Malatya’da İş Adamı Basri Yaşar öncülüğünde düzenlenen “Salı Buluşmaları”nın yeni konuğu, eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı ile Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ömer Dinçer oldu. Özel bir otelde iş insanları ile bir araya gelen Dinçer, “Kriz Ortamında Şirket Yönetimi” başlıklı seminer verdi. Seminerde işletme yönetiminin temel unsurlarını detaylı biçimde ele alan Dinçer, özellikle vizyon ve misyon kavramlarını Türk kültürüne uyarlayarak açıkladı.
“VİZYON MURAT, MİSYON NİYETTİR”
Ömer Dinçer, konuşmasında şöyle dedi:
“Vizyon dediğiniz şey bir işletmenin veya bir insanın muradıdır. Misyon dediğiniz şey de niyetidir. İşletmecilik kar için kurulur ama niyetiniz kaliteli, sağlıklı ve insan odaklı ürün üretmekse işte o zaman misyonunuz var demektir.”
Dinçer, niyetin önemini meşhur taş ustası örneğiyle anlattı. Aynı işi yapan iki taş ustasından birinin “Allah kahretsin, ne berbat bir meslek” derken, diğerinin “Yüzyıllarca yaşayacak bir mabede taş yontuyorum” diyerek çalıştığını belirten Dinçer, “Hangisinin taşı daha düzgün olur? Bu niyet farkıdır” dedi.
Konuşmasında misyonu olmayan işletmenin rakiplerinden farkının kalmayacağını, yabancılaşmanın ortaya çıkacağını vurgulayan Dinçer, vizyonu olmayan işletmenin ise “şaşkın” olacağını ifade etti.
SİSTEM VE YAPININ ÖNEMİ
Dinçer, batıdaki sistemli yapının insanları kontrol ettiğini, doğu toplumlarında ise sistem eksikliği nedeniyle en iyi adamların bile bozulabildiğini söyledi. “Sistemi olmayan yerde en sağlam adamı bile gönderin, ahlakı değişir” uyarısında bulundu.
Seminerde strateji, politika, insan kaynağı, mali sermaye, ödüller, sistem ve yapı gibi yönetim unsurlarının vizyon ve misyon rehberliğinde uyumlu olması gerektiğini belirten Dinçer, bu unsurlardan herhangi birinin eksikliğinin işletmede verimsizlik, çatışma ve tutarsızlığa yol açacağını kaydetti.
TÜRK İŞ DÜNYASININ 1960-2025 SERÜVENİ
Ömer Dinçer, yeni bir kitabından da bahsederek Türkiye’deki iş adamlarının ve girişimcilerin 1960’tan 2025’e kadar olan davranışlarını incelediğini açıkladı. Kitapta dönemi üç safhaya ayırdığını belirten Dinçer, bunları “Girişimcilik”, “Profesyonel Yöneticilik” ve “Stratejik Liderlik” dönemleri olarak tanımladı.
İlk dönemi “Taşıyıcı Yönetim” ya da “Hamile Yönetim” olarak nitelendiren Dinçer, “O dönemde girişimciler sorunlarını işin tabiatı olarak kabul ediyor, sorunlarıyla beraber büyüyorlardı. Bugün yaşadığımız krizlerde bu kadar büyük sarsıntı yaşamamızın nedeni de budur” değerlendirmesinde bulundu.
Dinçer, Türk işletme yönetimi literatürünün ağırlıklı olarak Amerikan kaynaklarına dayandığını, ancak kendi kültürel ve ekonomik şartlarımıza uygun bir yönetim anlayışının geliştirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Seminerin sonunda davet için teşekkür eden Dinçer, Malatya’ya sık sık geldiğini ve kendisini hemşehri gibi hissettiğini ifade etti. Basri Yaşar ve diğer iş insanlarına teşekkürlerini iletti. İş dünyasının yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, soru-cevap bölümüyle sona erdi. Katılımcılar, Ömer Dinçer’in tecrübe ve birikiminden yararlandıklarını belirterek seminerden memnun ayrıldı. Bu tür buluşmaların Malatya iş dünyasında yönetim kalitesinin yükselmesine katkı sağladığı değerlendiriliyor.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM