Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, Malatya’nın hayvansal üretim ve ticaret açısından bölgenin önemli merkezlerinden biri olduğuna vurgu yaparak, “Malatya'nın 20 milyon doları aşan bir hayvansal ürün ihracatı var. 200.000'e yakın büyükbaş yine 375.000 civarında küçükbaş hayvan varlığıyla aslında bölgede önemli bir merkez. Hem varlık açısından hem de ticareti açısından çok önemli bir merkez.” dedi.
Malatya, sahip olduğu yaklaşık 200 bin büyükbaş ve 375 bin küçükbaş hayvan varlığıyla hayvancılıkta önemli bir üretim ve ticaret merkezi olarak öne çıkıyor. 20 milyon doları aşan hayvansal ürün ihracatıyla dikkat çeken kentte, tarıma dayalı sanayi yatırımlarının stratejik önemi giderek artıyor. Küresel ölçekte gıda arz güvenliği ve tarımsal ürünlere yönelik talebin yükselmesi, et ve süt üretimine dayalı yatırımları daha da değerli hale getiriyor. Bölgedeki potansiyelin değerlendirilmesiyle birlikte, hem üretim kapasitesinin artırılması hem de katma değerli ürünlerle ihracat hacminin genişletilmesi hedefleniyor.
Malatya’da hayvancılık ve tarıma dayalı sanayi yatırımları, artan küresel talep ve sağlanan teşviklerle birlikte stratejik önemini her geçen gün artırıyor. Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehmet Şirin Budancamanak, tarafından yapılan kapsamlı bilgilendirmede, kentin mevcut potansiyeli ve yatırımcılara sunulan avantajlar dikkat çekici verilerle ortaya konuldu.
Budancamanak, Malatya’nın hayvansal üretim ve ticaret açısından bölgenin önemli merkezlerinden biri olduğuna vurgu yaparak, “Malatya'nın 20 milyon doları aşan bir hayvansal ürün ihracatı var. 200.000'e yakın büyükbaş yine 375.000 civarında küçükbaş hayvan varlığıyla aslında bölgede önemli bir merkez. Hem varlık açısından hem de ticareti açısından çok önemli bir merkez.” dedi.
TARIMDA ARZ GÜVENLİĞİ VE STRATEJİK ÖNEMİ
Son yıllarda yaşanan küresel gelişmelerin tarım ve gıda arz güvenliğinin önemini açıkça ortaya koyduğunu belirten Budancamanak, özellikle et ve süt sektörüne yapılacak yatırımların stratejik bir değer taşıdığını ifade etti. OECD ve FAO projeksiyonlarına da değinen Budancamanak, tarımsal ürünlere olan talebin önümüzdeki dönemde daha da artacağını söyledi.
Bu artışın, özellikle katma değerli ürünlerin üretildiği tarıma dayalı sanayi yatırımlarını daha cazip hale getirdiğini belirten Budancamanak, “Geçtiğimiz yıl et üretimi ön plandaydı, ancak yatırımcılarımız aynı şekilde süt hayvancılığı alanında da önemli fırsatlar yakalayabilir” diye konuştu.
1000 BÜYÜKBAŞLIK YATIRIM 8 MİLYON DOLARLA HAYATA GEÇİRİLİYOR
Yatırım maliyetleri ve getirilerine ilişkin somut örnekler paylaşan Budancamanak, 1000 büyükbaş kapasiteli bir tesisin yaklaşık 8 milyon dolar yani 360 milyon TL’lik bir yatırımla hayata geçirilebildiğini söyledi. Bu ölçekte bir yatırımın yaklaşık 100 kişilik istihdam sağladığını belirten Budancamanak, özellikle işleme tesislerinde istihdam yoğunluğunun daha yüksek olduğuna dikkat çekti.
TEŞVİKLERLE YATIRIM GERİ DÖNÜŞÜ ARTIYOR
Sağlanan devlet desteklerinin yatırımcı açısından ciddi avantajlar sunduğunu vurgulayan Budancamanak, teşviklerin toplam yatırım tutarının üzerine çıktığını ifade etti. “Kalem bazında KDV, gümrük vergisi, kurumlar vergisi, faiz desteği SGK işçi ve işveren hissesini dahil ettiğinizde aslında 360 milyonluk bir yatırımın yatırım sonunda 397 milyon olarak size geri döndüğünü görüyoruz.” dedi.
Bu desteklerin özellikle uzun vadeli planlamada önemli olduğunu belirten Budancamanak, SGK prim desteklerinin yatırım teşvik belgesi kapatıldıktan sonra 10 yıl boyunca sürdüğünü ifade etti. Bu durumun yatırımcıya uzun vadede ciddi maliyet avantajı sağladığını kaydetti.
YATIRIMCILARA ÖZEL ANALİZ DESTEĞİ
Yatırım yapmayı planlayan girişimcilere de çağrıda bulunan Budancamanak, Malatya’daki yatırım destek ofislerinin birebir danışmanlık sunduğunu belirterek, “Yatırımcılarımız makine, ekipman, bina ve diğer yatırım kalemleriyle birlikte ofisimize başvurduklarında, projelerine özel detaylı analizler yapıyoruz. Hangi desteklerden ne kadar faydalanabileceklerini hesaplayarak yatırımın kârlılığını birlikte değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu.
Bu çerçevede hayvancılık ve gıda sektörüne yapılacak yatırımların, hem yerel ekonomiyi güçlendirmesi hem de Türkiye’nin tarımsal arz güvenliğine katkı sunması bekleniyor.>>TUĞÇE ERBAŞ
EDİTÖR

















