Çiftçi Mazotu Bıraktı Yağa Döndü...Motorin Yerine Kanola Yağı

Global motorin krizinin derinleşmesi ve akaryakıt fiyatlarının üç haneli rakamlara ulaşması, tarımsal üretimin bel kemiği olan çiftçiyi çaresiz bıraktı. Tarlasında traktörünü çalıştıramaz hale gelen üreticiler, çareyi market raflarındaki ucuz kanola ve ayçiçek yağlarında buldu.

EKONOMİ - 23-09-2026 17:38

Global motorin krizinin derinleşmesi ve akaryakıt fiyatlarının üç haneli rakamlara ulaşması, tarımsal üretimin bel kemiği olan çiftçiyi çaresiz bıraktı. Tarlasında traktörünü çalıştıramaz hale gelen üreticiler, çareyi market raflarındaki ucuz kanola ve ayçiçek yağlarında buldu. Litresi 100 TL’ye varan motorin yerine 80 TL’lik yemeklik yağları depoya dolduran çiftçiler, motorun göreceği zarardan endişe etseler de ekim sezonunu kaçırmamak için riski göze alıyor.

Tarımsal girdi maliyetlerindeki fahiş artışlar ve küresel ölçekte yaşanan akaryakıt krizleri, üretim sahalarında daha önce görülmemiş alternatif yöntemlerin doğmasına yol açtı. Türkiye genelinde mazot fiyatlarının litrelik bazda 100 TL eşiğini aşarak üç haneli rakamlara ulaşmasıyla birlikte, tarlasını sürmekte ve ekim yapmakta zorlanan üretici, ekonomik olarak ayakta kalabilmek adına sıra dışı bir yönteme başvurdu.

Market raflarından tenekelerle aldıkları ucuz kanola ve yemeklik yağları traktör depolarına boşaltan çiftçiler, tarlalarını bu şekilde sürmeye çalışıyor. Yağın motor mekanizmasında ve yakıt enjektörlerinde yol açabileceği kalıcı hasarlara rağmen üreticiler, "Sürmezsek aç kalırız, başka çaremiz kalmadı" diyerek durumu özetliyor.

"100 LİRA VERİP MAZOT ALACAK GÜCÜMÜZ KALMADI"

Akaryakıt istasyonlarındaki tabelaların her geçen gün yükselmesi karşısında ezildiklerini belirten emektar üreticiler, cebinde kalan son parayla üretim çarkını döndürmeye gayret ediyor. Traktörlerinin çoğunun 40-50 yıllık eski modeller olduğunu ifade eden çiftçiler, yeni araç alacak ekonomik imkânlarının bulunmadığını, mevcut traktörlerinin motorunu bozma pahasına bu yola başvurduklarını dile getiriyor. Litrede sağlanan 20-30 TL'lik farkın, yüzlerce dönüm arazide devasa bir maliyet kalemine dönüştüğünü vurgulayan tarım işçileri, yetkililerden acil akaryakıt desteği talep ediyor.

UZMANLAR UYARDI

Ziraat mühendisleri ve otomotiv mekanik uzmanları ise traktör depolarına yemeklik ve bitkisel yağ konulmasının uzun vadede geri dönülemez ağır hasarlara yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Yemeklik yağların viskozite (akışkanlık) ve yanma sıcaklıklarının motorine göre farklı olduğunu belirten uzmanlar; enjektör tıkanmaları, piston segmanlarında kurum birikmesi ve yakıt pompasının kilitlenmesi gibi ağır arızaların oluşabileceğine dikkat çekiyor. Ancak tarladaki ürününü zamanında ekmek veya toplamak zorunda olan çiftçi için bu teknik uyarılar, yüksek akaryakıt fiyatlarının gölgesinde kalıyor.

TARLADA ÇARESİZLİĞİN SESİ

Akaryakıt zamlarının ardından traktörünün deposuna yemeklik yağ doldurarak toprağını sürmeye çalışan ve ismini açıklamak istemeyen bir çiftçi “Depoya mazot koyamıyoruz ki! Bildiğin marketten aldığımız litrelik kanola yağını, ucuz ayçiçek yağını süzüp süzüp depoya boşaltıyoruz. Ne yapalım? Pompadan motorin almaya kalksak ocağımıza incir ağacı dikiliyor. Litresi olmuş 100 küsur lira. Ben bir günde bu tarlada 50-60 litre mazot yakıyorum. Hesabını sen yap. Gücümüz yeter mi buna? Mecbur kaldık, teneke teneke yağ taşıyoruz tarlaya. Biraz zorlanıyor ama çalışmaz olur mu, bak patır patır çalışıyor işte! Bizim traktörler öyle yeni model, bilgisayarlı, hassas beyinli traktörlerden değil ki. Bu emektar 1978 model, neredeyse 50 yıllık emektar bir makine. Mekanik yani, ne koysan yakmaya çalışıyor. Eski toprak! İcadı biz yapmadık, yokluk yaptırdı. Köyde birkaç arkadaş denemiş, "Traktör çekiyor ama biraz nazlanıyor" dediler. Biz de girdik bu yola. Ha, mazottaki o tam çekiş gücünü veriyor mu? Vermiyor tabii. Traktör bağırıyor, biraz duman atıyor, hafiften çekişten düşüyor ama en nihayetinde o pulluğu çekiyor mu? Çekiyor. Bizim için önemli olan da o toprağın devrilmesi. Saf yağ koymuyoruz zaten açmak için içine normal mazot ve benzinde karıştırıyoruz. Ancak bulabilirsek asıl tercihimiz yanık yani kullanılmış yağ kullanıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Arızadan korktuklarını dile getiren üretici, “Korkmaz olur muyum hiç evladım? Gece gözüme uyku girmiyor "Acaba yarın sabah marşa basınca motor kilitlenir mi" diye. Ama sorarım sana, başka çaremiz var mı? Tarlayı boş mu bırakalım? Sürmezsek, ekmezsek ne yiyeceğiz? Bu millet ne yiyecek? Zaten kazandığımız para belli; gübre uçmuş, tohum uçmuş, ilaç uçmuş... Bir de üstüne 100 liralık mazotu ekleyince matematik duruyor. "Motor bozulursa bozulsun" dedik en sonunda. Zaten yeni traktör alacak para kimsede yok. Tamiri ne tutarsa tutsun, mazota vereceğimiz paranın yanında belki daha ucuza gelecek. Litrede 20-25 lira kârımız var. Yüzlerce litrede dünya para yapar. Ne kadar cebimizde kalırsa, çoluk çocuğun rızkından ne kadar kurtarırsak kârdır diye bakıyoruz. Biz kimseden sadaka istemiyoruz evladım. Biz alın terimizle toprağı işleyen, bu ülkenin boğazından geçen ekmeği üreten insanlarız. Ama belimiz büküldü, gücümüz tükendi. Çiftçiye özel, vergisiz ya da indirimli "kırmızı mazot" diyorlardı eskiden, öyle bir destek verilmesi şart artık. Çiftçi tarladan çekilirse, traktörünün deposuna yağ bile koyamaz hale gelirse yarın o şehirdeki insanlar pazarda, markette domatesi, biberi, ekmeği altın fiyatına alamaz. Biz motoru yakma pahasına toprağımızı terk etmiyoruz, yetkililer de bizi görmezden gelmesin, mazot yükümüzü biraz olsun hafifletsinler. Başka bir şey istemeyiz.” dedi.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

Günün Diğer Haberleri