Malatya Diyanet-SEN,Toplu Sözleşmeden Memnun Değil Zam Taleplerimiz Karşılanmalı!

Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Engin, Diyanet çalışanlarına yönelik istenilen zam taleplerinin karşılanması talebinde bulundu.Talep edilen zam oranının yüzde 88 civarında olduğunu kaydeden Engin verilen zam oranının çalışanları memnun etmediğini ve sıkıntı yaşandığını söyledi.

YAŞAM - 17-09-2025 17:00

Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Engin, Diyanet çalışanlarına yönelik istenilen zam taleplerinin karşılanması talebinde bulundu. Talep edilen zam oranının yüzde 88 civarında olduğunu kaydeden Engin verilen zam oranının çalışanları memnun etmediğini ve sıkıntı yaşandığını söyledi.

Başkan Mehmet Engin, açıklamasını şu şekilde sürdürdü; “ 8. dönem toplu sözleşmememiz anlaşma sağlanamadığı için, hakem kurulu oy çokluğuyla imzalanmış oldu. Ancak toplu sözleşme beklentilerimizin çok çok altında bir şekilde gerçekleşti. Malum olduğu üzere toplu sözleşme süresi çok kısıtlı. İşçilerde olduğu gibi 60 gün süre yerine, toplu sözleşmenin başlaması ve sürmesinin tamamı 15 gün olarak uygulandı. Bu da ciddi manada sıkıntılı. Hatta sadece bizim 3 kolumuzda yaklaşık 3 bin tane toplu sözleşme için teklif gelmişti. Genel merkezimiz bunları sadeleştirerek yaklaşık 200 maddeye düşürdü. Bu 200 maddenin de 1-2 gün içerisinde çözümlenmesi ya da çözüme kavuşması mümkün değildir.  Dolayısıyla bizim sözleşme talebimiz, tolu sözleşme süresinin işçilerde olduğu gibi en az 6 güne çıkarılması gerekiyor. Çünkü Memur-Sen 11 iş kolunun tamamında yetkili sendika olduğu için dolayısıyla yüzlerce kurumu, tüm Bakanlıkları ilgilendiren maddeler var. Bunların hepsinin kurumlar nezdinde ya da ayrı ayrı Bakanlıklar nezdinde görüşülmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu 60 günlük süre çok kısadır.

Memur-Sen’in bu dönem 2026 yılı için yüzde 88, 2027 yılı için de yüzde 47 oranında zam istemişti. Bununla beraber sosyal haklar noktasında ciddi anlamada talepleri vardı. Ancak bu konudaki taleplerimizin çok azı gerçekleşmiş oldu. Üyelerimizin birçoğunun taleplerini maalesef Kamu İşvereninin katı tutumu nedeniyle imza altına alamadık. Bizim bu yıl için istemiş olduğumuz yüzde 88 zam yerine hükümet yüzde 18, yani Ocak-Temmuz Arasında yüzde 11, Temmuz Aralık ayı arasında da yüzde 7 oranında bir zam teklif edilmiştir. Hakem kurulunda da bu teklif geçmiş oldu.

HAKEM KURULUNUN KARARI KABUL EDİLEMEZ

Hakem kurulu tarafından verilen kararın beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu kaydeden Engin, bu konudaki görüşlerini de ; “ Ancak bu hakem kurulunda sendika olarak biz bu kararın altına imza atmadık. İmza atmamamızın gereği de şudur.  Çünkü verilen zam beklentimizin çok altındadır. Türkiye’de bir enflasyon gerçeği var. Ev kiraları ayyuka çıktı. Piyasada hayat pahalılığı çok fazla. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırının 90 küsur bin TL olduğu bir dönemde, emeklinin 15-16 bin lira, hatta biz memurlarda ortaokul ve lise mezunlarında 22 ile 23 bin lira arasında bir maaş almaktalar. Bu da ciddi manada üyelerimizin yaşı ilerlemiş olmasına rağmen maaşlarının yarının da altına düştüğü için emekli olmalarına engel oluyor. Ayrıca da geçim sıkıntısının had safhaya çıktığı için malasef üyelerimiz emekli olamamaktadır. Bununla beraber Cumhurbaşkanlığı tarafından 2025 yılı aile yılı olarak ilan edildi.  Ancak ailenin geçinebilmesi için bu ekonomik sıkıntı ile ilgili iyileştirme noktasında maalesef çok çok gerilerde kalmış oldu” şeklinde paylaştı.

