Şehir Geriye Gidiyor! “Ekonomik Daralma Beklenenden Daha Büyük”

Asrın Felaketini yaşayan Malatya’da Kent Konseyi’nin düzenlediği Deprem Nedenli Göçün Malatya Ekonomisine Etkisi Çalıştayı, Sanat Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirildi.

GÜNCEL - 26-06-2025 16:39

Asrın Felaketini yaşayan Malatya’da Kent Konseyi’nin düzenlediği Deprem Nedenli Göçün Malatya Ekonomisine Etkisi Çalıştayı, Sanat Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Kent Konseyi Sekreteri Hasan Batar, Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu’nun katıldığı programda deprem sonrasında yaşanan göçün şehirdeki üretimi ve ticareti nasıl etkilediği konuşuldu. Programda konuşan Sadıkoğlu, “Ekonomik daralma beklenenden daha büyük.” dedi.

Malatya Kent Konseyi Genel Sekreteri Hasan Batar, “Malatya Kent Konseyi olarak yapmış olduğumuz bu çalışmalarda biz genelde şehrin ortak aklını, şehrin yararına bir araya getirmek konusunda bir gayretin içerisinde olmak istiyoruz ki bu aslında Malatya Kent Konseyi'nin en önemli misyonu. Malatya'yı tarihsel, kültürel manada önemsiyoruz, bir aidiyet bilincimiz var. Bu aidiyeti daha kuvvetli, daha kaim hale getirebilmek açısından da bizim Malatya'nın sosyal, kültürel, aynı zamanda ekonomik hayatını da canlı tutmamız gerekiyor ki bu şehir daha da önemli bir yere ulaşmış olsun. Malatya Kent Konseyi, şehir yararına her türlü çalışmanın yanında. Sizlerden gelecek görüş ve önerileri biz hem bürokrasiyle hem siyasal aktörlerle, hem yerel yöneticilerimizle paylaşarak bir konsensüs, bir farkındalık oluşturmak için gayret gösteriyoruz.” dedi.

“GERİYE GİDİŞ SÖZ KONUSU”

Verilen göçün nitelikli kesimden yaşandığının altını çizen Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, “Şehrin çok nitelikli bir göçle karşı karşıya olduğunu, bunun dışında da niteliksiz bir göç aldığını her fırsatta ifade ediyoruz. Tabi bununla ilgili alınması gereken önlemleri de her fırsatta, her platformda kendi alanımızla ilgili de ifade etmeye çalışıyoruz. Malatya lokasyon olarak, coğrafya olarak belki liman kentlerine uzak olmasının yarattığı büyük sebepten dolayı da biliyorsunuz sanayi kenti olma konusunda çok fazla ilerleme gösteremiyor. Tabii bunun dışında da çok önemli etkenler, sebepler var. Türkiye'de yaşadığımız son zamanlardaki, özellikle ekonomik krizin yarattığı mali disiplinin getirdiği zorluklarla beraber de şehirde özellikle bu manada ciddi anlamda bir geri dönüş söz konusu, geriye gidiş söz konusu.” ifadelerini kullandı.

“KAYISININ ETKİSİ TAHMİN EDİLDİĞİNDEN DAHA BÜYÜK”

“Şehir sadece bir tarım ürününün merkezini oluşturduğu ekonomik bir eksenin dışına çıkmak zorunda.” Diyen Özcan, “Bu anlamda çok daha yoğun çalışmak gerekiyor. Bir zirai donun bir şehirde nasıl bir ekonomik travma yarattığını hep beraber şu anda müşahede ediyoruz, görüyoruz. Demek ki kayısı şehrin ekonomisinin ve geleceği açısından bizim tahmin ettiğimizin dışında daha büyük bir alanı işgal etmiş oluyor. Buradan biraz daha şehri aslında bir sanayi kenti yapma anlamında işte 3. Organize sanayi bölgesini belki tamamlamaya çalışıyoruz. Bir taraftan iki tane yeni organize sanayi kuruluyor. Göçün önüne geçebilecek en önemli şeyin, şehrin bir an önce kendi kodlarıyla depremden önceki sürdürülebilir yaşam şartlarının hızlı bir şekilde oluşması gerekiyor. Özellikle sanayici arkadaşlarımızın, organize sanayi ve dışında yatırım yapan arkadaşlarımızın da mutlaka sürdürülebilir bir sanayi odaklı bir merkezde faaliyetlerini sürdürebileceği şartları iyileştirmek gerekiyor. Çok ciddi bir personel krizi yaşıyoruz. İnsan iş gücü açığı var. Şehirde işçi bulma kurumu dediğimiz İŞKUR'a iş bulmak için müracaat eden sayıyla, sahada sanayicinin talep ettiği sayı belki orantısız ama yine organize sanayi bölgeleri bunu absorbe edemiyor. Yani vatandaş o bölgelerde biraz daha çekinceli. Çok fazla TYP, özellikle bu toplum destekli projeler, bu anlamda özellikle sanayicilerimizi çok zor durumda bırakıyor. Çünkü oralarda hizmet vermek biraz daha zor geliyor.”  açıklamalarını yaptı.

