Malatya Lider Gazetesi
HV
24 HAZİRAN Çarşamba 13:22

Yusuf Yılmazoğlu,''Öğretmenlerin Ailesi Hakkındaki Eşitsiz Uygulamalar Devam Ediyor''

Eğitim Gücü Sen Malatya İl Başkanı Yusuf Yılmazoğlu,2025 yılının“Aile Yılı” olarak ilan edilmesi münasebetiyle, öğretmenlerin aile bütünlüğü konusunda yaşadıkları sıkıntıların çözülmesi yönünde somut adımlar atılması gerekliliği noktasında açıklamalarda bulundu.

EĞİTİM
Yusuf Yılmazoğlu,''Öğretmenlerin Ailesi Hakkındaki Eşitsiz Uygulamalar Devam Ediyor''

Eğitim Gücü Sen Malatya İl Başkanı Yusuf Yılmazoğlu,öğretmenlerin büyük çoğunluğunun ailelerinden uzak noktalarda görev aldıklarını,yaşamış oldukları bu travmadan dolayı ruhsal ve fiziksel manada derin yaralar aldıklarını dile getirerek,bu konuda yetkililer tarafından somut adımlar atılması için bir kamuoyu ile bir mesaj paylaştı.

Öğretmenler aileleriyle kavuşmak istiyor.2025 Aile Yılında aile bütünlüğü sağlanmalı açıklamasında bulunan Yılmazoğlu kamuoyuna şöyle seslendi:

''Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2025 yılını “Aile Yılı” olarak ilan etmesi, aile kurumunun toplumsal değeri ve önemine verilen dikkatin bir göstergesidir. Ancak, bu önemli adımın gerçek anlam kazanabilmesi için öğretmenlerin yaşadığı ailevi sorunların çözülmesi gerektiği açıktır.

Özellikle 2025 yılına ait mazeretli yer değişikliği sürecinde il emri uygulamasının kaldırılması, öğretmenleri ve ailelerini büyük bir mağduriyetle karşı karşıya bırakmıştır. Eş durumu nedeniyle atama bekleyen binlerce öğretmen, ailelerinden ayrı kalmaya mahkûm edilmiştir.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2023 yılı verilerine göre, öğretmenlerin yalnızca %22’si eşleriyle aynı ilde görev yapabilmektedir. Araştırmalar ise, ailelerinden ayrı kalan öğretmenlerin %74’ünün psikolojik destek arayışında olduğunu ortaya koymaktadır. Bu oran, aile bütünlüğünün sağlanamamasının öğretmenlerin ruhsal ve fiziksel sağlıkları üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerin göstergesidir.

Bazı kamu meslek gruplarında aile bütünlüğü, görev yerlerinin belirlenmesinde temel kriter olarak kabul edilirken, öğretmenler bu haktan mahrum bırakılmaktadır. Zorunlu rotasyonlar ve keyfi atamalar nedeniyle her yıl on binlerce öğretmen, eşlerinden ve çocuklarından ayrı kalmaktadır.

Ailelerinden uzakta çalışmak zorunda kalan öğretmenlerin mesleki verimlilikleri ciddi biçimde düşerken, bu durum eğitim kalitesine de doğrudan yansımaktadır. Psikolojik ve fiziksel olarak yıpranan öğretmenlerin, eğitim sürecine katkıları da azalmakta, toplumun geleceği olabilecek nesillerin yetişmesi tehlikeye girmektedir.

Devletin temel görevi, yalnızca ekonomik değil, çalışanlarının sosyal haklarını da korumak ve güvence altına almaktır.

Anayasa’nın 41. Maddesi, "Devlet, ailenin bütünlüğünü korur" hükmünü açıkça ortaya koymaktadır. Ancak öğretmenlerin tayin süreçlerinde bu ilke göz ardı edilmekte, aileler bir arada tutulmamaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 72. maddesi, "Yeniden veya yer değiştirme suretiyle yapılacak atamalarda aile biriminin muhafaza edilmesi gerektiği" ilkesini düzenlemektedir. Ancak öğretmen atamalarında bu ilkeye uyulmadığı gibi, devletin kendi belirlediği yasaları ihlal ettiği gözlemlenmektedir.

Taleplerimiz açık ve adalet temellidir

1️⃣ Tüm kamu çalışanlarına tanınan aile birliği hakkı, öğretmenler için de derhal uygulanmalıdır.

2️⃣ Rotasyon politikaları, ailevi durumlar göz önünde bulundurularak şeffaf şekilde yeniden düzenlenmelidir.

3️⃣ Nakil süreçlerinde insani gerekçeler öncelik kazanmalı ve bürokratik engeller kaldırılmalıdır.

4️⃣ İl emri uygulaması, geçmişte olduğu gibi yeniden başlatılmalıdır.

5️⃣ Aynı ilde görev yapmanın yeterli olmadığı, uzak ilçelere atanmış öğretmenlerin mağduriyetlerini giderici düzenlemeler yapılmalıdır.

Aile, toplumun huzurunun temeli, dayanışmanın kaynağıdır. 2025’in "Aile Yılı" olarak anılmasını istiyorsak:

Çocuğunun ilk adımını göremeyen öğretmenlerin acısı son bulmalıdır.

Eşinden ayrı kalmış öğretmenlerin yürekleri birleştirilmelidir.

Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle hatırlatmak gerekirse: "Aile, toplumun temeli ve en önemli değeridir. Aileyi korumak, milletin yarınına sahip çıkmaktır."

Aile birliği, toplumsal barışın temelidir.

Aile, insanın en değerli hazinesidir; yokluğu, tüm toplum için bir yıkımdır.

Aileyi korumak, bir ulusun geleceğini korumaktır.

Eğer devlet gerçekten “Aile Yılı” ilan ettiyse, öğretmen ailelerini birleştirerek bu yılın anlamını yerine getirmelidir. Çünkü sağlıklı ve mutlu nesiller ancak mutlu ailelerle mümkündür!

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR