Malatya Kayısı Sektörü Yapısal Sorunlarla Boğuşuyor

BİLSAM tarafından hazırlanan ve sektörün önde gelen isimlerinin katkı sunduğu “Kayısının Gelecek Stratejileri Raporu” kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, Malatya kayısı tarımının dünya liderliğine rağmen uzun yıllardır çözülemeyen üretim, organizasyon ve yönetim sorunlarıyla yüzleştiği vurgulandı

MALATYA HABERLERİ - 14-05-2026 17:53

Dünya kuru kayısı üretim ve ihracatında lider konumdaki Malatya’da sektör, küçük ölçekli aile işletmeleri, parçalı arazi yapısı, yaşlanan bahçeler ve iklim değişikliğinin artırdığı don riski gibi kronikleşmiş sorunlarla karşı karşıya. BİLSAM’ın hazırladığı “Kayısının Gelecek Stratejileri Raporu”, uzun yıllardır tekrar eden bu yapısal sıkıntılara dikkat çekti.

BİLSAM tarafından hazırlanan ve sektörün önde gelen isimlerinin katkı sunduğu “Kayısının Gelecek Stratejileri Raporu” kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, Malatya kayısı tarımının dünya liderliğine rağmen uzun yıllardır çözülemeyen üretim, organizasyon ve yönetim sorunlarıyla yüzleştiği vurgulandı. Bu sorunların, belirli dönemlerde yaşanan olağanüstü iklim olaylarıyla daha görünür hale geldiği, ancak esasen kronik yapısal eksikliklerden kaynaklandığı belirtildi.

Rapora göre Malatya’da kayısı üretimi, uzun yıllardır küçük ölçekli aile işletmelerine dayalı ve parçalı arazi yapısı üzerinde yürütülüyor. Bu yapı, geçmişten günümüze büyük ölçüde değişmeden devam ederken, modern tarım tekniklerinin uygulanmasını, mekanizasyonun artırılmasını ve üretimde standartlaşmayı tarihsel olarak zorlaştırıyor. Özellikle 2000’li yılların başından itibaren sıklaşan don olaylarıyla birlikte, rüzgâr makineleri, ısıtma sistemleri ve sisleme gibi donla mücadele tekniklerinin küçük işletmeler için ekonomik olarak erişilemez olduğu net biçimde ortaya çıktı. Bu durum, riskin tamamen bireysel üreticilerin omuzlarına binmesine ve kolektif çözüm mekanizmalarının gelişememesine yol açtı.

Raporda ayrıca mevcut bahçelerin önemli bölümünün yaşlı ağaçlardan oluştuğu kaydedildi. Yenileme ve gençleştirme yatırımlarının sınırlı kalması, hem verimi hem de kaliteyi olumsuz etkiliyor. Nitekim 1960’lardan beri her 10 yılda yüzde 100-200 oranında artış gösteren kuru kayısı üretimindeki büyüme, son 15 yılda yüzde 2-3 seviyesine geriledi.

ÜRETİCİ YAŞLANIYOR

Kayısı üreticilerinin yaş ortalamasının yüksekliği de raporun öne çıkan bir diğer yapısal sorunu. Genç nüfusun tarıma ilgisinin azalması, yenilikçi uygulamaların benimsenmesini engelliyor. Geleneksel bilgi birikimi güçlü olsa da bu bilginin iklim değişikliği, dijital tarım ve modern risk yönetimi yaklaşımlarıyla bütünleştirilemediği vurgulandı. 2014 ve 2020 don olaylarından sonra yeniden yapılanma süreçlerinde bilimsel önerilerin sahaya yeterince yansıtılamaması, bilgi transfer mekanizmalarının zayıflığını gözler önüne serdi.

DON ZARARI SONRAKİ YILLARIN ÜRETİMİNİ DÜŞÜRÜYOR

Malatya kayısı üretimi, kalite ve pazar bilinirliği açısından büyük avantaj sağlayan ancak erken çiçeklenme özelliği nedeniyle don riskine son derece hassas sınırlı sayıda kurutmalık çeşide dayanıyor. Bu yapı, sektörün kırılganlığını artırıyor. 2004, 2010, 2014, 2020 ve 2025 yıllarında yaşanan ilkbahar geç donları, erken çiçeklenen çeşitlerin yaygınlığının ne kadar büyük bir risk oluşturduğunu gösterdi. Özellikle şiddetli donlarda rekoltedeki sert düşüşler, sadece o yılın üretimini değil, sonraki yılların ağaç sağlığını ve verim potansiyelini de olumsuz etkiliyor.

Son 20 yılda don olaylarının sıklığı ve şiddeti belirgin şekilde arttı. 2014 ve 2025 gibi yıllarda yaşanan yaygın donlar, neredeyse tüm bölgeyi etkileyerek üretimi ciddi oranda düşürdü, ihracat miktarlarını azalttı ve bazı pazarlarda Malatya kayısısının tedarik sürekliliği sorgulanır hale geldi. Bu gelişmeler, don riskinin yalnızca tarımsal değil, aynı zamanda ticari ve stratejik bir sorun olduğunu ortaya koydu.

GELİR İSTİKRARSIZLIĞI VE MALİYET BASKISI

Raporda rekolte-fiyat ilişkisine de geniş yer verildi. Yüksek rekolteli yıllarda fiyatların düştüğü, don yıllarında ise yükseldiği ancak bu artışın çoğu zaman üretici gelirlerini telafi etmediği belirtildi. 2014 ve 2020 don yıllarında fiyatlar artsa da üretimdeki sert düşüş nedeniyle üreticiler ciddi gelir kaybı yaşadı. Yüksek rekolteli yıllarda ise fiyatların gerilemesi maliyetleri karşılamayı zorlaştırdı. Bu döngü, sektörde gelir istikrarsızlığını kronik hale getirdi.

Gübre, enerji, sulama ve işçilik gibi girdi maliyetlerindeki artış da üreticilerin sektörde kalma motivasyonunu zayıflatıyor. Girdi kullanımında bilimsel planlamanın yaygınlaşmaması, maliyetlerin etkin yönetimini engelliyor. Hasat sonrası süreçlerde ise kurutma yöntemlerindeki farklılıklar, standartlaşmamış sülfürleme uygulamaları ve yetersiz depolama koşulları, ürün kalitesinde dalgalanmalara ve ekonomik kayıplara yol açıyor.

Rapor, Malatya kayısı sektörünün bu yapısal sorunları çözmeden gelecekteki rekabet gücünü koruyamayacağına işaret ediyor. Uzmanlar, arazi toplulaştırması, genç üretici teşviki, çeşit yenileme, don riskini azaltacak teknolojik yatırımlar ve hasat sonrası standartların yükseltilmesi gibi adımların acilen atılması gerektiğini vurguluyor.

>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

Günün Diğer Haberleri