Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Engin, 1-7 Ekim tarihleri arasında kutlanan Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla düzenlediği basın toplantısında din görevlilerinin özlük hakları ve toplumsal statülerine ilişkin dikkat çekici mesajlar verdi. Bu yıl "Cami ve Sosyal Hayat" temasıyla idrak edilen haftada din görevlilerinin maruz kaldığı çelişkilere değinen Engin; Tıp Bayramı’nda doktorların, Öğretmenler Günü’nde ise öğretmenlerin taltif edildiğini hatırlatarak, "Kendi haftamızda bile ziyaret edilen değil ziyaret eden, çiçek alan değil çiçek veren taraf olmaktan yorulduk. Bu hafta din görevlilerine kürsülerden 'ayar verme' haftası değil, onların emeğini taltif etme haftasıdır" dedi.
Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanlığı, 1-7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle sendika binasında geniş katılımlı bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Medya mensuplarına konuşan Şube Başkanı Mehmet Engin, camilerin toplum hayatındaki yeri, din görevlilerinin yaşadığı özlük hakları sorunları ve Filistin başta olmak üzere mazlum coğrafyalarda yaşanan insani krizlere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bu yılki temanın "Cami ve Sosyal Hayat" olarak belirlendiğini hatırlatan Engin, camilerin sadece ibadet vakitlerinde açılıp kapanan mekânlar olmadığını, hayatın tam merkezinde yer alan sosyal dayanışma merkezleri olduğunu vurguladı.
"BİZE SADECE ZİYARET ETMEK DÜŞÜYOR"
Basın açıklamasında din görevlilerinin haftasında dahi hak ettiği taltifi göremediğine dikkat çekmediğine dikkat çeken Engin, meslek grupları arasındaki bu yaklaşım farkını şu sözlerle eleştirdi: "Tıp Bayramı geldiğinde doktorlarımız makamlarında ziyaret edilir, taltif edilir. Öğretmenler Günü’nde eğitimcilerimize hediyeler sunulur, kapıları çalınır. Ama ne yazık ki Camiler ve Din Görevlileri Haftası geldiğinde ziyaret edilen değil yine ziyaret eden, çiçek alan değil yine kapı kapı dolaşıp çiçek veren taraf bizim din görevlilerimiz oluyor. Diyanet-Sen olarak net bir şekilde ifade ediyoruz: Biz artık bu tablonun değişmesini istiyoruz. Bu hafta, yetkililerin veya dışarıdan kimselerin kürsülere çıkıp din görevlilerine 'ayar verdiği' bir hafta değildir. Aksine din görevlilerimizin moral ve motivasyonunu yükseltme, emeklerini taltif etme ve dertlerine kulak verme haftasıdır."
"HAK ETTİĞİMİZ DEĞERE ULAŞANA KADAR MÜCADELEYE DEVAM"
Din görevlilerinin sahada karşılaştığı kronikleşmiş sorunlara da temas eden Başkan Engin, en ücra mezradan metropollere kadar görev yapan personelin özlük haklarının iyileştirilmesi için sendikal mücadeleden taviz vermeyeceklerini açıklayarak konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ülkemizin dört bir yanında, en zor coğrafi şartlarda ve en ücra mezralarda din hizmetini kesintisiz sürdüren din gönüllülerimizin ciddi sorunları bulunmaktadır. Özellikle lojman yetersizlikleri, yer değiştirme ve nakil sisteminde yaşanan aksaklıklar personelimizin belini bükmektedir. Bunların yanı sıra mali, sosyal ve özlük hakların günümüz şartlarına uygun şekilde iyileştirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Diyanet-Sen olarak, üyelerimiz ve tüm din görevlilerimiz hak ettiği değeri alana kadar bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz."
>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM