6 Şubat 2023 depremlerinin ardından uzun süre duraksama dönemi yaşayan Malatya’da, Vali Seddar Yavuz’un Temmuz 2024’te göreve başlamasıyla birlikte küllerinden doğuş süreci başladı. Göreve geldiği ilk günden itibaren sahada adeta mekik dokuyan, çözüm odaklı ve bürokratik engelleri yıkan tarzıyla dikkat çeken Vali Yavuz’un bu performansı takdir toplarken, şehirdeki bazı yerel yönetim aktörlerinin pasifliği şehirdeki koordinasyon zafiyetini bir kez daha gözler önüne serdi.
Kahramanmaraş merkezli, asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 depremlerinde en ağır yıkımı alan illerin başında gelen Malatya, aradan geçen sürede hem büyük bir acıyı bağrında taşıdı hem de yeniden ayağa kalkmanın mücadelesini verdi. Binlerce binanın yerle bir olduğu, on binlerce vatandaşın evsiz kaldığı ve ticari hayatın tamamen felç olduğu kentte, ilk dönemlerde toparlanma çalışmaları istenen hıza ulaşamamıştı. Ancak 19 Temmuz 2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Malatya Valiliği görevine atanan Seddar Yavuz, şehirde adeta bir milat oldu. Göreve başlamasıyla birlikte deprem konutlarından altyapıya, ticari alanların ihyasından sosyal projelere kadar her alanda gözle görülür bir hızlanma yaşandı. Vali Yavuz’un bu dinamizmi kenti umutlandırırken, depremin ilk dönemlerinde yetersiz kalan yerel yönetimlerin ve bazı siyasi/sivil aktörlerin pasif tutumu ise kamuoyunda yeniden yüksek sesle tartışılmaya başlandı.
İLK İKİ YILIN AĞIR BİLANÇOSU: KOORDİNASYONSUZLUK VE YAVAŞ İLERLEYEN SÜREÇ
6 Şubat depremlerinin vurduğu Malatya’da, özellikle merkez ilçeler olan Battalgazi ve Yeşilyurt’ta adeta taş üstünde taş kalmamıştı. Depremin hemen ardından devletin tüm imkânları, AFAD ve ilgili bakanlıklar koordinasyonunda bölgeye seferber edilse de sahadaki uygulamalarda ciddi aksaklıklar baş gösterdi. İlk iki yıllık süreçte kalıcı konutların inşası, zemin etütleri ve yerinde dönüşüm projeleri bürokratik engellere ve yerel düzeydeki koordinasyon eksikliklerine takıldı. Vatandaşların büyük bir bölümü çadır ve ardından kurulan konteyner kentlerde zorlu iklim şartlarıyla mücadele etmek zorunda kaldı. Enkaz kaldırma çalışmalarının uzaması, toz sorunu, altyapı şebekelerindeki kronik arızalar ve yeni imar planlarının bir türlü netleşmemesi kentin kimyasını bozdu. Bu dönemde Malatya kamuoyu, yerel yönetimlerin ve belediyelerin daha proaktif, üretken ve inisiyatif alan bir konumda olmasını bekliyordu. Ancak bazı yerel idarelerin projeleri uzaktan izlemekle yetindiği, sahaya inmekte geç kaldığı ve vatandaş ile merkezi yönetim arasında güçlü bir köprü oluşturamadığı yönündeki eleştiriler ayyuka çıktı. Şehir adeta bir belirsizlik girdabına sürüklenirken, liderlik eksikliği her kesim tarafından hissedilir hale gelmişti. Depremin İlk Dönemindeki Temel Sorunlar; Enkaz kaldırma çalışmalarındaki koordinasyon kaybı, Altyapı ve imar planlarının sürekli gecikmesi, Yerel yönetimlerin sahada pasif kalması , Vatandaş ile bürokrasi arasındaki iletişim kopukluğu oldu.
YAVUZ DOKUNUŞU: SAHADA KESİNTİSİZ MESAİ
19 Temmuz 2024’te göreve başlayan Vali Seddar Yavuz, Malatya’nın bu durağan yapısını kıracak hamleleri ardı ardına hayata geçirdi. Daha önce Ordu ve özellikle sanayinin merkezi olan Kocaeli gibi illerde valilik yapan, kriz yönetimi ve devlet bürokrasisinde derin tecrübesi bulunan Yavuz, Malatya’da adeta "kriz belediyeciliği ve valiliği" modelini uyguladı. Makam odasından ziyade şantiyelerde, konteyner kentlerde ve sokakta vakit geçiren bir profil çizen Yavuz, tüm kurumları tek bir amaca kilitledi.
VALİ YAVUZ’UN ÖNCÜLÜĞÜNDE HAYATA GEÇİRİLEN KRİTİK HAMLELER:
Şantiye Odaklı Yönetim: TOKİ ve Emlak Konut projeleri başta olmak üzere, kalıcı konut ve sosyal donatı alanlarının inşası günlük olarak takip edilmeye başlandı. Müteahhit firmaların karşılaştığı bürokratik engeller valilik eliyle anında çözüldü.
Eş Zamanlı Altyapı Seferberliği: Konutlar yükselirken yol, su, kanalizasyon, doğalgaz ve internet gibi altyapı hizmetlerinin de eş zamanlı olarak tamamlanması sağlandı. Böylece konutların teslim edildiği an yaşanabilir olması garantilendi.
Halk Günü ve Doğrudan İletişim: Vali Yavuz, düzenlediği geniş katılımlı “Halk Günü” toplantılarıyla depremzedelerin sorunlarını, hak sahipliği mağduriyetlerini birinci ağızdan dinledi. Bürokrasiye talimat vererek çözümleri anlık olarak başlattı.
Ekonomik ve Sosyal Vizyon: Sadece binaların yapılmasıyla şehrin ayağa kalkmayacağını gören Yavuz, Malatya’nın ticari kalbi olan tarihi çarşıların ve organize sanayi bölgelerinin canlandırılması için özel çalışma grupları kurdu.
Vali Yavuz’un bu kararlı duruşu meyvelerini verdi ve özellikle 2025-2026 dönemindekalıcı konut teslimat sayılarında rekor seviyelere ulaşıldı. Sokakların canlanması ve ticaretin yeniden hareketlenmesi, umutsuzluğa kapılan Malatya halkına derin bir nefes aldırdı.
Vali Seddar Yavuz’un kısa sürede elde ettiği bu başarı, şehirdeki diğer aktörlerin, özellikle de bazı yerel yönetimlerin performansının ciddi şekilde sorgulanmasına yol açtı. Vatandaşlar arasında "Vali Bey geldikten sonra projeler jet hızıyla ilerlemeye başladı, demek ki istenince oluyormuş" yorumları yüksek sesle dillendirilmeye başlandı.
Belediyelerin özellikle depremin ilk iki yılında enkaz yönetimi, geçici ticari alanların planlanması ve mahallelerin yerinde dönüşüm süreçlerinde pasif bir izleyici konumunda kaldığı eleştirileri tırmanışa geçti. Yerel yönetimlerin, merkezi hükümetten gelen ödenek ve projeleri uygulamada hantal kaldığı, vizyoner projeler üretmek yerine rutin belediyecilik faaliyetlerinin arkasına sığındığı iddia edildi.
Bazı siyasi analistler ve muhalif çevreler, bu durumu merkezi yönetim ile yerel idareler arasındaki geçmiş dönem kopukluklarına bağlıyor. Vali Yavuz’un gelişiyle birlikte belediyelerin de zorunlu olarak bu çalışma temposuna ayak uydurmak durumunda kaldığı, ancak valiliğin baskın ve çözüm üreten rolünün, yerel aktörlerin yetersizliğini daha görünür kıldığı belirtiliyor.
Gelecek Hedefi ve Küllerinden Doğan Malatya
Gelinen noktada Malatya, yaralarını büyük oranda sarmış durumda. Kent genelinde konut ve iş yeri olmak üzere 124 binden fazla bağımsız bölümün inşası tamamlanma ve teslim aşamasına geldi. Şehir, sadece deprem konutlarıyla anılan bir yer olmaktan çıkıp yeniden bölgenin cazibe merkezi olma hedefine kilitlendi.
Vali Seddar Yavuz, her fırsatta Malatya’nın sadece fiziksel olarak değil; ekonomik, kültürel ve sosyal olarak da eski gücüne kavuşması gerektiğini vurguluyor. Bu kapsamda:
UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyüğü eksenli yeni turizm rotaları, Dünya kayısı başkenti olan kentte tarıma dayalı sanayinin ve kayısı ticaretinin dijitalleştirilmesi, Yeni Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) yatırımlarıyla istihdamın artırılması hedefleniyor.
Üç yılı aşkın bir süredir büyük bir travmayı geride bırakmaya çalışan Malatya, devletin güçlü eli ve Vali Yavuz’un dirayetli yönetimiyle geleceğe daha umutlu bakıyor. Şimdi tüm kentin beklentisi, yerel aktörlerin de bu tempoya ayak uydurması ve tam anlamıyla bir seferberlik ruhunun yakalanması yönünde.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR




















