6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmaya çalışan Malatya’da, kontrolden çıkan fahiş kira fiyatları ve peş peşe gelen zamlar dar gelirli vatandaşı çaresiz bıraktı. Açlık sınırının altında kalan 28 bin 75 TL’lik asgari ücretle yaşam savaşı veren kent sakinleri, fırlayan gıda fiyatları karşısında ne yapacağını şaşırdı. Ekmeğin 17,5 TL’ye çıktığı, kuru soğanın ise kilosunun 55 TL’yi aştığı şehirde vatandaşlar, "Eskiden fakirin aşı soğan ekmekti, artık o bile lüks oldu" diyerek tepki gösterdi.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkıma uğrayan ve yeniden ayağa kalkmaya çalışan Malatya’da yaşam maliyeti her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Bir yandan deprem sonrası tavan yapan fahiş ev kiralarıyla boğuşan, diğer yandan enflasyonun yıpratıcı etkisini mutfağında hisseden dar gelirli aileler, yaşam mücadelesinde tükenme noktasına geldi. 28 bin 75 TL olarak uygulanan asgari ücret, temel yaşam giderleri karşısında adeta eridi. Son olarak fırıncılar odasının aldığı kararla ekmeğin adet fiyatının 17,5 TL’ye yükselmesi ve tezgâhlarda Kuru soğanın kilosunun zaman zaman 55 TL’lik etiketlerle satılması, faturayı yine en alt gelir grubuna kesti. Şehrin sokaklarında ve pazarlarında yükselen ortak ses ise ekonomik tablonun vahametini gözler önüne seriyor.
PAZAR TEZGAHLARINDA YANGIN VAR
Deprem sonrasında geçici konutlarda ya da yüksek kiralı evlerde tutunmaya çalışan Malatyalılar için gıda alışverişi kabusa dönüştü. Yıl ortasında temel tüketim maddelerine peş peşe gelen zamlar, mutfakların temel taşı olan ürünleri dahi ulaşılmaz kıldı. Pazarda ve fırında karşılaştıkları fiyatlar karşısında şaşkına dönen vatandaşlar, gelirlerinin sadece kira ve ekmeğe yettiğini, sebze ve meyve almanın hayal haline geldiğini belirtiyor.
Yoğun emeğe karşılık asgari ücretle çalıştığını belirten Ahmet Yener, "İki çocuğum var, konteynerden çıkıp mecburen 18 bin liraya ev kiraladım. Elime geçen 28 bin lira asgari ücretin 18 bin lirası zaten ilk gün kiraya gidiyor. Kalan 10 bin lirayla bir ay boyunca elektrik, su, doğalgaz ve mutfak masrafını karşılamam isteniyor. Fırına gidiyoruz, ekmek 17,5 lira olmuş. Dört kişilik aile günde sadece 8 ekmek yese aylık 4 bin liradan fazla para yapıyor. Pazara çıkıyorum, kuru soğan 60 lira! Eskiden durumu olmayan insana 'Hiç değilse soğan ekmek ye' derlerdi. İnanın artık çoluk çocuğumuza soğan ekmek yedirmek bile bize lüks hale geldi. Bari kuru soğana dokunmasalardı." dedi.
“EKMEK DİLİMLE YENİYOR”
İlerleyen yaşına rağmen eşinin asgari ücretle çalıştığını vurgulayan Fatma Kaya, "Eşim asgari ücretle bir tekstil fabrikasında çalışıyor. Depremden sonra Malatya’da hayat iki kat pahalandı. Pazara akşamüstü, döküntüleri belki ucuza toplarım diye gidiyorum ama tezgahlara yanaşılmıyor. Kuru soğanın kilosuna 55 lira istiyorlar. Soğan bu ya! Yemeğin salçası, soğanı olmadan hangi yemeği pişireceksiniz? Ekmeği artık dilimle yedirmeye başladım çocuklara. Zaten 17,5 lira olmuş bir fırın ekmeği. Biz bu parayla nasıl ay sonunu getireceğiz? İnanın her gün pazar dönüşü ağlıyorum, yetkililerin sesimizi duymasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.
“SOĞAN EKMEK DEVRİ BİTTİ”
Bir medya şirketinde çalışan 34 yaşındaki Mehmet Can ise, "Her gün fırından 5 ekmek alıp eve dönüyorum, sadece ekmek paramız ayda bin parayı geçiyor. Maaşımız 28 bin 75 lira ama Malatya’da ev kiraları 20 bin liradan başlıyor. Marketten iki poşet bir şey alıp çıkıyorsun, bin lira eriyip gidiyor. En ucuz gıda dediğimiz soğan bile 70 lirayı gördüyse bu şehirde yaşamak artık mucize. Asgari ücretliyi kaderine terk ettiler. Bize 'sabredin' diyorlar ama mutfakta sabredecek erzak kalmadı. Soğan ekmek yiyerek yaşama devri bile bitti, çünkü ona da gücümüz yetmiyor." şeklinde konuştu.
>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM