Malatya'da kapılarını açan 14. Tarım, Hayvancılık ve Gıda Fuarı, tarım sektöründeki son teknolojik gelişmelere ve yeni nesil makine ekipmanlarına ev sahipliği yapıyor. Fuar kapsamında stantları ziyaret ederek yeni nesil üretim araçlarını inceleyen Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek, özellikle zirai mücadelede çığır açması beklenen tarımsal dron teknolojisine dikkat çekti.
"GELİŞMİŞ ÜLKELER KULLANIYOR, BİZDE HENÜZ YENİ"
Tarımda modern tekniklerin kullanımının küresel ölçekte hızla arttığını vurgulayan ZMO Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek, tarımsal dronların dünyadaki örneklerine işaret etti. Fuar alanında sergilenen cihazların önümüzdeki yıllarda zirai mücadelenin ana unsuru olacağını belirten Çiçek, "Şu an tarım fuarındayız ve burada üretimde verimliliği artıracak birçok yeni teknik, makine ve ekipman sergileniyor. Bu teknolojilerin başında da şüphesiz önümüzdeki süreçte zirai mücadelede sıklıkla göreceğimiz dronlar geliyor. Tarımı gelişmiş ülkelerde yaygın biçimde kullanılan bu sistemler, ülkemizde ise henüz yeni yeni uygulama alanı buluyor" dedi.
İHRACATTA REZİDÜ ENGELİNE DRONLU ÇÖZÜM
Konuşmasında Türkiye'nin tarımsal ihracatta karşılaştığı en büyük engellerden biri olan ilaç kalıntısı (rezidü) krizine değinen Çiçek, mevcut mekanizasyonun yetersiz kaldığı noktalara vurgu yaptı. Geleneksel pülverizatörlerin kalibrasyon zorluklarına dikkat çeken Çiçek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Mevcut şartlarda fiilen kullanılan pülverizatörlerde hassas bir kalibrasyon ayarlaması yapmak her zaman mümkün olamıyor. Bu durum, birim alana kontrolsüz ilaç atılmasına ve dolayısıyla ihracata konu olan birçok ürünümüzde kimyasal kalıntı problemlerinin yaşanmasına yol açıyor. Rezidü kaynaklı olarak uluslararası pazarda ihraç ürünlerimiz ciddi engellerle karşılaşıyor. Bu noktada mevzuatın güncellenmesi, dronla ilaçlamanın resmi olarak devreye girmesi ve bitki koruma ürünlerinin bu atomize sistemlere uygun üretilmesi büyük önem taşıyor."
"DAHA AZ İŞ GÜCÜ, YÜKSEK İLAÇLAMA HASSASİYETİ"
Dron teknolojisinin hem üreticiye hem de doğaya sağladığı faydaları sıralayan Çiçek, sistemin uygulama hassasiyetinin altını çizdi. Dronların doğrudan hedefe yönelik atış yapabildiğini ifade eden ZMO Başkanı, "Dron kullanımının en büyük avantajı daha az iş gücüne ihtiyaç duyması ve kalibrasyon imkânının son derece yüksek olmasıdır. Birim alana verilecek ilaç miktarının milimetrik olarak ayarlanabilmesi, kimyasalların doğaya rastgele salınmasını ve çevrenin kirlenmesini önleyecek. İlacın doğrudan hedefe ulaşması hem maliyeti düşürecek hem de doğayı koruyacak" ifadelerini kullandı.
"MEYVE BAHÇELERİNDE DE KULLANILACAK"
Mevcut durumda tarımsal dronların ağırlıklı olarak tarla bitkilerinde tercih edildiğini hatırlatan Fevzi Çiçek, gerekli altyapının hazırlanmasıyla kullanım alanının genişleyeceğini belirtti. Çiçek, "Gerekli mevzuat düzenlemelerinin tamamlanması ve kimyasal ilaçlardaki etkili maddelerin bu atomize püskürtme sistemlerine uyarlanmasıyla birlikte, önümüzdeki süreçte dronları meyve bahçelerinde de aktif olarak göreceğiz" dedi.
"GELENEKSEL YÖNTEMLER GERİDE KALDI"
Üreticilerin yenilikçi yaklaşımlara açık olması gerektiğini belirterek sözlerini tamamlayan Çiçek, çağdaş tarımın gereklerini şu cümlelerle özetledi: "Üreticilerimizin bu teknolojik gelişmeleri yakından takip etmesi hayati önem taşıyor. Çünkü artık günümüzde tarım, yalnızca geleneksel alışkanlıklarla sürdürülebilecek bir faaliyet olmaktan çıktı. Mutlak sureşte teknolojiyi sahayla buluşturmamız gerekiyor. Gelişmiş ülkelere baktığımızda uzaktan algılama sistemlerine ve insan iş gücünü en aza indiren mekanizasyona doğru güçlü bir yönelim var. Tüm sektörlerde olduğu gibi tarımda da bu dönüşüme uyum sağlamak artık bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluktur."
EDİTÖR



















