Türkiye’nin farklı illerinden gelen şube başkanları ve yöneticilerin katıldığı program öncesinde düzenlenen kahvaltıda basın mensuplarıyla bir araya gelen Türk Ocakları yönetimi, hem Malatya’nın yeniden yapılanma sürecine hem de Türkiye’nin gündemindeki önemli başlıklara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda milli birlik ve beraberlik vurgusu öne çıkarken, eğitimden gençlik sorunlarına, küresel gelişmelerden Türk dünyasıyla ilişkilere kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalar yapıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan Nadir Günata, Türkiye’nin çeşitli şehirlerinden gelen şube başkanları ve yöneticileri Malatya’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyduklarını söyledi. Malatya’nın ihmal edilmeyecek kadar önemli bir şehir olduğunu ifade eden Günata, deprem sonrası kentte yoğun bir çalışma yürütüldüğünü belirterek, “On beşin üzerinde şubemizden gelen başkanlarımızı ve yöneticilerimizi Malatya'mızda ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İhmal edilmeyecek kadar önemli bir şehir olan Malatya'mız, yeniden Doğu'nun parlayan bir yıldızı olmak üzere yoğun bir faaliyet halindedir” dedi. Şehir genelinde yolların yeniden yapıldığını, yeni binaların yükseldiğini ifade eden Günata, yıl sonuna doğru Malatya’nın çehresinin önemli ölçüde değişeceğini belirterek vatandaşların yeni evlerine yerleşmeye başlayacağını söyledi. Günata, toplantının düzenlenmesinde emeği geçen Türk Ocakları Genel Başkanı ve genel merkez yöneticilerine teşekkür etti.
Toplantıda konuşan Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz ise ise Türk Ocakları’nın tarihi misyonu, Türkiye’nin temel meseleleri ve güncel gelişmelere ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu. Türk Ocakları’nın devletin dağılma döneminde kültür, bilim, eğitim, sosyal ve ekonomik alanlarda faaliyet göstermek amacıyla kurulduğunu ifade eden Öz, teşkilatın gençlerin büyüklerine yaptığı başvurular sonucu ortaya çıktığını söyledi. Türk Ocakları’nın kurulduğu günden bu yana Türk milletinin birliği ve Türk devletinin bekası için çalışmayı ilke edindiğini belirten Öz, bu faaliyetleri yürütürken gündelik parti siyasetinin dışında kalmaya özen gösterdiklerini kaydetti. Türk Ocakları’nın yalnızca Türkiye ile sınırlı bir çalışma yürütmediğini ifade eden Öz, “Türk Ocakları sadece Türkiye'yi değil Türk dünyasını ve bütün insanlığı ilgilendiren meselelerde fikri alanda, kültürel alanda üretim yapmaya, bu alanda faaliyet yapmaya devam eden bir teşkilattır” diye konuştu. Değişen çağın şartlarına göre faaliyetlerini sürdürmeye çalıştıklarını belirten Öz, bugün Türkiye genelinde yaklaşık 100 şube ve temsilcilikle çalışmalarını sürdürdüklerini, yurt dışında da çeşitli temsilciliklerinin bulunduğunu söyledi.
“HEP BİRLİKTE TÜRK MİLLETİYİZ”
Konuşmasında özellikle milli birlik ve beraberlik konusuna dikkat çeken Öz, Türk Ocakları’nın en fazla önem verdiği konulardan birinin Türkiye’de Türk milletinin kesintisiz siyasi egemenliğinin korunması olduğunu ifade etti. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” sözünü hatırlatan Öz, burada etnik köken, mezhep veya inanç ayrımı yapılmaksızın kapsayıcı bir millet anlayışının ortaya konulduğunu söyledi. Bu anlayışın anayasal zeminde de yer aldığını ifade eden Öz, Türk Ocakları’nın özellikle geçmişte yürütülen demokratik açılım ve çözüm süreci dönemlerinde “Hep birlikte Türk milletiyiz” anlayışını savunduğunu dile getirdi. Bölgesel, etnik veya mezhepsel ayrımcılığa hiçbir şekilde izin verilemeyeceğini belirten Öz, dış odakların ve onların iş birlikçilerinin toplum içerisinde ayrışma oluşturmak isteyebileceğini ancak milletin birliğinin korunmasının zorunlu olduğunu ifade ederek, “Biz milletimizin birliğini savunmak zorundayız. Ancak burada güçlü bir şekilde olabiliriz” dedi.
