Resen Atamalara ve Mülakatlara Karşıyız

Memur-Sen Malatya Temsilcisi ve Eğitim Bir Sen Malatya 1 Nolu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez 14 Kasım tarihi itibarıyla 20 bin öğretmenin tercih sürecinin başladığını hatırlatarak, mülakat uygulamasının adaletsizlik olduğuna dikkat çekti. 

EĞİTİM - 14-11-2024 07:40

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 20 bin öğretmen ataması yapılacağına dair yapılan açıklamaların ardından bu öğretmenlerin tercih maratonu başladı.Tercih sonuçları 23 Kasım Tarihinde kamuoyuna açıklanacak.1 Temmuz 2024 tarihinden itibaren başlayan sözlü sınavların yapılış şekli ve bu konuda oluşan tereddütler karşısında sendikalar sürece tepki gösteriyorlar.

Mülakatlarda hakkaniyet ne kadar var

Bakanlığın mülakatlar konusunda ısrarcı olduğunu dile getiren Hüseyin Söylemez, “Gündem yoğun olmakla birlikte haftanın 2 önemli gündem var. 14 Kasım tarihi itibarıyla 20 bin öğretmenin tercih süreci başlıyor. Sonuçlar 23 Kasım tarihinde belli olacak. Ancak bu güne kadar gelinen süre içerisindeki zamanı ve süreci değerlendirmek gerekiyor. Yaklaşık 4 ay önce yani 1 Temmuz 2024 tarihinde bu mülakatlar yapıldı.  Maalesef sonuçlar 4 ay boyunca açıklanamadı. Sebebine gelince mahkemelik bir durum söz konusu oldu. Milli Eğitim bakanlığı bu yıl mülakatlarda ısrarcı davranmaya başladı. Mülakatların 45 dakika içerisinde mülakat gibi yapılacağına dair bir söylem gerçekleştirildi. Ancak biz biliyoruz ki bu memlekette hiçbir mülakat, hakkaniyetli bir şekilde olamaz.” 
Mülakatlar adaletsizliktir
Söylemez, açıklamasını; “Mülakat sürecini de kimin yönettiğinin hiçbir hükmü yoktur. Sendika olarak Milli Eğitim Bakanlığına ısrarımız, net olarak söyleyeyim hemen hemen tüm sendikalar, hiç kimse mülakatları savunmadı. Yetkili sendikanın mülakatların yapılmaması yönündeki söylemlerinin dikkate alınmaması bu süreci tıkadı. Yaklaşık 4 buçuk aydır bu sürecin tıkanma sebebi Milli Eğitim Bakanımızın mülakatlar konusundaki ısrarıydı. 45 dakikalık mülakatların, 45 dakika içinde net bir şekilde, güvenilir bir şekilde yapıldığı, ya da bu konudaki ölçeğin tam uygun bir ölçek olduğuna dair herhangi bir emare olmadığı gibi, 20 ilde yapılan mülakat sonuçlarına bakıldığında ise birçok ilin mülakat komisyonlarının farklı bir eylem içerisinde olduğu, kimisinin aynen KPSS puanlarını vermek, yuvarlamak tercihinde bulunduğu görüldü.  Kimisinin de 5 puan, kimisinin 8 puan, kimisinin 10 puana kadar yüksek puan verildiğine maalesef şahit olduk. İller arasında bir birliktelik olmadığı gibi, branşlar bazında da yine aynı sıkıntıyı yaşamış olduk. Hatta bundan 1 ay kadar önce mülakat sonuçları yanlışlıkla açıklanıp, tekrar kapatıldı. Burada da bir soruşturma süreci ortaya çıktı. O gün açıklanan sonuçlara bakıldığında açıklanan kişilerin ciddi manada sıralamalarının değiştiğine şahit olunduğu için bu noktada birtakım soruşturmalar da yapıldı. Bakanlık yargı sürecini bekleyerek, aslında bu mülakatların doğru olup olmadığını açıklamadan bu süreci bekledi. Evet, yargı şöyle bir şey söyledi. Mülakat yapılabilir. Ama bakanlık bunu doğru algılamaya ve algılatmaya çalışıyor. Bu yanlış bir söylem. Yapılan mülakatların sonuçlarına baktığımızda, bu gün herhangi bir branşta KPSS puanına göre atama kontenjanı içinde olan arkadaşlarımızın bir kısmının sıralamanın dışına çıkarıldığı, sıralamanın dışında olan bazı kişilerin yüksek puan alarak bu sıralamanın içinde olduğuna şahit olduk. Bu bir adaletsizliktir. Bu bir hukuksuzluktur. Bu bir güven kaybıdır” şeklinde sürdürdü. 
Bizden Olsun,çamurdan olsun anlayışı yanlıştır
Yaklaşık 33 yıldır çalışan bir öğretmen olarak, çeşitli hükümetler döneminde ve bu hükümetin çeşitli bakanları döneminde takip ettiğimiz kadarıyla eski dönemlerde siyasi görüşler öne çıkıyordu. Memleket bu noktada bizden olsun, ne olursa olsun söylemleri bu memlekette her dönem yapıldı. Biz normal şartlar altında bunun doğru olmadığını düşünüyoruz. Ama bu gün geldiğimiz noktada birçok yerde neredeyse bunu arayacak duruma geldik. Artık siyasi görüşten ziyade, kimin kime ulaştığı, kimin, kimin adamı olduğu acı gerçeğiyle karşı karşıya kaldık. Bu sadece mülakatlarda değil genel anlamda, artık bizden olsun, çamurdan olsun, anlayışı yanlış bir anlayış olsa bile neredeyse onu arayacak duruma geldik. 
Öğretmen alım kontenjanları çok düşük
