Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Sıfır Atık Hareketi kapsamında büyük umutlarla hayata geçirilen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla tüm Türkiye'de olduğu gibi Malatya'da da resmen devreye alındı. Vatandaşların geri dönüşüme kazandırdığı her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için 1 TL depozito teşviki almasını ve böylece plastik atıkların önüne geçilmesini hedefleyen çevreci sistem, fırsatçıların kurbanı oldu. Uygulamayı fırsat bilen bazı üretici ve zincir marketler, iade kapsamına giren ürünlere anında fahiş zamlar yansıtarak vatandaşı hayal kırıklığına uğrattı. Duruma tepki gösteren vatandaşlar, sorunun temelinin yaşanan ahlaki çöküş olduğunu savundu.
1 TL’LİK KAZANÇ 2 TL’LİK ZARARA DÖNÜŞTÜ
Yeni sistemle birlikte çevre kirliliğinin azaltılması ve ekonomiye katkı sağlanması amaçlanırken, piyasadaki fırsatçılar ambalaj iadesinden ücret kazanılacak ürünlerin etiketlerini bir gecede değiştirdi. Vatandaşların günlük hayatta en çok tükettiği ve sisteme en çok dahil etmeyi beklediği ürünlerin başında gelen küçük pet şişe sular ile maden suları zam yağmurundan en büyük payı aldı.
Market raflarında daha önce 5,75 TL’den satılan tekli küçük suların fiyatlarına bir anda 2 TL zam gelerek fiyatlar 7,25 TL ile 7,75 TL seviyelerine fırladı. Toplu tüketim için tercih edilen koli su satışlarında ise fiyat farkı 20 TL’yi buldu. Sadece su değil, yaz aylarının vazgeçilmezi olan maden sularının fiyatlarında da ortalama yüzde 25’lik bir artış yaşandı. Vatandaşlar tükettikleri ürünlerin ambalajını iade ederek bütçelerine 1 TL katkı sağlamayı hedeflerken, bu fırsatçı hamle yüzünden aslında her küçük su şişesinde net 1 TL daha zarara uğramış oldu. Ticaret Bakanlığı süreçle ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattığını duyursa da Malatyalı tüketicilerin öfkesi dinmedi.
"DÜŞMAN İÇERDEYSE KAPI KİLİT TUTMAZ"
Malatya sokaklarında ve market reyonlarında karşılaştığımız vatandaşlar, yaşanan bu durumu sert sözlerle eleştirdi. Atılan bu adımı açıkça "ahlaksızlık" ve "vurgunculuk" olarak nitelendirirken, birçoğu "Düşman içerdeyse kapı kilit tutmaz" diyerek cezaların caydırıcı olması gerektiğine vurgu yaptı. Sadece ceza kesilmesinin yeterli olmadığını savunan tüketiciler, bakanlığın fiyatları zorunlu olarak eski seviyesine çekmesi gerektiği görüşünde birleşti. Birçok Malatyalı ise bu durumu ekonomik bir sorundan ziyade "toplumun ahlaki çöküşü" olarak yorumladı.
"DEVLET TEŞVİK VERİYOR, FIRSATÇI GÖZÜNÜ VATANDAŞIN CEBİNE DİKİYOR"
Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Mustafa Kemal Derindağ, "Vallahi söylenecek çok şey var ama insan artık konuşurken bile hicap duyuyor, sinirleniyor. Devletimiz çevre kirliliğinin önüne geçmek, bu memlekette bir sıfır atık bilinci oluşturmak için çok güzel bir sistem kurmuş. Depozitosu Olan Ambalajlar dediler, biz de sevindik. Dedik ki hem evdeki plastikleri, camları çöpe atmayız, biriktirir doğaya katkı sağlarız hem de çocukların eline üç beş kuruş harçlık olur, bütçemize bir nebze destek kalır. Ambalaj başına 1 TL az para değil, toplu düşününce bir havuz oluşturur. Ama biz daha otomatların yerini öğrenmeden, marketlerin kapısından girmeden bir baktık ki raflar yangın yerine dönmüş. Yahu 5,75 liraya aldığımız küçücük su nasıl olur da bir günde 7,75 lira olur? Bunun adı ticaret falan değil, bunun adı düpedüz fırsatçılıktır, vicdansızlıktır. Devlet oraya 1 TL teşvik koydu diye, bu açgözlüler o 1 TL'yi vatandaşın cebine girmeden nasıl geri alırız derdine düşmüşler. Üstelik 1 TL de değil, 2 TL zam yapmışlar. Yani ben o şişeyi götürüp makineye atsam, geri alacağım para 1 TL, ama alırken ödediğim fazla para 2 TL. Neticede ben çevreyi koruyacağım diye her şişede 1 TL daha zarara giriyorum. Ticaret Bakanlığı soruşturma başlattı diyorlar. Allah aşkına başlatsınlar ama sadece kağıt üstünde ceza kesip bırakmasınlar. Bunlara öyle bir ceza verilsin ki o fiyatlar tıpış tıpış eski seviyesine düşsün. Yoksa bu sistem daha doğmadan ölü doğar. Kimse gidip o şişeyle uğraşmaz, sistem sabote edilmiş olur. Yazıktır, günahtır, bu milletin sabrını daha fazla sınamasınlar. Biz tüketiciler olarak devletimizin bu fırsatçılara karşı en sert, en acımasız tedbirleri almasını bekliyoruz. Kapı kilit tutmuyor artık." dedi.
"BU DURUM EKONOMİK BİR KRİZ DEĞİL, TOPLUMUN AHLAKİ ÇÖKÜŞÜDÜR"
Zam yağmurunu yorumlayan Zeynep Albayrak isimli bir başka vatandaş ise, "Ben bu durumu kesinlikle sadece ekonomik bir kriz ya da enflasyonla açıklayamıyorum. Bu tamamen toplumsal ve ahlaki bir çöküşün resmidir. Bir toplum kendi içinde bu kadar mı yozlaşır, bu kadar mı birbirinin kuyusunu kazar? Deprem görmüş, acılar çekmiş bir şehirde yaşıyoruz; Malatya'da hala düzenimizi kurmaya çalışıyoruz ama markete her gittiğimizde ayrı bir darbe yiyoruz. Çocuklarıma sürekli dışarıda su alıyorum, yanımızda taşıyoruz. Bir koli suda 20 TL fark gelmiş. Neden? Çünkü temmuzda depozito uygulaması başladı. Neymiş, ambalajı iade edince para kazanacakmışız. Biz daha 1 TL kazanmadan, onlar bizim cebimizden çoktan parayı hortumlamışlar bile. Maden suyuna yüzde 25 zam ne demek? İçeriğindeki su aynı su, yerin altından çıkıyor, gaz aynı gaz. Değişen tek şey sistemin adı oldu. İnanın insanı paradan ziyade bu aptal yerine konulma hissi çok yaralıyor. Biz her şeye boyun eğmek zorunda mıyız? Kim dur diyecek bunlara? Bakanlık soruşturma açtık diyor, çok güzel ama biz o raflardaki etiketlerin değiştiğini görmediğimiz sürece o soruşturmaların bizim gözümüzde bir hükmü yok. Biz hakkımızı savunmaya çalışırken, burnumuzun ucundaki esnaf, market bizi sömürmenin derdinde. Eğer bu cezalar sadece göstermelik kalırsa, yarın başka bir iyi uygulamada yine aynısını yapacaklar. Yetkililer buraları sıklıkla denetlemeli, gerekirse o marketleri kapatmalı. Vatandaşı korumak sadece asgari ücreti artırmakla olmaz, piyasadaki bu ahlaksız çarkı durdurmakla olur. Gerçekten çok üzgünüm ve bu ülkenin geleceği adına, ahlaki yapımız adına çok endişeliyim." şeklinde konuştu.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM