Malatya Lider Gazetesi
HV
15 MAYIS Cuma 11:13

Aluçlu’dan Hasar Tespit Tepkisi “Kurunun Yanında Yaş da Yandı”

Öğretim Görevlisi İnşaat Mühendisi Vehbi Aluçlu,Deprem sonrası gerçekleştirilen hasar tespit çalışmalarını da eleştiren Aluçlu, “kurunun yanında yaş da yandı” ifadelerini kullanarak bazı yeni ve sağlam yapıların yanlış tespitler nedeniyle yıkıma gönderildiğini söyledi.

MALATYA HABERLERİ
Aluçlu’dan Hasar Tespit Tepkisi  “Kurunun Yanında Yaş da Yandı”

Cumhuriyet Halk Partisi Malatya İl Örgütü tarafından düzenlenen “Cumartesi Söyleşileri” programının bu haftaki konuğu Öğretim Görevlisi İnşaat Mühendisi Vehbi Aluçlu oldu. Programda Malatya’nın deprem gerçeği, yapı stoku ve bölgedeki fay hareketlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aluçlu, özellikle 2000 yılı öncesinde yapılan yapıların sağlıksız olduğunu ve bu nedenle çok sayıda vatandaşın yaşamını yitirdiğini ifade etti. 2000 sonrası yapılan binaların beton santralleri sayesinde daha sağlam olduğunu kaydeden Aluçlu, buna rağmen bazı yeni yapılarda da müteahhit kaynaklı ciddi sorunlar yaşandığını belirtti.

Deprem sonrası yaşanan yıkımların yapı kalitesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayan Aluçlu, “Malatya’da yapılarımızın sağlıklı yapılmamasından kaynaklı olarak maalesef, özellikle 2000 yılından önce yapılanlar çok sağlıksız binalardı ve onlar vatandaşlarımızın yaşamını yitirmesine sebebiyet verdi. 2000'den sonra beton santralleriyle beton döküldüğü için o binalar daha sağlam diğerlerine göre.” İfadelerini kullandı.

“KURUNUN YANINDA YAŞ DA YANDI”

Yeni yapılmış bazı binalarda da ciddi problemler yaşandığını ifade eden Aluçlu, bunun nedenlerinden birinin işini doğru yapmayan müteahhitler olduğunu söyledi. Aluçlu, bazı yapıların teknik açıdan yeterli şekilde inşa edilmediğini belirterek, deprem sonrası yapılan hasar tespit çalışmalarına ilişkin de eleştirilerde bulundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan hasar tespit çalışmalarının sağlıklı yürütülmediğini savunan Aluçlu, bazı sağlam binaların da yanlış değerlendirmeler nedeniyle yıkıma gittiğini ifade etti. Aluçlu, “Fakat bazı işini iyi yapmayan müteahhitlerden kaynaklı olarak yeni yapılmış binalarda da birçok sorunlar yaşadık. Bu sorunların başında da Çevre Şehircilik'in yapmış olduğu tespitlerin ne kadar sağlıksız olduğunu sizler de, bizler de biliyoruz. Bu tespitler yapılırken kurunun yanında yaş da yandı. Bazı yeni yapılmış binalar, tespitlerin yanlış yapılmasından kaynaklı olarak yıkıma gitti” diye konuştu.

“ARAP LEVHASI BİZİM BULUNDUĞUMUZ KITAYA ÇARPIYOR”

Programda bölgedeki deprem oluşum sürecine ilişkin teknik bilgiler de paylaşan Aluçlu, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın ciddi levha hareketlerinin etkisi altında olduğunu söyledi. Dünya üzerindeki levhaların hareketinin bölgede büyük bir baskı oluşturduğunu kaydeden Aluçlu, Arap Levhası’nın kuzeye doğru hareket ederek Asya Levhası’nı sıkıştırdığını anlattı. Aluçlu, “Dünya üzerindeki levhaların hareketin sonucu Arap Levhası, bizim bulunduğumuz kıtaya çarpıyor. Bu çarpma sonucunda yoğunluğu fazla olan levha diğerinin altına doğru batıyor. Battığı zaman bizim bu Beydağları'nın olduğu yer yukarıya doğru yükseliyor” ifadelerini kullandı.

Malatya’nın Asya Levhası üzerinde bulunduğunu belirten Aluçlu, Adıyaman dahil Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin ise Arap Levhası’nın bir parçası olduğunu söyledi. Bölgedeki sıkışmanın “bindirme zonu” olarak adlandırılan bir sistem oluşturduğunu kaydeden Aluçlu, bu hattın Adana’dan Hakkari’ye kadar uzandığını ifade etti. Bindirme zonunda ciddi enerji birikimi yaşandığını söyleyen Aluçlu, bölgede gelecekte de deprem riskinin devam ettiğini belirtti. Söz konusu fay hattı ve levha hareketlerine ilişkin yaptığı açıklamada Aluçlu, “Burada bindirme zonu dediğimiz bir zon var, Adana'dan Hakkari'ye kadar bir yay çiziyor. Burada da deprem olacak ama bunu hiç kimse dile getirmiyor. Bindirme zonu dediğimiz zon, Arap Levhası Asya'nın altına battıkça orada bir sıkışma meydana geliyor. Arap Levhası bizi yılda 1 santim kuzeye doğru itiyor. Yukarıdan da Rusya bizi sıkıştırıyor. Biz arada kalmış durumdayız.” Diye konuştu.

“BİRİKEN ENERJİ AÇIĞA ÇIKTI”

Türkiye’nin levha hareketleri nedeniyle güneybatıya, yani Akdeniz yönüne doğru hareket ettiğini belirten Aluçlu, bu hareketin yılda yaklaşık 2,5 santim olduğunu söyledi. Yıllar boyunca biriken enerjinin büyük depremlere neden olduğunu ifade eden Aluçlu, 1513 yılında meydana gelen Maraş depremine dikkat çekerek, benzer bir enerjinin yüzyıllar sonra yeniden açığa çıktığını söyledi. Aluçlu, “Biz güneybatıya doğru, yani Akdeniz'e doğru yılda 2,5 santim hareket halindeyiz. Yılda 2,5 santimden enerji birikiyor, birikiyor 1513 yılında en son deprem olmuştu, Maraş depremi olmuştu. 510 yıl sonra ikinci deprem oldu. O 2,5 santimlik hareketlerin sonucunda orada biriken enerji en son açığa çıktı” ifadelerine yer verdi.>>TUĞÇE ERBAŞ

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR