Emine Akkurt:''Dünya Kadınlar Gününde Dillendirilen Sorunların Yüzde 90'ı Tüm İnsanlığın Ortak Sıkıntıları''

Saadet Partisi Malatya Kadın Kolları İl Başkanı Emine AKKURT 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bir basın açıklamasında bulunarak yaşadığımız çağın gücü hak gören yaklaşımından hiç kimse için adalet beklenemeyeceği kaydetti.

GÜNCEL - 07-03-2025 16:23

Saadet Partisi Malatya Kadın Kolları İl Başkanı Emine Akkurt,8 Mart Dünya Kadınlar Günü sebebiyle basın açıklaması yaparak,Adil olmayan düzenden saadet beklenemeyeceğini dile getirdi.Akkurt basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

''8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebeti ile Bütün insanlara Adil Bir
Düzen Yeni Bir Dünya Değerli arkadaşlar, kıymetli basın mensuplarının, malum
olduğu üzere bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.
Tüm dünyada ve ülkemizde Dünya Kadınlar Günü vesile edilerek çeşitli
protestolar, basın açıklamaları, yürüyüşler gerçekleştiriliyor, sonu gelmez
istatistikler paylaşılıyor kamuoyuyla ve bir günlüğüne modern dünyanın ruhuna
uygun farkındalık oluşturma yarışına giriliyor Ruhundan kopardığı insanı, üretim
unsurundan öte düşünemeyen kapitalizm zenginleşmek için, ırkçılıktan
sömürgeciliğe, faizden istifçiliğe tekelleşmeye kadar her gayri meşruluğu mubah
saymış, ezdiği, yok saydığı kitlelerin ve sorunlarını çözüm üretmekten aciz gayri
ahlakı kurumlarına ihale ederek sorumluluktan kurtulmaya çalışmıştır.
Bu gün vesile edilerek dile getirilmeye çalışılan sorunların neredeyse
%90'ı aslında sadece kadınları değil tüm insanları ilgilendiren meseleler olarak
ortada durmaktadır.
8 Mart 1857 yılında ABD'nin New York şehrinde dokumacı kadınların ağır
çalışma şartlarına dayanamaz hale geldikleri için düzenledikleri yürüyüş sonunda
çalıştıkları fabrika ateşe verilerek 129 kadının yanarak can vermesi de sadece
kadınlara karşı yapılmış bir müdahale değildi.
O gün sistemin karşısına çıkan erkeklerde olsa sonuç değişmeyecekti
Gücü hak sebebi gören anlayış dünyanın neresinde olursa olsun aynı
davranışları ortaya koymaktadır, petrolleri için Irak'ı işgal edip bir yılda 1.5 milyon
insanı öldürmeyi, renginin farklılığını sebep göstererek milyonlarca insanı
köleleştirmeyi ve soykırımlarla yok etmeyi, kıyafetinden hoşlanmadığı
milyonlarca kadını eğitimden mahrum etmeyi, hak arama imkânları olmayan
milyarlarca insanı karın tokluğuna çalıştırmayı doğal sayabilmektedir.
Hak hukuk tanımayan bu fiillerin hepsi ''küreselleşme,reel politik,
modern dünyanın gereklilikleri gibi kavramlarla meşrulaştırılmıştır. Acımasız
kapitalizm çarkları büyük balık küçük balığı yutar anlayışı, peşinen güçlüden
yana olduğunu beyan ettiği için, sistem içinde en büyük mağduriyeti haliyle en
zayıf olanlar yaşıyor, yaşamak zorunda bırakılıyor. Buradan şu gerçeği
hatırlatmak istiyoruz, İNSAN BALIK DEĞİLDİR. Doğruyu yanlıştan, adaleti
zulümden, güzeli çirkinden ayırabilme kabiliyetleriyle donatılmış Eşref-ı
mahlûkattır. Kâinatın en şereflisi. Medeniyetimizde insan, batı medeniyetinde
olduğu gibi temel haklarını fertlerin elde ettiği kazanımlardan değil temel insan
haklarına doğduğundan itibaren sahiptir. Renk, dil, din, soy, cinsiyet ayrımı
olmaksızın bütün insanların can, mal, inanç, akıl ve nesil emniyetten teminat
altına alınmıştır.