“CİDDİ DARALMALARLA YÜZLEŞTİK”

Deprem hasarının yapı stokuyla sınırlı kalmadığının altını çizen Malatya Ticaret ve sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, “Bugün bu önemli çalıştayda, deprem sonrası esnafımızın, tüccarımızın, üreticimizin, çiftçimizin yaşadığı dönüşümleri ve bu sürecin şehrimize yansımalarını birlikte değerlendireceğiz. 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız büyük depremler, sadece binalarımızı değil, sosyal dokumuzu, üretim gücümüzü ve ekonomik yapımızı derinden sarstı. Ciddi daralmalarla yüzleşen Malatya ekonomisi hala 6 Şubat öncesine ulaşamadı. Nitelikli göç verdik. Depremin üzerinden 29 ay geçmesine rağmen hala göç vermeye devam ediyoruz. TÜİK’in açıkladığı resmi rakamlara göre; deprem sonrası Malatya’dan 102 bin kişi nüfusunu başka şehirlere aldı.” şeklinde konuştu.

“GERÇEK GÖÇ 200 BİN KİŞİ”

Reel göçün istatistiki verilerden fazla olduğunu vurgu yapan Sadıkoğlu, “Nüfusunu almadan gidenlerle bu sayısının 200 bini bulduğunu ön görüyoruz. Göçe bağlı olarak istihdamda yaşanan kırılma, sosyoekonomik dengelerimizi de sarstı. Şehrimizdeki iki OSB’mizde deprem öncesi 42 bin olan personel sayısı şu anda 30 bine düşmüş durumda. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre; 6 Şubat’tan önce Malatya’da 124 bin olan özel sektör çalışan sayısı depremden sonra 62 bine düşmüştü. Şu an itibariyle bu rakam 115 binlerde. Ancak, OSB başta olmak üzere şehrimizde acil beyaz ve mavi yakalı personellere ihtiyacımız var. 2023 yılında 472 firma, 2024 yılında ise 243 firma kapanarak Odamızdan kaydını sildirdi. Bu yılın ilk 6 ayında da kapanan firma sayısı 81. Kapanan işletmeler, işsizlik demek, belki de şehri terk demek. Tersine göçü hızlandırmamız lazım. Bu nedenle, konutların hızlıca tamamlanması, ticari alanların bir an evvel teslim edilerek çarşımızın eski günlerine kavuşması gerekiyor. Şehri ayağa kaldırmak için, ticari hayatı canlandırmamız şart. Malatya olarak; pandemiyle başlayan, Elazığ depremi, 6 Şubat felaketi ve zirai don afetiyle devam eden zincirleme olumsuzluklarla karşılaşmanın talihsizliğini yaşadığımız bir dönemden geçiyoruz. Sivil Toplum Kuruluşları olarak bu olaylar karşısında bizlere düşen en önemli sorumluluk; aksayan noktaları doğru tespit etmek, sorunları ve talepleri kamuoyunun gündemine taşımak ve çözüm yolları için ısrarcı bir tutum sergilemektir. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası olarak sadece iş dünyasının meseleleriyle değil, toplumun her kesimini ilgilendiren sorunlarla da ilgileniyoruz. Biliyoruz ki güçlü bir ekonomi, ancak güçlü bir toplumla mümkündür.” diye konuştu.

“MALATYA BEYİN GÖÇÜ ALACAK”

Programda konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili İhsan Özbay ise, “6 Şubat'ta büyük bir yıkım yaşadık, ülke olarak büyük bir yıkım yaşadık. Sonuçta bunlar bizim engelleyebileceğimiz şeyler değil ama önlem alabileceğimiz şeylerdi. Çaresiz olabiliriz, sıkıntıya girebiliriz ama Müslümana umutsuz olmak yakışmaz. Umut yoksa imanını da kaybederiz. Çaresiz kalan coğrafyadaki insanlar kendi medeniyetlerini, kültürlerini oluşturup bu çaresizliklerin dezavantajlarını avantajlara dönüştürmesini biliyorlar. Tarih boyunca da böyle olmuş. Bu anlamda 6 Şubat depreminden sonra Malatya'nın da ben geleceğinin çok iyi olacağına inanıyorum. Özellikle Malatya'nın insan potansiyelinin, insan kaynak potansiyelinin bu anlamda çok önemli olduğunu düşünüyorum. Malatya'nın nitelikli insan gücünün tekrar başka yerlerden de transfer edilerek, beyin göçü alarak, bu sorun çözeceğine inanıyorum. Bir de şunu belirtmek istiyorum: Malatyalı toprağına çok bağlı insanlardan oluşuyor. Bir semtine bağlı, mahallesine bağlı, sokağına bağlı, memleketine bağlı, ülkesine bağlı. Göç de beni çok korkutmadı. Hızla bunun tersine döneceğini düşünüyorum Özellikle Kent Konseyi'nin Malatya'daki etkinliği beni çok umutlandırıyor. Birçok ilde Kent Konseyi bu kadar etkin çalışmıyor.” dedi.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

Günün Diğer Haberleri