Malatyalı Kadınların "Patik" Mesaisi Başladı

Dünya kayısı başkenti Malatya’da hasat sezonunun açılmasıyla birlikte,bahçelerde silkelenip toplanan, ardından islim odalarında koruma altına alınarak güneşte kurutulan kayısılar, şimdi de mahalle aralarında kadınların elinde hayat buluyor.

YAŞAM - 13-07-2026 12:03

Dünya kayısı başkenti Malatya’da hasat sezonunun açılmasıyla birlikte, kent genelinde hummalı bir hareketlilik başladı. Bahçelerde silkelenip toplanan, ardından islim odalarında koruma altına alınarak güneşte kurutulan kayısılar, şimdi de mahalle aralarında kadınların elinde hayat buluyor. "Patik" olarak adlandırılan kayısıyı çekirdeğinden ayırma işlemi için bir araya gelen Malatyalı ev kadınları, kasa başına 200 TL alarak hem aile bütçelerine katkı sağlıyor hem de ulaşımla uğraşmadan kapılarının önünde istihdama katılıyor.

MAHALLE ARALARI ADETA AÇIK HAVA FABRİKASINA DÖNDÜ

Malatya’nın en önemli geçim kaynağı olan kayısıda hasat dönemi, kent merkezindeki kadınlar için de adeta bir "kazanç ayı" anlamına geliyor. Bahçelerdeki yoğun temponun ardından traktörler ve kamyonlar vasıtasıyla tonlarca kayısı, merkez mahallelerdeki boş alanlara, kapı önlerine ve gölgelik meydanlara taşınıyor.

Mahalle sakinleri, komşular ve evden uzaklaşma imkanı bulunmayan ev kadınları, kasalarla gelen bu kayısıların etrafında imece usulüyle toplanıyor. "Patik" adı verilen işlemle, gün boyunca kayısıları tek tek elleriyle sıkıp çekirdeklerinden ayıran kadınlar, temizlenen ürünleri yeniden kasalara dolduruyor. Buradan tekrar güneşte kurutulmak üzere sergen alanlarına doğru yola çıkan her bir kasa, kadınların hanesine net 200 TL nakit kazanç olarak yazılıyor. Şehrin hemen her noktasında yaygın olarak görülen bu uygulama, merkezde yaşayan vatandaşların lojistik ve ulaşım problemi çekmeden kayısı ekonomisine doğrudan dahil olmasını sağlıyor. Patikçi kadınlar, bu yılki kazançlarının ve iş sürelerinin kayısı rekoltesine göre şekilleneceğini belirtiyor.

"KAYISININ BEREKETİ EVİMİZE GELDİ"

Mahalle aralarında büyük bir neşe ve yardımlaşma havası içinde çalışan patikçi kadınlardan Kadriye Yılmaz, "Malatya’da yılın en bereketli, en güzel ayı işte bu aydır. Biz ev hanımıyız; çoluk çocuk var, evde bakmamız gereken yaşlılarımız var. Malum, kayısı bahçeleri merkeze çok uzak, oraya yatıya gitmek ya da her gün sabahın köründe servislere binip gitmek bizim gibi evden uzaklaşamayan kadınlar için imkansız bir şey. Ama bu patik yöntemi sayesinde sağ olsunlar bahçe sahipleri kayısıyı kamyonlarla, traktörlerle ayağımıza kadar getiriyor. Mahallemizin gölgelik alanlarında, komşularımızla omuz omuza verip oturuyoruz. Hem sohbet ediyoruz hem günün nasıl geçtiğini anlamadan harıl harıl çalışıyoruz. Kayısının çekirdeğini çıkartıyoruz, tekrar temizce kasalara diziyoruz. Şu an kasa başına bize 200 TL veriyorlar. İnanın eliniz biraz pratikse, günde rahatlıkla 10 kasa bile yapabiliyorsunuz. Bu da günlük bin 200 ile 2 bin lira arasında çok güzel bir gelir demek. Ev hanımı olarak eşimden harçlık istemeden, kendi ayaklarımın üzerinde durarak evimin eksiklerini tamamlıyorum. Önümüz okul sezonu, çocukların üst baş masrafı var, kırtasiye masrafı var. Hepsini bu bir buçuk iki aylık dönemde biriktirdiğim patik parasıyla peşin ödeyeceğim. Kayısının rekoltesi bu sene güzel görünüyor, inşallah işimiz uzun sürer. Bu sistem hem bahçe sahibinin işini hızlandırıyor, işçi arama derdini bitiriyor hem de bizim gibi binlerce kadına oturduğu yerde iş kapısı açıyor. Allah kayısımıza da üreticimize de zeval vermesin, bu bereket hepimizin hanesine bir şekilde dokunuyor." dedi.

“KOMŞULARLA EKMEĞİMİZİ KAZANIYORUZ"

Bir başka patikçi Nermin Çetin ise, "Evladım, ben yıllardır bu mahallede otururum, her yaz bu vaktin gelmesini dört gözle beklerim. Çünkü bizim buralarda patik demek sadece para kazanmak demek değil, aynı zamanda o eski komşuluk ilişkilerinin, muhabbetin yeniden canlanması demektir. Sabah erkenden traktörler yanaşıyor, kasaları buraya indiriyorlar. Biz de evdeki işimizi erkenden bitirip, altımıza birer minder alıp hemen kayısının başına geçiyoruz. Yol yok, iz yok, servis bekleme çilesi yok; evinden çıkıyorsun, iki adım atıp işinin başına oturuyorsun. Acil bir durum olsa hemen evine koşup yemeğine bakabiliyorsun, çocuğunu kontrol edebiliyorsun. Merkezde yaşayan kadınlar için bundan daha büyük bir lüks olamaz. Kasa başı 200 TL bu ekonomik şartlarda bize can suyu gibi geliyor. Biz burada günde kaç kasa yaparsak, akşamına bahçe sahibi getireceği yeni malın yanında bizim paramızı nakit olarak elimize sayıyor. Bazen çocuklarda yardım ediyor. Bu sene rekolteye göre işimizin süresi uzayabilir ya da kısalabilir diyorlar, inşallah bol olur da biz de son ana kadar çalışırız. Kazandığım bu parayla evimin kışlık mutfak masraflarını çıkarıyorum, ufak tefek altınımı yapıp kenara koyuyorum. Kadınların ekonomik özgürlüğünü bu şekilde kazanması çok kıymetli. Hem ulaşımdan tasarruf ediyoruz hem de kendi mahallemizin güvenli ortamında, gözümüzün önünde ekmeğimizi taştan, pardon kayısıdan çıkarıyoruz. Bu uygulamayı başlatan, kayısıyı buralara kadar taşıyan tüm üreticilerimize teşekkür ederiz. Onlar kazanmasa bizi buralarda çalıştıramazlar, o yüzden inşallah onların da malı değerinde satılır." şeklinde konuştu.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

Günün Diğer Haberleri