Battalgazi ilçesine bağlı Kırçuval Mahallesi, son yıllarda Türkiye genelinde büyük tartışma konusu olan ve cenaze sahiplerini ciddi bir mali yük altına sokan "taziye yemeği" geleneğine karşı radikal bir adım attı. Mahalle Muhtarlığı öncülüğünde, mahalle sakinlerinin de tam desteği alınarak taziye evlerinde yemek ikramı uygulamasına son verildi. Muhtarlık binası önüne asılan pankartla duyurulan kararın diğer mahallelere örnek teşkil etmesi bekleniyor.
Toplumsal dayanışmanın ve acıyı paylaşmanın odak noktası olması gereken taziye evlerinin, son dönemde adeta birer "ikram yarışına" ve lüks tüketim alanına dönüşmesi vatandaşları isyan noktasına getirmişti. Yakınını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşayan acılı ailelerin, bir de yüzlerce kişiye yemek hazırlama telaşına düşmesi ve bu uğurda borçlanmak zorunda kalması üzerine Kırçuval Mahallesi Muhtarı Mustafa Emin Serttaş harekete geçti.
Mahalle meclisini toplayarak vatandaşların görüşünü alan Muhtar Serttaş, taziye yemeklerinin tamamen kaldırılması yönünde ortak bir karar çıkardı. Alınan bu tarihi kararı resmileştirmek ve tüm kamuoyuna ilan etmek amacıyla muhtarlık binasının girişine dikkat çeken bir pankart asıldı. Muhtar Serttaş’ın imzasıyla asılan pankartta şu ifadelere yer verildi:
“Cenaze evinde yemek yenmez. Bundan dolayı cenazelerimizde taziye yemeği kaldırılmıştır. Mahalle sakinlerine saygı ile duyurulur.”
Serttaş’ın attığı bu adım, Kırçuval Mahallesi sakinleri başta olmak üzere tüm Malatya halkından büyük takdir ve destek gördü. Özellikle dar gelirli ve ekonomik olarak zorlanan aileler için bu uygulamanın hayati bir önem taşıdığının altını çizen mahalle sakinleri, karara sonuna kadar bağlı kalacaklarını belirtti. Vefatın getirdiği o büyük hüzün ve kederle boğuşurken, bir yandan da taziye yemeği için binlerce liralık kaynak arayışına giren, sağdan soldan borç para bularak faturayı ödemeye çalışan ailelerin bu sayede derin bir nefes alacağı ifade edildi. İslam dininin ve kadim geleneklerin de esasen cenaze sahibine yük olmayı değil, komşuların cenaze evine yemek getirmesini buyurduğunu hatırlatan vatandaşlar, bu yanlıştan dönülmesinin toplumsal bir uyanış olduğunu vurguladı.
“AYLARCA YEMEĞİN BORCU ÖDENİYOR”
Alınan bu ezber bozan kararın ardından Kırçuval Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlarımıza mikrofon uzattık. Mahalle sakinlerinden Kadir Değirmenci, "Öncelikle bu kararı alan muhtarımız Mustafa Emin Serttaş’tan ve buna rıza gösteren tüm komşularımızdan Allah bin kere razı olsun. Ben bu mahallenin sakinlerinden biriyim. Yıllardır içimizde kanayan bir yaraydı bu taziye yemeği meselesi. Bizim dinimizde, örfümüzde, adetimizde asıl olan nedir? Bir evde cenaze varsa, o evin ocağı bir süre tütmez; komşular sırayla yemek yapar, acılı ailenin evine götürür. Gelen misafirlere de komşular ikram eder. Ama son yıllarda bu iş tamamen çığırından çıkmıştı. İş resmen bir gösterişe, bir lüks yarışına döndü. Cenaze sahibi daha gözünün yaşını kurutmadan, acısını bağrına basmadan telefonlara sarılıp 'Aman pideciyi arayalım, lahmacuncuyu ayarlayalım, ayranlar eksik kalmasın, kıyması bol olsun' diye telaşa düşüyordu. Yahu bu olacak iş midir? İnsanlar en yakınını kaybetmiş, canından bir parça kopmuş, biz gidip adamın evinde yemek kuyruğuna giriyoruz. Bir de üstüne 'Tuzsuz olmuş, eti az olmuş' diye dedikodu yapanları görüyorduk. Muhtarımızın muhtarlık binasının önüne o 'Cenaze evinde yemek yenmez' pankartını astığını gördüğümde gurur duydum. Çok geç kalınmış ama çok asil bir hareket. Cenaze sahibi acısını mı yaşasın, yoksa gelenlere lahmacun yetiştirme telaşına mı düşsün? Zengin olan bir şekilde veriyordu belki ama fukara ne yapsın? Sırf el alem 'Cenazesinde bir yemek bile veremedi, arkasından bir hayır hasenat yapamadı' demesin diye sağdan soldan faizle para bulan, kredi çeken, borçlanan insanlar biliyorum bu mahallede. Cenaze bittikten sonra aylarca o yemeğin borcunu ödemek için çırpınan dullar, yetimler gördük. Acının üzerine borç biniyordu. Bu karar sayesinde artık kimse ezilmeyecek, kimse kendini mecbur hissetmeyecek. Biz mahalleli olarak bu kararın sonuna kadar arkasındayız. Eğer bir evde cenaze olursa, biz yine eskisi gibi yemeğimizi evimizde yapıp o eve götüreceğiz, acıyı paylaşacağız ama o ev sahibine tek bir kuruş masraf yaptırmayacağız. İnşallah bu karar sadece bizim mahalleyle sınırlı kalmaz, tüm Malatya’ya, hatta bütün Türkiye’ye dalga dalga yayılır. Muhtarımıza tekrar teşekkür ediyorum, mahallemize çok büyük bir iyilik yaptı." dedi.
Genç yaşta babasını kaybettiğinde sorunun farkına vardığını aktaran bir mahalleli ise, "Bu karar kelimenin tam anlamıyla bizim mahallemiz için bir devrimdir. Ben henüz çok genç yaşta, bundan yaklaşık dört yıl önce babamı kaybettim. O dönem yaşadığım o psikolojik travmayı ve üstüne binen o anlamsız toplumsal baskıyı hayatım boyunca unutamam. Babam hastanede son nefesini verdi, biz daha defin işlemlerini yapmadan, akrabalar etrafımı sarıp 'Taziyede ne yemek çıkartacağız, kaç yüz kişilik söyleyelim, hangi restoranla anlaşalım?' diye sormaya başladılar. O an beynimden vurulmuşa döndüm. Ben babamın acısını mı yaşayayım, yoksa gelen yüzlerce kişiyi doyurma planı mı yapayım? Kararı sonuna kadar destekliyorum, kendi ailemde de bir vefat olduğunda bu kuralı harfiyen uygulayacağım." ifadelerine yer verdi.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM