Malatya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Taneli, kırmızı et sektöründe yaşanan fiyat adaletsizliğine isyan etti. Üreticide karkas et fiyatının kilo başına 150 TL birden düşerek 550 TL'ye gerilediğini ancak bu indirimin kasap ve market reyonlarına yansıtılmadığını öne süren Taneli, "Pastayı sadece 3-5 aracı paylaşıyor. 16 yıldır bu görevdeyim, üreticide fiyat ne zaman düşse tezgâhta 1 lira bile inmediğini gördüm. Devlet acilen takip sistemi kurmalı ve denetim yapmalıdır" dedi. Taneli, piyasanın komisyonculardan arındırılması için üreticiden halka doğrudan satış gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'de hayvancılık sektörünün en büyük çıkmazlarından biri olan "üretici ile tüketici arasındaki fahiş fiyat makası" Malatya’da yeniden gündeme taşındı. Malatya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Taneli, kırmızı et piyasasındaki son gelişmeleri ve üreticilerin karşı karşıya kaldığı büyük haksızlığı çarpıcı verilerle ortaya koydu. Karkas et fiyatlarında son dönemde yaşanan rekor düşüşe rağmen tüketici fiyatlarının sabit kalmasına sert tepki gösteren Taneli, devletin acilen piyasayı denetleyen etkin bir takip sistemi kurması gerektiğini vurguladı. Sektördeki haksız kazanç zincirinin hem üreticiyi hayvancılıktan soğuttuğunu hem de vatandaşı pahalı et yemeye mahkum ettiğini belirten Taneli, Et ve Süt Kurumu'na da sahaya inme çağrısında bulundu.
"KARKAS ETTE 150 LİRALIK DÜŞÜŞ TEZGAHA YANSIMADI"
Karkas et fiyatlarında son yılların en büyük gerilemesinin yaşandığını ifade eden Birlik Başkanı Mehmet Taneli, bu düşüşün piyasadaki dengesizliği bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi. Taneli, süreci şu sözlerle özetledi:
"Karkas et fiyatları daha önce kilo başına 700 TL seviyelerine kadar yükselmişti. Şu anda ise ciddi bir gerilemeyle 550 TL'ye kadar düştü. Kilo başına 150 liralık bu düşüş, son yıllarda eşi benzeri görülmemiş derecede büyük bir rakamdır. Eğer kasaplar ve zincir marketler bu indirimi vicdanlı bir şekilde tezgahlara yansıtmış olsaydı, bugün vatandaşımız çok daha ucuz et yiyebilecekti. Biz de 'Zarar ediyoruz ama hiç olmazsa vatandaşımız ucuz et yiyor, analarının sütü gibi helal olsun' der, sineye çekerdik. Ancak ne markette ne de kasapta et fiyatları 1 lira bile inmedi. Bu durum içimizi acıtıyor."
"ARACILAR KAZANIYOR, ZARAR HEP ÜRETİCİYE YAZILIYOR"
Sektörde üreticinin emeğinin aracılar tarafından sömürüldüğünü belirten Taneli, geçmişteki kasaplık kültürü ile bugünkü fahiş kâr hırsı arasındaki farka dikkat çekti:
"Benim bildiğim eskiden kasabın kârı sakatattı; yani hayvanın derisi, kellesi, paçası ve işkembesi kasaba kalırdı, kârı oradan çıkardı. Şimdi ise durum çok başkalaştı. 300-350 kilo gelen bir hayvandan 'yağsız kesim' adı altında ortalama 25-30 kilo yağ gidiyor ve bu değerli yağın bedeli üreticiye ödenmiyor. Buna rağmen aracılar ve komisyoncular yağda kilo başına 150 lira fazladan kazanmaya devam ediyor. Üretici bu büyük haksızlığa nasıl dayansın? Biz devlet değiliz ki bu devasa lobilere ve ekonomik güce karşı tek başımıza durabilelim. Bu çarpık düzenden ne üreten çiftçi ne de tüketen vatandaş faydalanabiliyor; tüm kâr sadece aradaki komisyoncuların cebine giriyor."
"16 YILDIR AYNI TABLO: İNSANLAR HAYVANCILIKTAN SOĞUYOR"
2010 yılından beri Malatya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanlığı görevini yürüttüğünü hatırlatan Mehmet Taneli, sektördeki denetimsizliğin kronik bir hal aldığını vurguladı. Uzun yıllara dayanan tecrübesine dayanarak yetkililere seslenen Taneli, şöyle devam etti:
"Tam 16 yıldır bu birliğin başkanlığını yapıyorum. Bu süreçte net olarak gördüğüm tek bir kural var: Üreticide fiyat ne kadar düşerse düşsün, kasapta ve markette fiyatlar asla aşağı inmiyor. Zarar her zaman, her koşulda üreticiye yazılıyor. Bu sürdürülemez durum artık insanları hayvancılık yapmaktan, üretmekten tamamen soğutuyor. Ahırlar boşalıyor, insanlar her geçen gün sektörden çekiliyor."
"DOĞADAN BEREKET FIŞKIRDI AMA PASTAYI 3-5 KİŞİ PAYLAŞIYOR"
Bu yıl iklim koşullarının ve yağışların tarım ile hayvancılık açısından son derece elverişli gittiğini ifade eden Taneli, doğanın sunduğu bu bereketin fahiş kâr hırsları yüzünden heba edildiğini söyledi:
"Çok şükür bu sene yağışlarımız çok iyi gitti, meralarımız ve ekinlerimiz güzel oldu. Allah toprağımıza büyük bir bereket verdi. Ancak ne yazık ki bu doğal bereketten ne tüketici faydalanabiliyor ne de biz üreticiler. Ortadaki bu devasa pastayı sadece 3-5 tekelci aracı paylaşıyor. Bizim tek gayemiz, devletimizin bu konunun üzerinde ciddiyetle ve kararlılıkla durmasıdır. Sektör artık kontrol edilebilir olmaktan çıktı, çok başkalaştı. Bu nedenle Et ve Süt Kurumunun derhal aktif bir şekilde devreye girmesi, üretici birliklerini desteklemesi ve doğrudan üreticiden tüketiciye ulaştırılacak alternatif satış alanlarının oluşturulması gerekmektedir. Devletin bu piyasayı doğrudan denetlemesinden başka hiçbir alternatif yol kalmamıştır.">>MEHMET TURAN ÇİĞDEM