6 Şubat depremlerinin ardından TOKİ ve afet konutları projeleriyle tarihinin en büyük yatırım hareketliliğine sahne olan Malatya’da, kalıcı konutların büyük ölçüde tamamlanması inşaat sektöründe yeni bir dönemi başlattı. İş hacminin hissedilir derecede daralmasıyla birlikte kentin dört bir yanına kurulan beton santrallerinden ağır tonajlı kamyonlara, ekskavatörlerden kepçelere kadar binlerce iş makinesi ve ekipman ikinci el piyasasında satışa çıkarıldı. Bir dönem dev bir şantiyeyi andıran kentte, yatırımcılar ellerinde kalan atıl kapasiteye alıcı arıyor.
6 Şubat felaketinin ardından yaralarını sarmak üzere Cumhuriyet tarihinin en hızlı ve kapsamlı yeniden inşa operasyonlarına sahne olan Malatya’da, inşaat ve yapı sektörünün dengeleri değişiyor. Kent genelinde yükselen 125 binden fazla bağımsız bölümün ve kalıcı deprem konutlarının teslimat aşamasına gelmesi, bir süredir pik noktada seyreden inşaat temposunda doğal bir yavaşlamayı beraberinde getirdi.
Özellikle Toplu Konut İdaresi (TOKİ) eliyle yürütülen dev ölçekli toplu konut projelerinin ve alt yapı çalışmalarının son kulvara girmesi, piyasadaki makine ve ekipman ihtiyacını minimum seviyeye indirdi. Deprem sonrası süreçte oluşan devasa talebi karşılamak adına milyonlarca liralık yatırımlarla makine parklarını büyüten işletmeler, gelinen noktada kapasite fazlasıyla karşı karşıya kaldı.
ŞANTİYE HAREKETLİLİĞİ YERİNİ İKİNCİ EL PAZARA BIRAKTI
Depremin hemen ardından Malatya’nın dört bir yanında mantar gibi türeyen dev şantiyeler, kente eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik dinamizm kazandırmıştı. Talebe yetişebilmek adına kentin stratejik noktalarına yüksek kapasiteli beton santralleri kurulmuş, yüzlerce mikser, damperli kamyon, ekskavatör ve vinç sahalara inmişti. Sektördeki bu devasa hareketlilikten hem yerel müteahhitler hem de iş makinesi tedarikçileri geniş bir pay almıştı.
Ancak konut üretiminde hedeflenen aşamaların birer birer geride kalması, inşaat sahalarındaki dev makinelerin motor susturmasına neden oldu. Şantiyelerdeki iş hacminin daralması üzerine yatırımcılar ve taşeron firmalar, finansal dengelerini korumak ve atıl durumda kalan araç parklarını nakde çevirebilmek amacıyla iş makinelerini ve tesislerini tek tek satışa çıkarmaya başladı.
BETON SANTRALLERİNDEN AĞIR TONAJLI EKSKAVATÖRLERE KADAR HER ŞEY SATILIK!
Sektördeki bu dramatik makas değişiminin en somut göstergesi, kent genelinde ve internet ilan sitelerinde artış gösteren ikinci el iş makinesi ve tesis ilanları oldu. Deprem döneminde gece gündüz aralıksız çalışan hazır beton santralleri, ağır tonajlı hafriyat kamyonları, iş makineleri ve yardımcı inşaat ekipmanları şimdi yeni sahiplerini ya da şehir dışından gelecek alıcıları bekliyor.
Deprem sonrası ortaya çıkan olağanüstü iş hacmine güvenerek filosunu genişleten işletmeler açısından bu durum, yeni bir ekonomik gerçeklikle yüzleşme anlamına geliyor. Şehirdeki projelerin tamamlanma oranının yükselmesi, yatırımlarını kısa vadeli yüksek talebe göre şekillendiren firmaları kapasite küçültmeye zorluyor.
ŞİMDİ NE OLACAK, SIRADA NE VAR?"
Devasa afet konutlarının tamamlanmasıyla birlikte Malatya inşaat sektörünün bundan sonraki süreçte nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu haline geldi. Konut üretimindeki bu yoğunlaşmanın yerini kentsel dönüşüm projelerine, ticari alan inşasına, kamu binalarına ve nitelikli alt yapı yatırımlarına ne derece bırakacağı tartışılıyor.
Bir dönem tozu dumanına katan şantiyelerle kaplı Malatya’da, atıl bekleyen dozerlerin ve beton santrallerinin vitrine çıkarılması, deprem sonrası inşaat ekonomisinin geçirdiği dönüşümü net bir şekilde gözler önüne seriyor. Yeniden yapılanma sürecinin ikinci aşamasına geçilen kentte, sektör temsilcileri ile yatırımcıların önündeki en kritik başlık, elde kalan bu devasa makine parkı ve üretim kapasitesinin kentin diğer ihtiyaç alanlarına nasıl entegre edileceği olacak.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM