Meclis Başkanı Kurtulmuş Malatya’da Terörsüz Türkiye Projesini Değerlendirdi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katılmak üzere geldiği Malatya’da çok önemli değerlendirmelerde bulundu.

MALATYA HABERLERİ - 06-11-2026 16:06

Geçmişteki 50 yıllık süreçte merhum Özal, Erbakan, Demirel, Ecevit ve Cumhurbaşkanı Erdoğan dönemlerinde de çözüm adımlarının atıldığını ancak terör ve savaş baronlarının engelleriyle karşılaşıldığını hatırlatan TBMM Başkanı Kurtulmuş, bugün bu adımların atılabilmesinin arkasındaki en temel etkenin "devlet aklı ile millet vicdanının buluşması" olduğunu söyledi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katılmak üzere geldiği Malatya’da çok önemli değerlendirmelerde bulundu. Depremzede kentin yeniden ayağa kalkışındaki büyük gelişmeye dikkat çeken Kurtulmuş, Türkiye'nin birinci asrının en ağır sorunu olan terör meselesini çözmek için hayata geçirilen "Türkiye Modeli"nin detaylarını paylaştı. Kurtulmuş, "Birinci göz de, üçüncü göz de bizatihi milletin kendisidir; Meclis’tir. Bu proje, Cumhuriyetimizin birinci asrının en yakıcı sorununu bitirirken, ikinci asrının da en önemli projesi olacaktır" dedi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Turgut Özal Kongre Merkezi’nde düzenlenen İnönü Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde akademisyenlere, öğrencilere ve Malatyalılara hitap etti. Konuşmasında hem Malatya’nın deprem sonrası kat ettiği mesafeye hem de Türkiye’nin önündeki en kritik dönüm noktası olan terörsüz Türkiye sürecine ve "Türkiye Modeli"ne geniş yer ayırdı.

"MALATYA'NIN MODERN BİR ŞEHRE DÖNÜŞTÜĞÜNÜ GÖRMEKTEN BÜYÜK MEMNUNİYET DUYUYORUM"

İnönü Üniversitesinin 32 bini aşan öğrencisi ve tıp başta olmak üzere gerçekleştirdiği öncü atılımlarla Türkiye'nin köklü ve yerleşik üniversitelerinden biri haline geldiğini belirten TBMM Başkanı Kurtulmuş, deprem sonrasında Malatya'da yaşanan büyük yıkımı yakından bildiğini ifade etti. Bugün geldiğinde duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, şunları söyledi: "Bugün geldiğimde de şunu artık övünerek ifade edebiliriz ki bu hepinizin gücü, Türkiye'nin gücü, 86 milyonun gücü, o büyük yıkıntılarda tahrip olmuş Malatya'da bugün artık modern bir şehir haline doğru, yenilenmiş bir Malatya'ya doğru hızla gelişim kaydedildiğini görmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum."

Depremlerin ardından kısa bir süre içerisinde şehirlerin ayağa kalkmasının büyük bir başarı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, afette hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet diledi.

"CUMHURİYETİMİZİN BİRİNCİ ASRININ EN AĞIR SORUNUNU GERİDE BIRAKIYORUZ"

Konuşmasının ana eksenini "Terörsüz Türkiye" sürecine ve bu sürecin mimarisi olan "Türkiye Modeli"ne ayıran Kurtulmuş, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk asrında en çok bedel ödeten meselenin terör olduğunu hatırlattı. Ülkenin 2,3 trilyon doların üzerinde ekonomik kayba uğradığını, binlerce şehit verildiğini ve milletin umutlarının hedef alındığını belirten Kurtulmuş, bu karanlık dönemin geride bırakılmaya başlandığını vurguladı. Malatya’nın da geçmişte terörden ve toplumsal çatışmalardan ağır yaralar aldığını ifade eden Kurtulmuş, "Malatya da nasibini almış olan illerden birisidir. Bu memlekette sadece PKK terör örgütü üzerinden değil, terör ve çatışma baronlarının bu memlekette Alevi-Sünni, sağ-sol çatışmaları üzerinden de ülkemize ne ağır bedeller ödettiğini hepimiz gayet iyi biliyoruz" diyerek iç cephenin tahkim edilmesinin önemine dikkat çekti.

"TÜRKİYE MODELİ’NİN ALTI TEMEL ÖZELLİĞİ"

Kendi birikimlerimiz üzerinde yükselen ve başka başkentlerin reçetelerine itibar etmeyen "Türkiye Modeli"nin altı temel alamet-i farikası olduğunu belirten Kurtulmuş, bu özellikleri şu başlıklar altında sıraladı:

1.            Milli Bir Model Olması: Başka başkentlerde hazırlanan planların değil, tamamen Türkiye’nin kendi dinamiklerine ve öz güvenine dayanan bir süreç olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, modelin dış müdahalelerden bağımsız yürüdüğünü kaydetti.

