Dünya kuru kayısı üretiminin merkezi Malatya’da, zorlu geçen yaz sezonunun ve tamamlanan hasat döneminin ardından çiftçiler yönünü sonbahar bakımına çevirdi. Eylül ve ekim aylarında hissedilen serin havalarla birlikte başlayan budama mesaisi; bir yandan kayısı ağaçlarının ömrünü uzatıp meyve verimini artırırken, diğer yandan budanan dalların odun olarak değerlendirilmesiyle çiftçinin kışlık yakacak ihtiyacına doğrudan çözüm sağlıyor.
Hasat ve kurutma maratonunu geride bırakan "Kayısının Başkenti" Malatya’da üreticiler, gelecek yılın rekoltesini ve ürün kalitesini garantilemek adına tarlalarda hummalı bir budama sürecine girdi. Eylül ve ekim aylarıyla birlikte bölgede etkisini gösteren serin havalar, kayısı ağaçlarının fizyolojik gelişimi ve dinlenme dönemine hazırlanması açısından en kritik zaman dilimi olarak kabul ediliyor. Ağaçların sağlıklı büyümesini sağlamak, taç yapısını dengede tutmak ve hastalıklara karşı direncini artırmak isteyen Malatyalı üreticiler, ellerinde budama makasları ve testerelerle bahçelerin yolunu tuttu.
Sonbahar döneminde yürütülen bu yoğun mesai, sadece teknik bir tarımsal bakım işlemi olmakla kalmıyor; bölge ekonomisi ve çiftçi bütçesi açısından çift yönlü bir kazanım sunuyor. Budama esnasında seyreltilen ve kesilen fazla dallar, üreticiler tarafından özenle toplanarak kış aylarında evlerde odun olarak kullanılmak üzere istifleniyor. Böylece üretici hem ağacının verimini yükseltiyor hem de yaklaşan kış öncesi ısınma maliyetlerini önemli ölçüde hafifletiyor.
“EKMEK TEKNEMİZE BAKIYORUZ"
Bölgenin önemli kayısı üretim merkezlerinden biri olan Akçadağ ilçesinde uzun yıllardır çiftçilik yapan Ahmet Yıldız, sonbahar bakımının her yıl aksatılmadan yapılması gereken hayati bir rutin olduğunu vurguladı. Yaşanan deprem felaketinin ardından tarımsal üretimin kendileri için sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda hayata tutunma vesilesi ve moral kaynağı olduğunu belirten Yıldız, verdikleri emeği şu sözlerle ifade etti:
"Depremden sonra hayatımız adeta alt üst oldu; birçok şeyimizi kaybettik. Ancak kayısı ağaçlarımız bizim için hem ana geçim kaynağımız hem de hayata yeniden sarılmamızı sağlayan en büyük moral oldu. Sezon boyunca ağaçlarımızın gelişimi için bol bol gübre attık, düzenli sulama yaptık. Yaz boyunca ekmek teknemize gözümüz gibi baktık. Şimdi de sonbahar bakımı ve budama zamanı geldi. Ağaçlarımızı önümüzdeki sezona hazırlıyoruz. Budama esnasında çıkardığımız bu dalları kışın odun olarak kullanıyor, evimizi ısıtıyoruz. Zor bir dönemden geçiyoruz ama tüm olumsuzluklara rağmen üretmeye ve toprağımıza sahip çıkmaya devam ediyoruz."
"BUDAMA AĞACIN ÖMRÜNÜ UZATIYOR"
Yeşilyurt ilçesinde kayısı yetiştiriciliği sürdüren Hasan Karaca ise budama yapılmayan ağaçlarda yaşanan kalite ve verim kaybına dikkat çekti. Düzenli budamanın ağacın ömrünü uzattığını ve meyve kalitesini doğrudan etkilediğini belirten Karaca, işlemin teknik detaylarını ve ekonomik avantajlarını şöyle aktardı:
"Her yıl düzenli olarak budama yapmazsak ağaçlar aşırı derecede dallanır. Aşırı dallanma yaşandığında ise ağaç gücünü kaybeder, ürün verimi düşer ve yapraklanma fazla olduğu için ilaçlama masrafları ciddi oranda artar. Biz dalları seyrelterek ağacın hava almasını ve güneş ışığını eşit şekilde almasını sağlıyoruz. Bu sayede kalan dallarda çok daha büyük, gösterişli ve kaliteli meyveler oluşuyor. Sonbaharın gelişiyle birlikte biz de bahçelerde işe koyulduk. Budadığımız dalları kışın yakacak olarak kullanmak bizim için ayrı bir avantaj oluyor. Hem ağaçlarımızın geleceğini kurtarıyoruz hem de kışlık yakacak sıkıntımızı bedelsiz olarak çözmüş oluyoruz."
Uzmanlar ve tarım yetkilileri, kayısı ağaçlarında yapılan budama işleminin sadece yüzeysel bir kesim olmadığını; ağaçların mantari hastalıklardan korunması, zararlılarla mücadele edilmesi ve meyve gözlerinin sağlıklı oluşması için zorunlu bir zirai uygulama olduğunu ifade ediyor.
6 Şubat depremlerinin ardından ticari ve sosyal hayatın yeniden canlanmaya çalıştığı Malatya’da, üreticilerin tarladan çekilmeyerek kesintisiz bir şekilde tarımsal faaliyetlerini sürdürmesi, kentin ekonomik olarak ayağa kalkması adına hayati bir gösterge olarak kabul ediliyor. Bahçelerde yükselen budama sesleri, Malatya ovalarında üretimin ve hayatın kararlılıkla devam ettiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR




















