Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verileri baz alınarak hazırlanan rapor, illerin merkez ilçe nüfus oranlarındaki çarpıcı tabloyu ortaya koydu. Veriler, bölgedeki şehirleşme yapısının iller arasında nasıl bir uçurum oluşturduğunu ve nüfusun nerede kümelendiğini kanıtlar nitelikte. Bazı illerde nüfusun neredeyse tamamı merkez ilçelerde yaşarken, bazı illerde ise geleneksel kırsal yaşamın halen baskın olduğu görülüyor.
MALATYA VE ELAZIĞ ŞEHİRLEŞMEDE BAŞI ÇEKİYOR
Açıklanan verilere göre, bölgede merkezleşme oranının en yüksek olduğu il yüzde 80 ile Malatya oldu. Malatya’yı yüzde 76’lık oranla komşu il Elazığ takip ederken, Bingöl ise yüzde 70’lik merkezleşme oranıyla dikkat çeken bir diğer il oldu. Bu veriler, özellikle Malatya ve Elazığ gibi illerde toplumsal ve ekonomik hayatın büyük ölçüde merkez ilçelerde yoğunlaştığını ve şehirleşme hızının bu noktalarda zirve yaptığını kanıtlıyor.
DOĞU VE GÜNEYDOĞU'DA MERKEZ-KIRSAL DENGESİ
TÜİK’in paylaştığı detaylı tabloda, bölgedeki diğer illerin merkez ilçe nüfus oranları ise şu şekilde sıralandı:
Erzincan: Yüzde 69
Diyarbakır: Yüzde 64
Adıyaman: Yüzde 50
Tunceli: Yüzde 48
Özellikle Diyarbakır ve Erzincan’da nüfusun yarıdan fazlası merkezlerde yaşamını sürdürürken, listenin son sıralarında yer alan Adıyaman ve Tunceli'de durum tam tersine dönüyor. Adıyaman’da nüfus merkez ve kırsal arasında tam olarak yarı yarıya bölünmüşken, Tunceli yüzde 48’lik merkezleşme oranıyla kırsal yerleşimlerin en belirgin olduğu il olarak kayıtlara geçti.
SOSYOEKONOMİK DAĞILIM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Veriler, bölgedeki şehirleşme yapısının sadece nüfus rakamlarından ibaret olmadığını, aynı zamanda sosyoekonomik dağılım üzerinde de belirleyici olduğunu gösteriyor. Merkez ilçe yoğunluğunun yüksek olduğu Malatya ve Elazığ gibi illerde hizmet sektörü ve ticari faaliyetlerin merkez odaklı geliştiği görülürken; Tunceli ve Adıyaman gibi merkezleşme oranının düşük kaldığı illerde kırsal nüfusun ağırlığı tarım ve hayvancılık gibi geleneksel sektörlerin önemini koruduğuna işaret ediyor.
Bölgedeki şehirleşme yapısının iller arasında gösterdiği bu önemli farklılıklar, gelecekte yapılacak olan yerel yönetim planlamaları ve kamu yatırımları için de kritik bir gösterge niteliği taşıyor.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM