Malatya çarşı merkezinin sembol isimlerinden, kendine özgü sevimli üslubu, neşeli esprileri ve özellikle basın mensuplarıyla kurduğu sıcak dostluklarla tanınan "Büyük Hüseyin" lakaplı Hüseyin Ağca hayatını kaybetti. Yaklaşık bir aydır Turgut Özal Tıp Merkezi’nde tedavi gören Ağca’nın vefatı, kentte derin bir üzüntü yarattı. Merhum Ağca, Malatya Şehir Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından dualarla ve gözyaşlarıyla toprağa verildi.
Malatya sokaklarının, haber merkezlerinin ve kent çarşısının hafızalarında iz bırakan bir değer daha aramızdan ayrıldı. Yıllardır kentin kalbi sayılan çarşı merkezinde adeta günün her saatinde rastlanan, esprili konuşma tarzı ve insan canlısı mizacıyla herkesin sevgisini kazanan Büyük Hüseyin Ağca, bir süredir mücadele ettiği sağlık sorunlarına yenik düştü. Yaklaşık 2 aydır İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi’nde tedavi altında bulunan Ağca’dan gelen acı haber; ailesini, çarşı esnafını, gazetecileri ve tüm Malatyalıları yasa boğdu.
ÇARŞININ NEŞESİ VE BASIN CAMİASININ DOSTUYDU
Malatya’da basın bürolarından gazete matbaalarına, esnaf dükkânlarından çay ocaklarına kadar geniş bir çevrede tanınan ve sevilen Büyük Hüseyin Ağca, kentin renkli simaları arasında özel bir yere sahipti. Gazetecilerle kurduğu güçlü diyalog, haber merkezlerine yaptığı sürpriz ziyaretler, samimi şakaları ve kendine has neşeli üslubuyla hafızalara kazınan Ağca, Malatya’nın günlük yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelmişti. Kimlikteki adıyla Büyük Hüseyin Ağca, Malatya’nın en saf, en dokunulmaz "akıllısıydı." İki yaşında annesiz kalan, ardından aklına "yel sürüp" bu yalan dünyanın yükünü deliliğe vuran; yeri gelip ağzıyla çıkardığı o doğal düdük sesiyle trafiği yöneten, yeri gelip "Yılların gazetecisiyim" diyerek basın camiasına taş çıkaran koca bir çınar, ardında koca bir şehir dolusu hüzün bıraktı. Malatya bir rengini, sokaklar en samimi sesini kaybetti. Kentin sembol isimlerinden, herkesin sevip bağrına bastığı, kimlikteki adıyla tam bir asalet barındıran Büyük Hüseyin Ağca, yalan dünyadaki mesaisini bitirip ebedi aleme göç etti. Aslında deli miydi, yoksa bu akıllanmaz dünyanın kahrını çekmemek için kendini bilerek deliliğe mi vurmuştu bilinmez ama o, Malatya’nın en büyük vicdan aynalarından biriydi. Uğradığı her mekâna tebessüm taşıyan ve neşesiyle çarşının moral kaynağı olan Ağca’nın vefatı, özellikle uzun yıllardır birlikte mesai harcadığı basın camiası ile esnaf komşularını derinden sarstı.
AĞCA AİLESİ VE SEVENLERİ YALNIZ BIRAKILMADI
Merhum Hüseyin Ağca için Malatya Şehir Mezarlığı’nda cenaze töreni düzenlendi. Tören, kent protokolünü, sivil toplum kuruluşu temsilcilerini, gazetecileri ve vatandaşları bir araya getirdi. Cenaze namazına; Malatya Vali Yardımcısı Emre Urhan, Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, Malatya Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Dairesi Başkanı Osman Gönültaş, Yeşilyurt Belediyesi Başkan Danışmanı Naci Karataş, Kasaplar Odası Başkanı Yusuf Küçer, kentte görev yapan çok sayıda gazete, televizyon ve ajans mensubu, Ağca ailesinin yakınları, mahalle komşuları ve merhumu seven çok sayıda vatandaş katıldı.
DUALARLA VE GÖZYAŞLARIYLA TOPRAĞA VERİLDİ
Öğle namazını müteakip Malatya Şehir Mezarlığı’nda kılınan cenaze namazının ardından helallik alındı. Tören boyunca merhumun yakınları ve dostları gözyaşlarına hakim olamazken, Hüseyin Ağca’nın cenazesi omuzlar üzerinde taşınarak dualar eşliğinde ebedi istirahathanesine defnedildi. Cenaze töreninin ardından Ağca ailesi, taziye dileklerini kabul etti.
Malatya çarşısının unutulmaz simalarından biri olarak kentin toplumsal hafızasında silinmez bir iz bırakan "Büyük Hüseyin", dualarla ve hüznün hakim olduğu bir atmosferle son yolculuğuna uğurlanmış oldu.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR




