2.            Dar Parti Siyasetinin Dışında Olması: Bu meselenin bir ya da birkaç partinin siyasi projesi olmadığını, 86 milyonun ortak meselesi ve milli bir mutabakat alanı olduğunu ifade etti.

3.            Üçüncü Gözün Olmaması: Dünyadaki çatışma çözüm süreçlerinden farklı olarak Türkiye modelinde aracı veya murakıp "üçüncü bir göz" bulunmadığını belirten Kurtulmuş, "Birinci göz de, üçüncü göz de bizatihi milletin kendisidir; milletin temsilcisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir" dedi. Meclis bünyesinde kurulan komisyonun şeffaf bir müzakere ortamı yarattığının altını çizdi.

4.            İç Huzuru Komşu Ülkelerin Selametinden Ayırmamak: Bölgedeki barışın Türkiye'nin güvenliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu, Suriye ve Irak başta olmak üzere komşu coğrafyalarda kalıcı huzurun tesis edilmesinin öncelik olduğunu dile getirdi.

5.            Bölgesel Gelişmelerin Türkiye’nin Lehine Olması: Suriye ve Irak’taki entegrasyon süreçlerinin ve terör unsurlarının silahsızlanma iradesinin bölgesel istikrara katkı sunduğunu ifade etti.

6.            Farklılıkları Zenginlik Vesilesi Saymak: "Türk’ün gururunu, Kürt’ün onurunu esas almayan hiçbir gelişme sonuç alamaz" diyen Kurtulmuş, Türk’ün de Kürt’ün de istikbalinin ortak olduğunu ve aralarındaki bağın koparılamayacağını vurguladı.

"DEVLET AKLI İLE MİLLET VİCDANI İLK DEFA BULUŞTU"

Geçmişteki 50 yıllık süreçte merhum Özal, Erbakan, Demirel, Ecevit ve Cumhurbaşkanı Erdoğan dönemlerinde de çözüm adımlarının atıldığını ancak terör ve savaş baronlarının engelleriyle karşılaşıldığını hatırlatan Kurtulmuş, bugün bu adımların atılabilmesinin arkasındaki en temel etkenin "devlet aklı ile millet vicdanının buluşması" olduğunu söyledi. Konuşmasını iki çarpıcı örnekle somutlaştıran Kurtulmuş, şunları paylaştı: "Meclis’teki komisyon çalışmaları sırasında gazi derneklerini temsil eden bir arkadaşımız gözünü kaybeden gazi olmasına rağmen, 'Bir daha bu ülkenin insanları ölmesin, anneler ağlamasın diye bu sürece sonuna kadar destek veriyorum' dedi. Yine Konya'da ampute edilmiş bacağıyla karşımıza çıkan bir gazimiz, 'Gabar’da mayına bastım ve gazi oldum. İstiyorum ki artık o dağlar terörün kol gezdiği yerler olmasın' dedi. İşte millet vicdanı budur. Kendisi bedel ödemiş olmasına rağmen başkalarının bedel ödemesine razı olmayan bu yüce vicdan, devlet aklıyla birleşerek sürece dev bir ivme kazandırmıştır."

MECLİS'TE 467 OYLA TARİHİ MUTABAKAT

Sürecin yasal altyapısına da değinen Kurtulmuş, Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin ve milletvekillerinin üstün bir performans sergilediğini belirtti. 2026 yılının Ağustos ayında Meclis’te kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" un 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildiğini hatırlatan Kurtulmuş, bu rakamın sadece bir sayı değil, millet vicdanının devlet aklına yansıyan ortak iradesi olduğunu kaydetti.

PROVOKASYONLARA VE TEHLİKELİ SÖYLEMLERE KARŞI UYARI

Sürecin başarıya ulaşmasını istemeyen iç ve dış odakların, savaş ve terör baronlarının olası provokasyonlarına karşı herkesin uyanık olması gerektiğini belirten Kurtulmuş, üniversitelere ve medya mensuplarına büyük sorumluluk düştüğünü ifade etti. Ayrıca yeni dönemde dil kullanımına azami özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, şu ikazda bulundu: "Artık Türkiye’de hiç kimse ayrılıkçılık konusundaki siyasi fikirlerini güncelleyerek milletin karşısına çıkamayacaktır. Ancak ayrılıkçı söylem kadar tehlikeli olan bir başka söylem de ayrımcı söylemdir. Herhangi bir etnik kökeni, mezhebi veya kesimi ötekileştiren, küçük gören dil en az ayrılıkçı dil kadar zehirlidir. Bizim medeniyetimizde Mevlana'nın, Yunus'un, Ahmed-i Hani'nin, Feqiyê Teyran'ın öğrettiği kardeşlik ruhu hâkimdir. Türk'ün de Kürt'ün de mayası birdir. Bize ne ayrımcılık yakışır ne de ayrılıkçılık!"

>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

Günün Diğer Haberleri