İçelli’den Fay Hatları İçin Dikkat Çeken Değerlendirme

Maden Teknolojisi ve Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli, Türkiye’nin farklı bölgelerinde fay hatlarında yaşandığını belirttiği hareketlilik ve stres birikimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MALATYA HABERLERİ - 31-08-2026 15:37

Maden Teknolojisi ve Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli, Türkiye’nin farklı bölgelerinde fay hatlarında yaşandığını belirttiği hareketlilik ve stres birikimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İçelli, açıklamasında Malatya’nın da fay hareketliliği ve kabuk içi stres dağılımı açısından değerlendirdiği iller arasında bulunduğunu ifade etti. Balıkesir, Marmara Denizi, Ege Denizi, Malatya, Kayseri, Erzincan, Erzurum, Hatay, Kahramanmaraş, Muğla, Denizli, Aydın ve Bingöl çevresindeki ana ve ikincil faylara dikkat çeken İçelli, bu bölgelerde lokal hareketlilik bulunduğunu belirtti.

Maden Teknolojisi ve Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli, Türkiye’nin farklı bölgelerinde fay hatlarında yaşandığını belirttiği hareketlilik ve stres birikimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İçelli, açıklamasında Malatya’yı da deprem riski açısından değerlendirdiği bölgeler arasında gösterirken, ana ve ikincil faylardaki lokal hareketliliklere dikkat çekti.

İçelli’nin değerlendirmesinde Balıkesir, Marmara Denizi, Ege Denizi, Malatya, Kayseri, Erzincan, Erzurum, Hatay, Kahramanmaraş, Muğla, Denizli, Aydın ve Bingöl çevresindeki fay sistemleri yer aldı. İçelli, bu bölgelerdeki faylarda yaşandığını belirttiği hareketliliğin yer kabuğundaki stres durumuyla bağlantılı olduğunu ifade etti.

“LOKAL HAREKETLİLİKLER CİDDİYETİNİ GÖSTERİYOR”

Serkan İçelli, söz konusu bölgelerde bulunan ana ve ikincil faylardaki lokal hareketliliklerin önemine dikkat çekti. İçelli, yaptığı değerlendirmede, “Balıkesir, Marmara Denizi, Ege Denizi, Malatya, Kayseri, Erzincan, Erzurum, Hatay, Kahramanmaraş, Muğla, Denizli, Aydın, Bingöl illeri çevresindeki ana ve ikincil faylardaki lokal hareketlilikler elastik deformasyon birikimi ve kabuk içi stres dağılımının ciddiyetini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

İçelli, istasyonlarda ölçülen anlık genlik ve frekans artışlarının da fay zonlarındaki stres durumuyla ilişkili olabileceğini savundu. Bu artışların farklı hareketliliklerle bağlantılı olabileceğini belirten İçelli, “İstasyonlardaki bu anlık genlik ve frekans artışları; fay zonlarındaki stres transferini, mikro deprem fırtınalarını veya sığ derinlikteki gerilim değişimlerini gösteriyor” dedi.

“5.0 ÜZERİ DEPREMLER OLUŞTURABİLİR”

Deprem hareketliliğine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren İçelli, mikro titreşimler ile alt kabuğun mekanik davranışına dikkat çekti. Özellikle sismik riskin yüksek olduğu bölgelerdeki yüksek genlikli mikro hareketliliklerin önem taşıdığını belirten İçelli, bu hareketliliklerin fay segmentlerinin dinamik direnci ve olası kırılma süreçleriyle ilişkili olduğunu ifade etti. İçelli, açıklamasında, “Mikro titreşim, alt kabuğun mekanik davranışı, sismik riskin yüksek olduğu bölgelerdeki yüksek genlikli mikro hareketlilikler, fay segmentlerinin dinamik direncini ve potansiyel kırılma sürecini işaret ediyor. Bu kırıklar 5.0 + depremler oluşturabilir” dedi.

İçelli, açıklamasının devamında Erzurum, Balıkesir ve Ege Denizi çevresindeki fayları “sismik boşluk” olarak nitelendirdi. Bu bölgelerde daha büyük depremler meydana gelebileceğini ileri süren İçelli, söz konusu fayların 7 ve üzeri büyüklükte depremler üretebileceğini belirtti. İçelli, “Erzurum, Balıkesir, Ege Denizi fayları sismik boşluk olup, 7 ve üzeri büyüklük deprem üretirler” ifadelerini kullandı.

İçelli’nin açıklamasında Malatya da fay hareketliliği ve kabuk içi stres dağılımı açısından sıralanan iller arasında yer aldı. Malatya ile birlikte Kayseri, Erzincan, Erzurum, Hatay, Kahramanmaraş, Muğla, Denizli, Aydın ve Bingöl çevresindeki fay sistemleri de değerlendirmede sıralandı.

İçelli, bu bölgelerdeki ana ve ikincil faylarda gözlemlendiğini belirttiği lokal hareketliliklerin elastik deformasyon birikimi ve kabuk içindeki stres dağılımının ciddiyetini gösterdiğini ifade ederken, istasyonlarda ölçülen anlık genlik ve frekans artışlarının ise stres transferi, mikro deprem fırtınaları veya sığ derinliklerdeki gerilim değişimleriyle ilişkili olabileceğini savundu.

>>TUĞÇE ERBAŞ

Günün Diğer Haberleri