Bugün dünyamızda,800 milyon insan her gün aç yatıyor, dünya nüfusunun
%22'sinin yaşadığı 'gelişmiş' sınai ülkeleri dünyada sağlanan gelirin %83'üne
sahip, dünya nüfusunun %78'inin yaşadığı azgelişmiş ülkelerin ise dünya
gelirinden payı sadece % 17.Dünyada 273 milyon insan temiz su kaynaklarından
yoksun, dünyada 214 milyon yerinden yurdundan edilmiş mülteci var bunların
%49'u kadın %51'i erkek, dünyada 60 MİLYON KIZ ÇOCUĞU KAYIP, AB
ülkelerinde yılda 50 milyon kadın kürtaj oluyor, AB üyesi ülkelerde 15-19 yaş
arası ölen erkeklerin 4/ 1'inin ölüm sebebi alkol, yine AB ülkelerinde ruhsal
nörolojik bozukluklar hastalık sıralamasında ilk sırayı alıyor ABD'de bağımlıların
dışında 20 milyon uyuşturucu müptelası var, Britanya'da ailelerin sadece %20 sı
yılda birde fa birlikte akşam yemeği yiyebiliyor, dünyada çalışan erkeklerin
%87'si patron zulmü altında ABD'de 15'de 1 kadın eşi veya erkek arkadaşı
tarafından dövülmekte, 90'de 1 tecavüz vakası yaşanmakta, Rusya'da her gün
36000 kadın eşleri veya erkek arkadaşları tarafından dövülmekte, İspanya'da her
5 günde 1 kadın eşi veya erkek arkadaşı tarafından dövülmekte, İngiltere de bu
sayı haftada 2 kadın, Fransa da ise 4 günde 1 kadın. Almanya da kadınların
%58'i cinsel şiddet görmekte.
Ülkemizde ise bu sayılar her ne kadar bu seviyelerde olmasa da 2010
rakamlarına göre yılda hastanelere başvuran şiddet mağduru hanım sayısı 6423.
Sınırlı ülkeyi ve konuyu ihtiva eden bu istatistikler ırkçı, kafatasçı, Siyonist
zihniyetin mahsulü kapitalist batı medeniyetinin dünyada yükselen ve ilerleyen
değerleri karşımıza cinsel sapkınlıklar, nikâhsız beraberlikler, nesepsiz çocuklar,
çocuk yaşta anneler, intiharlar, madde bağımlılıkları, mahvedilmiş bir çevre ve
sefalet çıkarıyor.
Bu medeniyet büyük buhranı önleyecek güce, hakikate sahip değildir.
Tarihi cadı avları, kadının ruhu var mı yok mu tartışmaları, engizisyon
mahkemeleri, her türlü sömürünün acımasız şekilleri, köle ticaretleri ve sayısız
soykırımlarla dolu, gücü hak sebebi gören medeniyetten dünyanın saadet, adalet
beklemesi boş bir bekleyiştir. Artık açık seçik görülmektedir ki Milli Görüş dışında
ki bütün fikirler insanlığı kolektif intihara sürükleyen amiller olmaktan başka bir
şey ifade etmiyor. Kadın, erkek, genç, yaşlı, çocuk insanlığı, bu toplu cinnet
halinden kurtarıp sulh, selamet, saadet, kardeşlik, eşitlik, sevgi, adalet, hürriyet,
haysiyet dairesinde emniyete alacak yegâne nizam MİLLİ GÖRÜŞTÜR. Milli
Görüşün tek temsilcisi olan Saadet Partisi olarak, bütün insanlara Adil Bir Düzen
Yeni Bir Dünya için, ülkemizin en köklü ve en büyük Kadın Siyası Teşkilatı olarak
var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.''

Yayın ALİ NİHAT YAVUZ

Günün Diğer Haberleri