Ziraat Mühendisi Çiçek,''Malatya Yoğun Yağış Aldı,Zirai Mücadele Aksamamalı!''

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Malatya Şube Başkanı Ziraat Mühendisi Fevzi Çiçek, mevsim itibarıyla tarımsal alanlarda yapılması gereken işlemler ve alınması gereken önlemler hakkında açıklamalarda bulundu.

MALATYA HABERLERİ - 14-04-2026 18:29

Ziraat Mühendisi Fevzi Çiçek, konu ile ilgili yaptığı değerlendirmelerde şunları söyledi. “Şu an içinde bulunduğumuz dönemde, özellikle kayısı özelinde baktığımızda, bazı bölgelerimizde küçük meyve, bazı bölgelerimizde ise çiçek dönemi, bazı bölgelerimizde ise çiçek öncesi tomurcuk evresinde. Dolayısıyla farklı bölgelerde, farklı fizyolojik evrelerde olduğu için üreticilerimizin de bakım çalışmalarını bu fizyolojik duruma göre yapmaları gerekiyor. Küçük meyve ağaçlarında önümüzdeki dönemde yağışlar devam edebilecek gibi görünüyor. Bu dönemde yaprak-delen, çil gibi fungal bir hastalığın yayılmasına sebebiyet verebileceği için bu yönde bir mücadele gerekiyor. Henüz çiçek döneminde olan yerlerde özellikle monilya ile ilgili daha önce mücadele yapılmamış ise, yapılmış ise de yağmurları takip ederek yeni uygulamalar yapmalarını öneriyoruz. Henüz tomurcuk aşamasında olan yerlerde ise yağışların durumlarına göre takip ederek zirai mücadeleyi aksatmadan devam etmemiz gerekiyor. Bu yıl diğer yıllara göre uzun süreli ve sıklıkla yaşanan yağışlar aldık.  Yağış miktarları özellikle ilkbahar erken yağmurları yoğun bir şekilde yağdığı için başta fungal hastalıklar, monilya ve çil olmak üzere kayısıda büyük olumsuzluklara sebebiyet verebilme ihtimali yüksek. Bu nedenle de zirai mücadeleyi aksatmamaları gerekiyor. 

Tarım ürünlerinin en hassas dönemi

Malatya’da tarım denilince sadece kayısı akla geliyor. Toplam tarım alanımızın yüzde 40 civarına yakını kayısıya tahsisli. Ama diğer tarım ürünlerimiz de var. Mesela hububatta, kayısı alanından daha fazla geniş alanlara sahip nerdeyse hububat alanlarımız söz konusu. Buralarda da ilkbahar yağmurlarından dolayı pas hastalığı, ya da neme bağlı kök çürüğü hastalığı olabilme ihtimali yüksek. Özellikle hububat yetiştiricilerimizin bu konuları takip ederek, gerekirse teknik destek alarak bu mücadeleyi de yapmaları gerekiyor. Aksi takdirde sadece ürün kaybı değil daha sonra taşıyıcı olmaları durumunda daha sonraki yıllara da hastalıkların sirayet etme durumları var. Bu nedenle sadece kayısıya mahsus değil, diğer meyve türleri ve tarla ürünlerinde de en hassas döneme girdik.  

Zirai donun ardından bakım çalışmaları

Sahada genel olarak gezdiğimizde de şunu tespit ettik. Geçen yıldan dolayı zirai don yaşamıştık. Yaşanan zirai donun çeşitli etkileri oldu. Gerek dal kurumaları, gerek sürgünlerde obur sürgünlerin oluşması, meyve sürgünlerinin yeterince olgunlaşmamasından dolayı kışa girmesinden kısır çiçeklenme ya da döllenme problemi olduğunu gördük. Hem de bazı bölgelerde çok ciddi bakım aksatıldığını tespit ettik. Yaşlı ağaçlarda kuruma ve budama eksiklikleri olduğunu fark ettik. Bu da uzun vadede baktığımızda hem ürün miktarı hem de kalitesi açısından çok olumsuzluklara sebebiyet verecek. Hatta meyve ağaçlarının daha erken verimden düşmesine sebebiyet verecek.

Rastgele gübre kullanmamalı

Kayısı ağaçları 30-35 yıllık ileriye yönelik bir yatırım. Ekonomik olarak verimden düşmesi çok ciddi hasarlara ve verim kayıplarına sebep olabilir. Dolayısıyla bu hassasiyetlere devam edilmesi, özellikle gübrelemenin, ilaçlamanın, zirai mücadelenin mutlak süratte teknik destek alınarak yürütmeleri gerekiyor. Toprak tahlili yapılmadan özellikle gübreleme yapılmamasını özellikle tavsiye ediyoruz. Çünkü alışılagelen bir gelenek var.  Rastgele ya da komşuyla ilintili bir şekilde gübre kullanımı var. Biliyorsunuz tarımsal üretimde özellikle girdi maliyetleri yüksek oldu. Son 2-3 ayda bile gübre fiyatlarında yüzde 30’a yakın bir artış oldu. Bu da üretim maliyetinin gereksiz bir şekilde artırılmasına sebebiyet veriyor. O yüzden doğru zamanda doğru müdahale yapıp en ekonomik ve kaliteli ürün üretme adına mutlak surette bu bahsettiğimiz teknik detaylara riayet edilmesi, teknik destek alınması gerekiyor.

Geleneksel tarım bitiyor

Tarım artık geleneksel olarak yapılmaktan çıktı. İklim faktörleri farklı etkiliyor. Sulama konusu farklı farklı etkileniyor. Bu nedenle hastalık ve zararlılarla mücadele teknik tespitlerle yapılması gerekiyor. Bu nedenle de üreticilerimizin gelirlerinin devamlılığını sağlamak için mutlak süratte teknik tariflere riayet etmelerini tavsiye ediyorum. Son günlerde yaşanan soğuk hava dalgası nedeniyle Lokal bölgelerde kısmi de olsa hasar olmuş veya olabilme ihtimali var. Ama bu günden tespit etmek doğru olmaz. Birkaç gün geçmesi lazım.

Monilya hastalığı bir tehdit

Malatya genelini değerlendirildiğimizde ise çok ciddi bir olumsuzlukla karşılaşmadık. Meteoroloji tahminlerine göre özellikle 27 Nisan tarihine dikkat çekiliyor. Umudumuz odur ki benzer bir durumu bu yıl da atlatırız. Bu yıl aslında zirai don vakasından ziyade erken ilkbahar yağmurları ve uzun süren yağmurlardan dolayı monilya hastalığının vereceği hasarlardan endişe ediyoruz.  Bir de bu mevsimler genellikle dolu hasarını, ya da dolu yağışını artırıyor. Dolayısıyla Nisan sonrası Mayıs-Haziran döneminde böyle bir risk olma ihtimali var. Dolu, biliyorsunuz verim ve kalite kayıplarına sebebiyet veriyor. Dolu yağışları genel değil de lokal bölgeleri etkiliyor. Bu konuda da üreticilerimizin tedbirli olmaları, dikkat etmelerini ve geçen yılda yaşanan darboğazların bu yıl atlatılmasını temenni ediyoruz.”

Günün Diğer Haberleri