Malatya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde (AFAD) düzenlenen dev “İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Toplantısı” sonrasında açıklamalarda bulunan Malatya Valisi Seddar Yavuz, hem kentin afet sonrası katettiği tarihi mesafeyi ilan etti hem de kamu yönetimine adeta iletişim muhtırası verdi. Konteyner kentlerde kalan vatandaş sayısının 10 binin altına gerilediğini ve şehir genelinde 125 bin 239 bağımsız bölümün hayata geçirildiğini açıklayan Vali Yavuz, kamu idarecilerine ve müdürlere çok sert bir dille seslendi: "Benim telefonum başucumda ve sesi açık durur. Bir vali, bir kaymakam, bir müdür 'akşam 10'da yattım, telefonumu sessize aldım' diyemez! İnsanlar size kesintisiz ulaşacak!"
6 Şubat kahramanlık ve dayanışma destanının ardından kentsel ihya hamlelerinin ve afet müdahale kapasitesinin masaya yatırıldığı üst düzey Afet Koordinasyon Toplantısı, AFAD bina kompleksinde Vali Seddar Yavuz başkanlığında gerçekleştirildi. Kent protokolü, ilçe kaymakamları, belediye başkanları, DSİ, Karayolları ve tüm kamu kurum müdürlerinin eksiksiz katıldığı stratejik birleşimde; Malatya Afet Müdahale Planı (TAMP), kış tedbirleri, dere yatakları, zemin etütleri ve dijital kriz yönetimi en küçük detayına kadar ele alındı. Toplantının ardından kameraların karşısına geçen Vali Seddar Yavuz, hem şehrin yaralarını sarma noktasında ulaştığı devasa bilançoyu paylaştı hem de mülki idare ve kamu bürokrasisine yönelik disiplin vurgusuyla gündeme damga vurdu.
"KONTEYNERDE KALAN SAYISI 10 BİNİN ALTINA DÜŞTÜ"
Malatya’da geçici barınma alanlarından kalıcı konutlara geçiş sürecinde sona yaklaşıldığını müjdeleyen Vali Seddar Yavuz, devletin tüm şefkat eliyle dezavantajlı ve dar gelirli vatandaşların yanında durduğunu vurguladı. Yavuz, kentin barınma tablosuna ilişkin şu sevindirici verileri paylaştı: “Artık Malatya’mızda işlerimizin sonuna geldik. Konteyner kentlerimizde bugün itibarıyla kalan hemşehrilerimizin sayısı 10 binin altına düşmüştür. Ekonomik darlık içinde bulunan hiçbir kimseyi çaresiz bırakmadık, kesinlikle de bırakmayacağız. Onlara ev kiralamaları, eşyalarının temin edilmesi ve taşınma süreçlerinde yardımda bulunuyoruz, bulunmaya da devam ediyoruz. Bugün itibarıyla sadece son dönemde bu tür kiralama ve eşya desteği sağladığımız aile sayısı 1.100’ü geçmiştir. Devletimiz hem sosyal hem ekonomik anlamda dezavantajlı bulunan hemşehrilerimizi şefkatle sarmaktadır.”
" MAĞDURİYET ALGISIYLA ŞEHRİ NORMALLEŞTİREMEYİZ"
Fiziksel inşaatların yanı sıra kentin toplumsal ve psikolojik olarak da ayağa kalkması gerektiğine işaret eden Yavuz, basın mensuplarına ve vatandaşlara önemli bir çağrıda bulundu: “Şehrimizin normalleşmesi için yeni iş yerlerine taşınılması, teslim edilen konutların aktif olarak kullanılması hususunda gece gündüz çalışıyoruz. Değerli basın mensuplarımızdan ve hemşerilerimizden Malatya’nın normalleşmesi konusundaki desteğinizi sürdürmenizi özellikle rica ediyorum. Sürekli bir mağduriyet algısı üzerinden bu şehri normalleştiremeyiz, insanların psikolojisini ve kentin havasını düzeltemeyiz. Geleceğe umutla bakan bir Malatya için hep birlikte pozitif gündeme odaklanmalıyız.”
Bürokrasiye 'Kesintisiz İletişim' Muhtırası: "Telefonunu Sessize Alıp Yatan Müdür İstemiyorum!"
Toplantının en dikkat çekici ve sert bölümü ise kamu idarecilerinin kriz ve afet anlarındaki ulaşılabilirliğine yönelik açıklamalar oldu. Anlık WhatsApp ve kriz iletişim grupları üzerinden tüm kaymakam, belediye başkanı ve müdürlere talimat verdiğini belirten Vali Yavuz, bürokrasideki rehavete ve sessiz mod alışkanlığına savaş açtı. Vali Yavuz, salondaki tüm idarecilerin yüzüne karşı şu uyarıları sıraladı: “Afet demek, zamanla yarışmak demektir. Belki 1 dakika bizim için önemsiz görünebilir ama o 1 dakika bir insanın canını kurtarır. Teknolojinin sunduğu imkânları ve kurduğumuz iletişim gruplarını en etkin şekilde kullanıyoruz. Gecenin 12’sinde 240 tane müdürü tek tek aramak büyük bir zaman kaybıdır. Gruptan talimatı veririm ve herkes anında takip eder. Buradaki en büyük hassasiyetim şudur: 'Telefonu koydum, akşam 10'da yattım, sesini de kapattım...' Bir kamu görevlisinin hayatında asla yapamayacağı şey budur! Vali başta olmak üzere, benim telefonum yatarken dahi başucumda ve sesi sonuna kadar açık durur. Telefon ne zaman çalarsa çalısın bakılır. Bir vali telefonunu sessize alıp yatamaz! Bir kaymakam, bir müdür telefonunu sessize alıp yatamaz! 'Telefonumuzu kapatıp uyuyalım' anlayışını kabul etmiyorum. Biz halka hizmet eden insanlarız, iletişim bilgilerimizi saklayamayız. Ben numaramı Malatya’da isteyen herkese veriyorum. Günlük en az 50-100 talep geliyor ve kurduğumuz ekiple hepsine dönüyoruz. Kendi yapmadığım hiçbir şeyi çalışma arkadaşlarımdan istemem. Lütfen telefonlarınızı sessize almayın, vatandaş ve kurumlar size her an erişebilsin.”
DERE YATAKLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin yanı sıra iklim değişikliği ve küresel ısınmanın getirdiği felaket risklerine de değinen Vali Seddar Yavuz, belediyelere ve yatırımcı kuruluşlara hayati talimatlar verdi: M“6 Şubat depremleri gösterdi ki ülkemiz fay hatları üzerinde yer alıyor. Ancak risklerimiz sadece depremle sınırlı değil; küresel ısınma ve iklim değişikliğinin tetiklediği düzensiz yağış rejimleri de ciddi bir tehdittir. Büyükşehir Belediyemiz, ilçe belediyelerimiz, DSİ ve Karayolları ile tam bir koordinasyon halindeyiz. Riskleri azaltmak için binaları sağlam yapmaktan, zemin etütlerini tavizsiz uygulamaktan ve özellikle dere yatakları başta olmak üzere riskli alanlardaki yapılaşmaya geçit vermemekten sorumluyuz. Ayrıca olası bir afet anında vatandaşlarımızdan ve basın mensuplarımızdan ricamız; şebeke kilitlenmelerini önlemek adına normal telefon hatları yerine internet tabanlı iletişim uygulamalarını kullanmalarıdır. Bu sayede band genişliği korunacak ve kriz müdahale haberleşmesi kesintisiz sürecektir.”
Afetlere karşı kurumsal reflekslerin, disiplinin ve teknik kapasitenin en üst seviyeye çıkarılması talimatıyla Afet Koordinasyon Toplantısı sona erdi.
>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR



