KURUM SENDİKALARI YASASI DEĞİŞMELİ

Engin, sendikal görüşlerini ise; “Diğer bir mevzu ise 4688 sayılı Kamu Sendikaları Yasasının mutlaka değişmesi lazım. Sebebine gelince, yetkili sendika ile yetkisiz sendika arasında hiçbir fark kalmadı. Bir tanesi alanda koşturuyor, kamu çalışanlarının taleplerini alıyor. Toplu sözleşme dönemlerinde Hükümet ile pazarlık noktasında yüzlerce madde hazırlıyor. Diğeri hiçbir faaliyet yapmadığı halde sendika aidatını çok rahat bir şekilde alıyor. Ancak bu işçilerde şu şekilde oluyor. Ya yetkili sendikaya üye olacak ki sendikal haklardan istifade edebilsin. Ya da dayanışma aidatı adı altında aidat ödemesi gerekiyor ki toplu sözleşmeden istifade edebilsin. Sendikal baraj konusu mutlaka gelmeli. Türkiye’de bir sendika kurulması için 5 kişiden oluşması gereken yönetim kurulunun, bir tek üyesi olan bir sendikaya rastlamıştım. Bir tane üyesi olan bir sendikada aidat alabiliyor. Bu da ciddi manada bir sıkıntıdır. Türkiye’de 17 milyon civarında işçi statüsünde çalışan var.  3 tane işçi konfederasyonu var. Sadece diyanet iş kolunda toplam çalışan sayısı 140 bin civarında ama 28 tane sendika var. Bunların hepsi aidat alıyor. Ancak toplu sözleşmeye katılan 1 tek yetkili sendika var. Yetkili olan ile yetkisiz sendika arasında hiçbir fark yoktur. Aynı haklara ve aynı kazanımlara sahip olabiliyorlar. Dolayısıyla çalışan ile çalışmayan sendika arasında bir fark olmalı” şeklinde aktardı.

SEVİYE TESPİT SINAVI KALDIRILMALI

Kazanılmış sınavların ardından yer değişmelerde ve atamalarda seviye tespit sınavları yapılmasına anlam veremediklerini belirten Engin, bu konudaki sendikal taleplerini ise; “Diğer bir konu ise Türkiye’nin hiçbir kurumunda olmayan bir durum. Örneğin, bizim kadrolu olarak çalışan Kur’an kursu hocalarımız, İmam-Hatip ve müezzinlerimiz bir camiden başka bir camiye veya Kur’an kursuna gidebilmesi için mutlaka seviye tespit sınavı şartı aranıyor. O sınava girmek zorunda. Ancak bu konu başka hiçbir kurumda yoktur. Bu da sadece bizim kuruma has bir durum. Bu durumun da ivedi olarak çözülmesi lazım. Bu sınav mutlaka iptal edilmeli. O sınav da yetmiyor her ay münhal bulunan camiler için bazı hocaların sınava alınması gerekiyor. O sınava hocalarımız katılacaklar. Bu da çalışanların özgüvenini zedeliyor. Bu durumun da ivedilikle kaldırılması gerekiyor. Milli Eğitim Bakanlığında çalışan bir öğretmen nasıl ki sınav sistemi ile geliyorsa, bizim duruma da puanlama sistemi getirsinler. Okul, Eğitim, Aile durumu, hizmet yılı diğer şartlar ve mazeret dikkate alınarak A camisinden B camisine gidebilmelerinin önü açılmalı, bu sınav garabetine de son verilmelidir” şeklinde aktardı.

Günün Diğer Haberleri