Türk milliyetçiliği ve milli devlet anlayışının önemine de değinen Öz, Türkiye Cumhuriyeti’nin milli devlet esasına göre kurulduğunu söyledi. Bu coğrafyada varlığın ancak güçlü bir milli devlet yapısıyla sürdürülebileceğini ifade eden Öz, tarih boyunca birçok medeniyetin bu topraklarda yaşadığını ancak zaman içerisinde yok olup gittiğini kaydetti. Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden ayrılmadan Türkiye’nin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Öz, Türk dünyası ve İslam dünyasıyla dayanışmanın da ancak güçlü bir Türkiye ile mümkün olacağını ifade etti. Ziya Gökalp’in “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” anlayışına da değinen Öz, İslam milletlerinin önce kendi bulundukları bölgelerde güç kazanmasının önemine işaret ederek dayanışmanın güçlü yapılarla mümkün olacağını dile getirdi.
“MİLLİ DAYANIŞMAYLA MÜMKÜN”
Dünyada ciddi bir küresel egemenlik mücadelesi yaşandığını belirten Öz, bunun teknolojik boyutunun da bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin kendi ayakları üzerinde durmasının önemine dikkat çeken Öz, Türk dünyasının bütünleşmesi ve medeniyet coğrafyasının güç birliği içerisinde hareket etmesi gerektiğini söyledi. Çok kutuplu dünya düzeni içerisinde Türkiye’nin bir güç merkezi olabileceğini ifade eden Öz, bunun yalnızca teknik gelişmelerle değil aynı zamanda milli şuur ve milli dayanışmayla mümkün olacağını kaydetti. Gücün temelinde ekonominin bulunduğunu ifade eden Öz, milli bilinç olmadan küresel ölçekte güçlü bir odak haline gelmenin mümkün olmayacağını söyledi. Türk Ocakları’nın fikir üretmeye devam ettiğini belirten Öz, çeşitli toplantılarla toplumu aydınlatmayı amaçladıklarını, fikir insanlarının görüşlerini kamuoyuyla ve devlet yöneticileriyle paylaşmaya devam ettiklerini dile getirdi.
100. YIL KAPSAMINDA İKİ ÖNEMLİ ÇALIŞMA
Cumhuriyetin 100. yılı kapsamında yaptıkları çalışmalara ilişkin de bilgi veren Öz, Türkiye’nin temel meseleleriyle ilgili “sorunlar ve çözümler” başlıklı bir çalışma hazırladıklarını söyledi. Bu çalışmanın ilgili kişi ve kurumlara gönderildiğini ifade eden Öz, Türkiye’nin temel sorunları ile çözüm önerilerinin bu kitapta ele alındığını kaydetti. Türk kültür değerlerine yönelik özel sayılar hazırladıklarını da belirten Öz, Türk kültürü ve düşünce dünyasına yönelik yayın faaliyetlerini sürdürdüklerini ifade etti.
Son dönemde okullarda yaşanan olaylara da değinen Öz, Siverek ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen olayların toplumda ciddi endişe oluşturduğunu söyledi. Bu olaylar yaşanmadan önce Türk Dil Medeniyeti dergisinin Nisan sayısını eğitim konusuna ayırdıklarını belirten Öz, eğitim alanındaki problemlerin uzun süredir bilinen meseleler olduğunu ifade etti. Okullarda ve gençlik arasında ciddi sorunlar bulunduğunu belirten Öz, “Uyuşturucu meselesi, bireysel silahlanma, bazı dizilerin veya sosyal medya platformlarının şiddeti özendirmesi zaten bilinen şeylerdi” dedi. Eğitim meselesinin çok boyutlu bir konu olduğunu ifade eden Öz, bu konuda kapsamlı değerlendirmeler yaptıklarını ve özel yayınlar hazırladıklarını söyledi.
Konuşmasının sonunda Türk Ocakları’nın misyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Öz, teşkilatın Türk milletine, Türk dünyasına, İslam alemine ve insanlığa yol göstermeyi amaçladığını ifade etti. Dünyada adalet, merhamet ve insaniyetin hakim olduğu yeni bir medeniyet anlayışına ihtiyaç bulunduğunu belirten Öz, “Türk Ocağı fikir platformu olarak bunu savunur” ifadelerini kullandı.>>TUĞÇE ERBAŞ