı dosyasında teknik kusurlarla yıkım arasındaki bağı "ilk deprem" gerekçesiyle kesen heyet, Bayrak Sitesi raporunda benzer eksikleri "asli kusur" sayması dikkat çekti.

MALATYA HABERLERİ - 25-04-2026 11:02

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde Malatya’nın Battalgazi ilçesinde yerle bir olan Yusuf Güney Apartmanı ve Bayrak Sitesi-1. Blok dosyaları, sarsıcı bir hukuk skandalını gün yüzüne çıkardı. Her iki bina için hazırlanan bilirkişi raporlarında yer alan imzalar aynı: Doç. Dr. Bahadır Yılmaz, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Kuvat ve Dr. Öğr. Üyesi Hasan Sesli. Ancak aynı heyetin, Aralık 2025 ve Ocak 2026 tarihlerinde mahkemelere sunduğu raporların sonuç bölümleri, "bu kadar da olmaz" dedirten bir çelişkiyi barındırıyor.

TEKNİK KUSURLAR ORTAK, SORUMLULUK FARKLI

Rapora konu olan her iki bina da 1975 deprem yönetmeliğine göre inşa edilmiş, zemin etüdü bulunmayan ve 6 Şubat’taki ikinci depremde (Elbistan merkezli) yıkılan yapılar. Heyet, her iki dosyada da beton kalitesizliğinden statik proje hatalarına, etriye sıklaştırması eksikliğinden korozyona kadar bir dizi yapısal kusur tespit etti. Ancak iş "sorumlu kim?" sorusuna gelince, heyetin terazisi iki farklı yöne kaydı.

YUSUF GÜNEY APARTMANI: "KUSUR VAR AMA BAĞLANTI YOK"

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan Yusuf Güney Apartmanı raporunda heyet, birinci deprem sonrası bir iş yerinden alınan görüntüleri "milat" kabul etti. Kolonlardaki hasarı gerekçe göstererek, binanın ilk depremde taşıma gücünü kaybettiği sonucuna vardı. Bu noktadan hareketle heyet; "Binanın yıkılmasına neden olan ikinci depremle, belirlenen kusurlar arasında illiyet bağı kurulamaz" diyerek müteahhit ve denetçilerin sorumluluğunu hukuken devre dışı bıraktı.

BAYRAK SİTESİ’NDE: "İLK DEPREM MEÇHUL, KUSUR ASLİ"

Sadece bir ay sonra Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan Bayrak Sitesi raporunda ise manzara tamamen değişti. Aynı heyet, bu kez binanın ilk depremdeki hasar durumunun "belirlenemediğini" kaydetti. Yusuf Güney dosyasında "illiyet bağı kesilmiştir" dedikleri benzer idari ve teknik ihmaller, bu dosyada "asli kusur" olarak tanımlandı. Belediye yetkililerinden teknik uygulama sorumlularına kadar geniş bir liste, doğrudan yıkımdan sorumlu tutuldu.

AYNI İHMAL, İKİ FARKLI YORUM

Aşağıdaki tablo, aynı heyetin aynı tip idari ihmallere iki farklı dosyada nasıl taban tabana zıt yorumlar getirdiğini gözler önüne seriyor:

İDARİ KADRODA "TANIDIK" İSİMLER

Raporlar arasındaki fark sadece teknik yorumlarla sınırlı değil. Her iki dosyada da projeleri onaylayan belediye personeli olarak Hakan Büker ve Mustafa Bingöl isimleri ortak payda olarak dikkat çekiyor. Bayrak Sitesi dosyasında bu isimler "asli kusurlu" olarak işaretlenirken, Yusuf Güney Apartmanı dosyasında "illiyet bağı kesildiği" için hukuki sorumluluktan adeta muaf tutuluyorlar.

HUKUKÇULAR SORUYOR: HANGİSİ DOĞRU?

Ortaya çıkan bu durum, deprem davalarında bilirkişi raporlarının güvenilirliğini tartışmaya açtı. Hukukçular, aynı teknik heyetin benzer şartlardaki iki bina için nasıl bu kadar farklı kanaat bildirebildiğini sorguluyor. Analiz: Eğer bir binadaki teknik eksiklikler, "ilk depremde ağır hasar aldı" denilerek sorumluluktan çıkarılıyorsa; o eksikliklerin binanın ilk depremde "neden" ağır hasar aldığına dair ana sebep olduğu gerçeği neden göz ardı ediliyor? Bayrak Sitesi’nde "hasar durumu belirlenemedi" diyerek sorumluluğu devam ettiren heyetin, Yusuf Güney’de sadece bir görüntü üzerinden tüm teknik kusurları aklaması, yargılamanın seyrine gölge düşürüyor. Şimdi gözler mahkeme heyetlerinde. Aynı isimlerin imzasını taşıyan bu "gece ile gündüz" kadar farklı iki raporun, Malatya’daki deprem adaleti terazisinde nasıl dengeleneceği merakla bekleniyor.

Deprem davalarında bilirkişi raporları 'kesin hüküm' olmasa da mahkemelerin karar verme sürecindeki en güçlü dayanak. Malatya’daki bu örnek, bilirkişi kurumunun daha sıkı denetlenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

Günün Diğer Haberleri