Arapgir ilçesinde yılların birikimiyle oluşturulan sergi evi, geçmişten günümüze uzanan kültürel mirası ziyaretçileriyle buluşturuyor. Vatandaşların bir zamanlar günlük yaşamlarında kullandıkları tarım aletlerinden mutfak gereçlerine, gaz lambalarından dokuma tezgâhlarına kadar yüzlerce eşyanın yer aldığı sergi evi, adeta yaşayan bir tarih müzesi niteliği taşıyor.
Arapgir’de yaşayan Asım Külah’ın çocukluk yıllarından bu yana topladığı ve büyük bir titizlikle koruduğu eşyalar, ilçenin kültürel hafızasını gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor. Yöre halkının geçmişte kullandığı birçok araç ve gerecin sergilendiği ev, hem yerli hem de şehir dışından gelen ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Sergi evinde geçmiş yıllarda günlük yaşamın vazgeçilmezleri arasında yer alan gaz ocakları, gaz lambaları, sandıklar, güğümler, radyolar, siniler, el değirmenleri, fenerler, küpler, testiler, ölçü aletleri, dokuma tezgâhları, bakır mutfak malzemeleri, ütüler, saatler, yataklar, bakraçlar ve kazanlar gibi çok sayıda eşya bulunuyor. Ziyaretçiler, bugün teknolojinin gelişmesiyle kullanımdan kalkan bu araçları yakından inceleme fırsatı buluyor.
Yıllardır büyük emek vererek oluşturduğu koleksiyon hakkında bilgi veren Asım Külah, sergide yer alan eşyaların büyük bölümünün Arapgir ve çevre köylerden toplandığını söyledi. Çocukluk yıllarından itibaren eski eşyalara karşı özel bir ilgisinin olduğunu belirten Külah, bu merakının zamanla büyük bir koleksiyona dönüştüğünü ifade etti.
“ÇOCUKLUĞUMDAN BERİ BUNLARI BİRİKTİRİYORUM”
Dedelerinden ve babalarından kalan eşyaların yanı sıra Arapgir yöresinde kullanılan birçok araç gereci bir araya getirdiğini anlatan Külah, “Çocukluğumdan beri bunları biriktiriyorum. Bu benim için bir nostalji oldu. Buraya geldiğimde günlük olarak bu eşyalarla adeta konuşuyorum, onlarla vakit geçiriyorum. Bana huzur veriyor, stres atıyorum” dedi.
Sergi evinin zamanla bölgenin önemli ziyaret noktalarından biri haline geldiğini belirten Külah, gazetecilerden turistlere, akrabalardan yöre halkına kadar birçok kişinin kendisini ziyaret ettiğini söyledi. Geçmişe duyulan özlemin ziyaretçiler üzerinde duygusal etkiler bıraktığını ifade eden Külah, özellikle çocukların ve gençlerin eski yaşam kültürünü yakından tanıma fırsatı bulduğunu dile getirdi.
“BURAYA GELEN ÖĞRENCİLER ÜRÜNLERE DOKUNARAK ÖĞRENİYOR”
Sergi evinin aynı zamanda eğitim amaçlı da kullanıldığını belirten Külah, anaokulu öğrencilerinden üniversite öğrencilerine kadar birçok kişinin araştırma ve inceleme yapmak için buraya geldiğini kaydetti. Çocukların kitaplarda ya da dergilerde gördükleri eşyaları burada birebir inceleme imkânı bulduğunu söyleyen Külah, “Buraya gelen öğrenciler ürünlere dokunarak öğreniyor. Bu nedir, nasıl kullanılır, hangi amaçla yapılmıştır gibi sorularına cevap buluyorlar. Çocuklar artık sadece okuyarak değil, görerek ve temas ederek öğreniyor. Geçmişte kullanılan araçları yakından görünce farklı duygular yaşıyorlar ve büyüklerinin yaşamlarını daha iyi anlıyorlar” diye konuştu.
“SATIN ALDIM”
Yaklaşık 50 yılı aşkın süredir koleksiyonunu büyütmeye devam ettiğini belirten Külah, hâlâ eline geçen eski eşyaları toplamayı sürdürdüğünü söyledi. Sergide bulunan eserlerin büyük bölümünü para vererek satın aldığını ifade eden Külah, “Bunların çöpe gitmesini, hurdaya dönüşmesini istemedim. Köylerden, mahallelerden topladım. Genellikle satın aldım. Kültürel değerlerimizin kaybolmaması için elimden geleni yaptım. Bugün burada gördüğünüz her eşyanın ayrı bir hikâyesi var” dedi.
Sergi evinde gelin odalarından yataklara, mutfak araçlarından dokuma tezgâhlarına kadar geçmiş yaşamı yansıtan birçok bölümün bulunduğunu belirten Külah, yıllar boyunca karşısına çıkan her türlü tarihi değeri korumaya çalıştığını söyledi.
“BENDEN SONRA NE OLUR BİLMİYORUM”
Topladığı eserlerin geleceği konusunda ise düşüncelerini paylaşan Külah, kendisinden sonra bu mirasa kimin sahip çıkacağını bilmediğini ifade etti. Ancak bugüne kadar yaptığı çalışmalardan dolayı mutlu olduğunu dile getiren Külah, “Benden sonra ne olur bilmiyorum. Sahip çıkan olur mu onu da bilmiyorum. Ama ben yıllarca elimden geleni yaptım. Yaşadığım sürece de yapmaya devam edeceğim. Bu eserleri koruyarak geçmişimizi yaşatmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Arapgir’in kültürel geçmişine ışık tutan sergi evi, ziyaretçilerine yalnızca eski eşyaları değil, aynı zamanda geçmiş nesillerin yaşam biçimlerini, alışkanlıklarını ve emeklerini de yakından tanıma fırsatı sunuyor. Yılların birikimiyle oluşturulan bu özel mekân, ilçenin kültürel hafızasını koruyan önemli değerlerden biri olarak varlığını sürdürüyor.>>TUĞÇE ERBAŞ