Darende ilçesinde, uçsuz bucaksız ovanın ortasında yaklaşık 4 bin yıldır ayakta duran Aslantaşlar, Hitit İmparatorluğu'nun Anadolu'daki en önemli mirasları arasında yer alıyor. Her biri yaklaşık 4 ton ağırlığındaki dev heykeller, tamamlanamayan işçilikleri ve bilinmeyen hikâyeleriyle arkeoloji dünyasının dikkatini çekerken, bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar ise tarihi mirasın daha fazla tanıtılması gerektiğini söylüyor.
Malatya'nın Darende ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Aslantaş Mevkii, Anadolu'nun binlerce yıllık tarihine ışık tutan önemli kültürel miraslardan biri olmayı sürdürüyor. Darende ilçe merkezinin yaklaşık 20 kilometre güneybatısında, geniş ovanın ortasında yükselen iki dev Hitit aslanı, M.Ö. 2000'li yıllardan günümüze ulaşarak geçmişin izlerini bugüne taşıyor. Yaklaşık dört bin yıllık geçmişe sahip olduğu değerlendirilen Aslantaşlar, yalnızca büyüklükleriyle değil, tamamlanamayan yapıları ve taşıdıkları bilinmezliklerle de dikkat çekiyor. Binlerce yıldır aynı noktada ayakta duran dev taş eserler, Anadolu'da hüküm süren Hitit İmparatorluğu'nun taş işçiliği ve sanat anlayışını gözler önüne sererken, bölgeyi ziyaret edenlerin de hayranlığını kazanıyor.
KORUMA ALTINDAKİ TARİHİ MİRAS
Aslantaş Mevkii'nde bulunan tarihi eserler, sahip oldukları kültürel değer nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 1 Ekim 2004 tarihinde 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olarak tescil edilerek koruma altına alındı. Hitit İmparatorluk Dönemi'ne ait olduğu değerlendirilen heykeller, Anadolu'nun en dikkat çekici anıtsal taş eserleri arasında gösteriliyor. Yüzyıllara meydan okuyan bu eserler, bölgenin en önemli tarihi değerlerinden biri olma özelliğini koruyor.
HER BİRİ YAKLAŞIK 4 TON AĞIRLIĞINDA
Araştırmalara göre M.Ö. 2000'li yıllara, yani ikinci binyılın sonlarına tarihlenen Aslantaşlar, güney-kuzey doğrultusunda ayakta duracak şekilde inşa edildi. Her iki heykelin de başı kuzeye bakacak biçimde konumlandırılırken, aralarında yaklaşık 4 metrelik mesafe bulunuyor. Doğu tarafta bulunan büyük aslanın yerden baş yüksekliği yaklaşık 2 metre, gövde uzunluğu ise 2,5 metre olarak ölçülüyor. Batıdaki ikinci aslan ise daha küçük boyutlarda olup baş yüksekliği 1,40 metre, gövde uzunluğu ise yaklaşık 2 metre olarak dikkat çekiyor. Yaklaşık 4'er ton ağırlığındaki dev taş eserler, binlerce yıldır ovanın ortasında dimdik ayakta durmaya devam ediyor.
YARIM KALAN İŞÇİLİK GİZEMİNİ KORUYOR
Aslantaşların en dikkat çekici özelliği ise yapımlarının hiçbir zaman tamamlanmamış olması. Heykeller incelendiğinde bacak ve ayak aralıklarının yontulmadan bırakıldığı, yüz ve gövde hatlarının ise yalnızca kaba şekilde işlendiği görülüyor. Binlerce yılın etkisiyle bazı bölümlerinde tahribat meydana gelmiş olsa da yarım bırakılan işçilik bugün dahi açıkça fark edilebiliyor.
Uzmanlar, bu devasa eserlerin neden tamamlanamadığına ilişkin kesin bir sonuca ulaşabilmiş değil. Aslan figürünün Anadolu'da güç ve iktidarın simgesi olarak kaya yüzeylerinde, mezarlarda, anıtlarda ve paralarda kullanıldığı bilinse de bu eserlerin hangi nedenle yarım bırakıldığı ve ovanın ortasına hangi amaçla dikildiği hâlâ gizemini koruyor.
YERLEŞİM İZİNE RASTLANMADI
Bölgede yapılan araştırmalar, Aslantaşların bulunduğu alanın çevresinde herhangi bir heykeltıraşlık atölyesi ya da yerleşim yerine ait yüzey bulgusuna ulaşılamadığını ortaya koyuyor. Buna rağmen uzmanların üzerinde durduğu en güçlü değerlendirme ise bu iki dev heykelin, geçmişte bölgede kurulan ya da kurulması planlanan bir Hitit kentinin girişinde yer aldığı yönünde.
HİTİTLERDEN BİZANS'A UZANAN TARİH
Aslantaşların bulunduğu bölgenin tarihi yalnızca bu iki anıtla sınırlı değil. Heykellerin yaklaşık 1,5 kilometre kuzeyindeki kayalık alanda, zeminden oldukça yüksekte kayalara oyulmuş iki mağaradan oluşan Dum-Dum Kaya Mezarları bulunuyor. Bunun yanı sıra Yeniköy Mahallesi sınırları içerisinde Bizans döneminden kalma bir tümülüsün yer alması, bölgenin çağlar boyunca farklı medeniyetler tarafından yerleşim alanı olarak kullanıldığını ortaya koyuyor. Hititlerden Bizans'a uzanan bu tarihi miras, Darende'nin Anadolu uygarlıkları açısından önemli merkezlerden biri olduğunu gözler önüne seriyor.
"BU ESERLERİN DAHA FAZLA TANITILMASI GEREKİYOR"
Aslantaşları görmek için bölgeye gelen ziyaretçiler ise tarihi alanın yeterince bilinmediğini belirtiyor. Bölgeyi ailesiyle birlikte gezen Mehmet Yılmaz, dev heykelleri ilk kez yakından gördüğünü belirterek, "Fotoğraflarda gördüğümüzden çok daha etkileyici. Karşısına geçince insan gerçekten hayran kalıyor. Yaklaşık 4 bin yıldır burada ayakta duran bu eserlerin daha fazla tanıtılması gerekiyor." dedi.
İlk kez Darende'ye geldiğini söyleyen Nebahat Yavuz ise, "Malatya denildiğinde herkes kayısıyı biliyor ama böyle tarihi değerler de var. Burası çok özel bir yer. Daha fazla insanın gelip görmesi gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu.
Ziyaretçilerden Önder Kaya da alanın çevre düzenlemesinin geliştirilmesinin faydalı olacağını ifade ederek, "Burası gerçekten görülmeye değer bir yer. Yönlendirme tabelaları ve tanıtım çalışmaları artırılırsa çok daha fazla turist gelir. Böyle tarihi miraslarımızın hak ettiği değeri görmesini istiyoruz." dedi.
Nuran Aslan ise çocuklarıyla birlikte bölgeyi gezdiğini belirterek, "Çocuklarımızın bu tarihi yerleri görmesi çok önemli. Kitaplarda okudukları medeniyetleri burada yakından görmek onları da heyecanlandırıyor. Bu mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılması gerekiyor." diye konuştu.
>>TUĞÇE ERBAŞ
EDİTÖR




