Biz, 500 bin civarında atama bekleyen bu öğretmen adayının içinden, zaten çok kısıtlı 20 bin civarında bir kontenjan ayrılmış.  500 bin kişinin içerisinden ortalama 20 binin içerisine girmek için rakiplerinizin yüzde 96’sını elemeniz gerekiyor. 2 yıl KPSS’ye gitmiş, Fakülte bitirmiş, fakir fukara çocuklarının, kim olursa olsun, bu kadar emek verip KPSS’den sıralamaya girmiş olan birilerini tedirgin edip bu sıranın dışına çıkarılmasının uygun olmadığı kanaatindeyim. Maalesef şu anda geldiğimiz nokta budur. Sonuçlara itiraz edildi. Sonuçlar şu anda KPSS'ye göre branş bazında sıralamayı dahi bakanlık vermedi. Yarından itibaren o sıralamayı öğrenci, öğretmen adayı görebilecek. İşin acı tarafı da hala bu öğretmen adayı arkadaşlarımız da belli bir süre bekletip küçük bir maaşla çalıştırmayı düşünmeleri de ayrı bir handikap.  Bugün itibarıyla henüz sıralama açıklanmadığı gibi yarından itibaren açıklanacak sıralamada da itiraz etmeyen arkadaşlarımızın da bir takım pişmanlıkları söz konusu olacak. Gerçi itiraz edenler de, şu an itiraz edenlere gelen cevaplar şablon şeklinde. Yapılan incelemede herhangi bir maddi hata görülmemiştir şeklinde bir cevapla geçiştiriliyor. Ama şunu çok iyi biliyor ki, Türkiye'de kim olursa olsun bu mülakatlarda hukuksuzluk var. Bu mülakatlarda adaletsizlik var. Bu mülakatlarda kul hakkına girme söz konusudur. 
Tercihler dikkatli yapılmalı
Arkadaşlarımıza tavsiyemiz yine de tercihlerini yaparken mutlaka 41. tercihi yani Türkiye'nin herhangi bir yerini mutlaka tercih etsinler. Bu memleketin bize ihtiyacı var. Yani sadece il bazında kalmasınlar. Tercihler bazında şuraya şuraya yerleşeceğimden ziyade bütün tercihlerini kendilerine göre en olumlu yerden başlayarak, sona doğru giderken son tercih olarak da Türkiye'nin herhangi bir yerine girebileceklerine ait tercihleri yapmaları kendileri açısından, hem de bizi bekleyen çocuklar açısından kıymetli. İkinci bir konu daha var şu an gündemde. Özellikle   deprem bölgesinde şu anda norm fazlası olup ve resen atamaya, yani kendi isteği dışında atamaya zorlanan bir durum söz konusu. Bizlerin İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ve Bakanlıkla yaptığımız görüşmelerde 4 deprem ilinin bundan muaf tutulması gerektiğiyle ilgili genel merkezimizin yazışmaları da olmasına rağmen Bakanlık bu konuda yine diretti. 
Deprem yaşamış illerde atamalar daha dikkatli olmalı
Yine şu anda norm fazlası öğretmenlerin resen atanmasıyla ilgili işlemler Malatya'da da başlatılmış durumda. 4 aşamada bu söz konusu. Birinci ve ikinci aşama yapıldı. Birinci aşama ilçe içerisinde norm fazlası öğretmenleri isteğe bağlı yer değiştirmesi ile yapıldı. Akabinde ilçe içerisinde resen atama da yapıldı. Bu normal şartlar altında doğru bir olay. Fakat Malatya gibi bir yerde, şu anda okulların sürekli yer değiştirdiği, normların sürekli öğrenci sayılarının değiştiği, normların sürekli güncellendiği ve bugün norm fazlası dediğiniz öğretmenin yarın okulu yapıldığında, konteynerden öğrenciler tekrar eski yerine taşındığında, yine ihtiyaç olacağı bir dönemde böyle bir çalışmanın, Malatya, Adıyaman, Maraş ve Hatay bölgelerinde doğru olmadığı kanaatindeyiz. Aksi halde normalde ilçe içi resen atama, bekleyen öğrenciler açısından uygundur. Buna rağmen bu yapıldı. Belki şu ana kadar tolere edilebilir. 
İl geneli resen atamalara karşıyız
Ancak üçüncü aşamada il geneli isteğe bağlı yapılacak. Burada da bir sıkıntı yok. Ancak dördüncü aşama il geneli resen atama, yani merkezdeki bir öğretmeni bugün kalkıp dış ilçelerden birine zorla göndermenin hem hukuksuz olduğu, hem haksızlık olduğu, hem de çalışma barışını bozduğu gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu noktada İl Milli Eğitim ve Bakanlığımızı bu dördüncü aşamayı yapmaması noktasında uyarıyoruz.  İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz bu konuda Malatya'nın durumunu bildiği için anlayışlı. Ancak, Bakanlığın zorlaması halinde yapmak zorunda olduklarını belirtiyorlar. Ben bunu mazeret olarak kabul etmiyorum.Sonuçta valiliğin inisiyatifinde olan bir resen atamanın Bakanlığın bu konuda ikna edilerek yapılmaması noktasında baskı kurulması gerektiriyor. Biz de yapılmamasından yanaydık. Fakat ‘bakanlık zorladı’ cümlesini biz mazeret olarak kabul etmiyoruz. Ve bunun yapılması halinde her türlü eyleme hazır olduğumuzun da bilinmesini istiyoruz.”dedi

Günün Diğer Haberleri