Don afetinin ardından büyük maliyetler ve emeklerle bu yılki ürünü yetiştiren Malatyalı kayısı üreticisi, piyasadaki acımasız fiyat baskısıyla karşı karşıya kaldı. Kentteki 5 büyük ihracatçının tedarikçilere "alım durdurma" talimatı vererek piyasayı manipüle ettiğini öne süren TZOB Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, üreticiye "Bu şartlarda ürününüzü satmayın!" çağrısında bulundu. Kılınç, Toprak Mahsulleri Ofisi'ni (TMO) ve devlet yetkililerini acilen müdahaleye çağırdı.
Dünya kuru kayısı başkenti Malatya’da, geçen yıl yaşanan ağır don felaketinin ardından bin bir emek, gübreleme ve sulama ile ağaçlarını yeniden ayağa kaldıran çiftçiler, tam hasat dönemi biterken büyük bir pazar kriziyle sarsıldı. Reçeteli ilaçlar, fahiş işçilik giderleri ve iklim şartlarına rağmen zar zor kaldırılan ürün, satılma aşamasına geldiğinde ihracatçıların fiyat düşürme duvarına çarptı. Rekoltenin 67 bin tona gerilediği kentte, pazar değerinin bin TL civarında olması gereken kayısının 200 TL gibi komik rakamlara çekilmeye çalışıldığını savunan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Yazıhan Ziraat Odası Başkanı Yunus Kılınç, sert açıklamalarda bulundu. Çiftçinin boğazının sıkıldığını belirten Kılınç, "Kayısı üreticisi 5 ihracatçıdan büyüktür. Onlar almıyorsa siz de ürününüzü satmayın!" diyerek tarihi bir direniş çağrısı yaptı.
DON VE AŞIRI YAĞIŞLAR REKOLTEYİ 67 BİN TONA DÜŞÜRDÜ
Sürecin arka planına ve üreticinin çektiği çileye değinen Başkan Yunus Kılınç, 12 Nisan'da yaşanan yıkıcı don felaketinin izlerini silmek için çiftçinin varını yoğunu bahçeye gömdüğünü ifade etti. Ağaçların büyük özveriyle kurtarıldığını ancak hava şartlarının olumsuz seyrettiğini belirten Kılınç, şu ifadeleri kullandı: "Çiftçimiz hükümet destekleri, doğru gübreleme ve zamanında sulama ile ağaçları büyük bir özveriyle yeniden ayağa kaldırdı. Ancak buna rağmen bu yıl rekoltemiz düşük kaldı. Neden? Çünkü geçen yılki don afetinin bıraktığı hasar ve bu yıl çiçeklenme döneminde yaşanan aşırı yağışlar rekolteyi vurdu. Bizler Rekolte Komisyonu olarak Malatya’nın bu yılki kayısı rekoltesini yaklaşık 67 bin ton olarak açıklamak durumunda kaldık."
"ÜRETİCİ GÜNEŞİN ALNINDA PİŞİYOR, MESELE SATIŞTA KOPUYOR"
Tarlada ve bahçede gece gündüz demeden çalışan üreticinin emeğinin masa başında gasp edilmek istendiğini vurgulayan Kılınç, krizin hasat sonrası işçi parasını ödeme noktasında patlak verdiğini belirtti: "Üreticimiz güneşin alnında yanıyor, varını yoğunu bu bahçelere harcıyor, çekirdeğini çıkarıyor. Ama ne zaman ki ürününü satıp çalıştırdığı işçisinin parasını ödeme zamanı geliyor, işte mesele orada kopuyor. Üretici tam nefes alacakken pazar engeliyle, spekülatörlerle karşı karşıya bırakılıyor."
"1.000 LİRALIK KAYISIYI 200 LİRAYA KAPATMAK İSTİYORLAR!"
İhracatçı kesim içindeki küçük bir grubun piyasayı manipüle ederek suni bir tıkanıklık yarattığını iddia eden Yunus Kılınç, 5 büyük ihracatçının piyasaya "alım yapmayın" talimatı verdiğini öne sürdü. Yaşanan fahiş fiyat düşürme çabasına tepki gösteren Kılınç, devlet yetkililerine şöyle seslendi:
"Malatya'daki 5 ihracatçı tedarikçilere 'kayısı almayın' talimatı veriyor. Ben burada hükümetimize ve devlet yetkililerimize sesleniyorum: Tamam da bu çiftçi, yanındaki işçinin parasını nereden bulup verecek? Piyasada ederi 1.000 lira olan bir ürünü çiftçiden 200 liraya kapatmaya mı çalışıyorsunuz? Bu spekülatif hareketler ne zaman bitecek, bu haksızlığa ne zaman dur denilecek?"
"KAYISI ÜRETİCİSİ 5 İHRACATÇIDAN BÜYÜKTÜR: SATMAYIN!"
Piyasa baskısına boyun eğilmemesi gerektiğini belirterek doğrudan Malatyalı üreticilere seslenen TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Kılınç, ezber bozan bir boykot çağrısında bulundu: "Onlar almıyorsa siz de malınızı satmayın! Kayısı üreticisi 5'ten büyüktür, ihracatçıdan büyüktür. Bizim kaliteli ürünümüz elde olduktan sonra, o kayısıyı almak isteyen tüccar Bağdat'tan da olsa gelir bulur. Bu kayısıyı tüm dünya yiyecek; ancak çiftçinin boğazını sıkarak, emeğini ayaklar altına alarak hiçbir yere varamazsınız. Çiftçi direnmelidir."
"TMO DERHAL DEVREYE GİRMELİ, MİLLETVEKİLLERİ SORUMLULUK ALMALI"
Piyasadaki bu yapay kilitlenmenin tek çözümünün devlet müdahalesi olduğunun altını çizen Kılınç, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) taban fiyat açıklayarak alım yapması gerektiğini söyledi. Malatya milletvekillerine de çağrıda bulunan Kılınç, "Milletvekillerimiz bu süreçte taşın altına elini koymalı, çiftçimizin hakkını ve hukukunu koruma noktasında açık sorumluluk almalıdır. Üretici yalnız bırakılamaz" dedi.
"ÇİFTÇİNİN PARASIYLA ÇİFTÇİYE OYUN OYNUYORLAR!"
Rekolte açıklama sürecinde Ziraat Odaları’na yöneltilen suçlamalara ve Ticaret Borsası’na yönelik eleştirilere de yanıt veren Kılınç, sert tonda bir itirafta bulundu: "Biz Ziraat Odaları olarak hedefleri ve rakamları devlet büyüklerimiz açıklasın diye sustuk, metanetle bekledik. Biz bu 67 bin tonluk rekolteye imzamızı attık. Bazı ticaret erbaplarının bu rekolteye başta imza koymadıklarını, daha sonra ikna edilerek imzalamak zorunda kaldıklarını çok iyi biliyoruz. Çiftçinin parasıyla çiftçiye eziyet edenleri de bu Malatya artık çok iyi tanıdı.
Bugün çiftçiye sorsanız 'Ziraat Odasına aidat veriyorum' der. Peki Borsaya ne verdiğini biliyor mu? Ürettiği ürünün, her şeyin yüzde 2'sini, 3'ünü borsa kesiyor ama çiftçi bunu fark etmiyor. İşte çiftçinin kendi parasıyla, çiftçimize oyun oynuyorlar. Buna da artık yeter diyoruz!"
>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM