Malatya Lider Gazetesi
HV
14 MAYIS Perşembe 05:24

Ağbaba Başkan Er’e Yüklendi “Allah Sana Kendi Yaptığın İşlerle Övünmeyi Nasip Etsin!”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Yeşilyurt İlçe Kongresi, Parti Binası Toplantı Salonu’nda Barış Yıldız’ın divan başkanlığında yapıldı. Tek aday Hakkı Ayas’ın yeniden başkan seçildiği kongrede, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın konuşması damga vurdu. Deprem sonrası yaralarını sarmaya çalışan Malatya’nın sorunlarının çözülmediğini belirten Ağbaba, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e sert eleştiriler yöneltti.

GÜNCEL
Ağbaba Başkan Er’e Yüklendi “Allah Sana Kendi Yaptığın İşlerle Övünmeyi Nasip Etsin!”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Yeşilyurt İlçe Kongresi Parti Binası Toplantı Salonunda Barış Yıldız’ın Divan başkanlığında gerçekleştirildi. Kongrede tek aday olan Hakkı Ayas yeniden başkan seçilirken kongrede söz alan Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’i eleştirdi. Er’in sürekli TOKİ çalışmalarıyla övündüğünü belirten Ağbaba, “Allah Er’e kendi yaptığı işlerle övünmeyi nasip etsin” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Yeşilyurt İlçe Kongresi, Parti Binası Toplantı Salonu’nda Barış Yıldız’ın divan başkanlığında yapıldı. Tek aday Hakkı Ayas’ın yeniden başkan seçildiği kongrede, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın konuşması damga vurdu. Deprem sonrası yaralarını sarmaya çalışan Malatya’nın sorunlarının çözülmediğini belirten Ağbaba, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e sert eleştiriler yöneltti: “Allah Er’e kendi yaptığı işlerle övünmeyi nasip etsin. TOKİ’yle övünüyorlar, ama köy evleri teslim edilmedi, esnaf iş yerlerine kavuşamadı.” dedi. Ağbaba, AK Parti’nin siyasi operasyonlarla CHP’yi yıpratmaya çalıştığını, ancak CHP’nin %41 oyla Türkiye’nin birinci partisi olduğunu vurguladı. İstanbul’daki kongre krizine de değinen Ağbaba, “Yargı eliyle darbe girişimi” diyerek tepki gösterdi.

“BİRİNCİ PARTİYİZ”

Kongreye başarı dileklerini sunan Ağbaba, “Başarıyla geçmesini dilediğim bu kongrede, öncelikle ilçe örgütümüze, belediye meclis üyelerimize, kadın kollarımıza ve gençlik kollarımıza yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum. Sevgili arkadaşlar, buraya girerken farklı bir konuşma yapmayı planlıyordum, ancak kapının önünde aldığımız bir haber üzerine konuşmamızı değiştirdik. Bildiğiniz gibi, İstanbul’da bir işgal girişimi oldu ve bir kayyum atandı. İstanbul il delegesi, yaklaşık 580 delegenin imzasıyla bugün olağanüstü kongre kararı aldı. Buna itiraz edildi, ancak Yüksek Seçim Kurulu (YSK) seçimin devamına karar verdi. Ne var ki, bugün 45. Asliye Hukuk Mahkemesi, devam eden İstanbul İl Kongresi’ni durdurma kararı verdi. Değerli arkadaşlar, bu, anayasal düzene karşı bir suçtur; seçim hukukunu yok saymaktır. Seçimlerde tek yetkili ve en üst kurum YSK’dır. YSK’nın kararına rağmen, 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin İstanbul İl Kongresi’ni durdurması, açık bir darbedir; yargı eliyle, bir hakim yoluyla gerçekleştirilen bir darbe girişimidir. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bu darbe girişimini kabul etmeyecek, tanımayacaktır. Kongremizi yapmaya devam edeceğiz. YSK’ya başvurumuzu yaptık ve umarım YSK bu hukuksuzluğu ortadan kaldırır.Değerli arkadaşlar, 31 Mart’ta, 47 yıl sonra CHP ilk kez birinci parti oldu. 23 yıl sonra AK Parti, bir seçimde ilk kez ikinci parti oldu. Ne olduysa o zaman oldu. Önce bizi farklı terör örgütleriyle suçlayarak siyaset yapmaya çalıştılar. Yerel seçimler öncesinde, hatırlayın, Recep Tayyip Erdoğan “Dem dem dem” diyordu, Sayın Bahçeli “Dem dem dem” diyordu. Biz de “Zam zam zam” diyorduk ve hem Türkiye’de hem Malatya’da büyük bir ittifak kurarak kimsenin beklemediği bir sonucu elde ettik. Türkiye nüfusunun %65’i, CHP’li belediyeler tarafından yönetilmeye başladı. 2019’da “Bunlar yönetemez” dediler. Ancak Ankara’da, İstanbul’da, diğer büyükşehir ve ilçe belediyelerimizde olağanüstü başarılar yakaladık. “Sosyal yardımlar yapamaz” dediler, biz beş kat artırdık. Fakire, fukaraya nasıl dokunulur; İstanbul’da, Ankara’da ve diğer illerde gösterdik. Bu seçimlerde, “alınmaz” denen kaleler yıkıldı. Kimsenin kalesinin olmadığını hep birlikte gördük. Belediye başkanlarımız olağanüstü hizmetler yapmaya devam etti.19 Mart’a giderken, Ekrem İmamoğlu’na akla hayale gelmedik soruşturmalar açıldı. “Eline benim arkamda” diyerek Fatih Sultan Mehmet’in türbesinin önünde soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı’nın “ahmak” dediği için YSK tarafından dava edildi. Şu anda istinaf onaylanmış bir mahkeme kararı var. Baktılar ki bu siyasi operasyonlar CHP’nin oyunu geriletemiyor, yükselişini durduramıyor. Yapılan tüm anketlerde, 31 Mart’tan bu yana CHP Türkiye’nin birinci partisidir. Övünerek söylüyorum, son ankette CHP’nin oyu %41! İnşallah 1977 seçimlerini geçeceğiz.” dedi.

“MALATYA İTTİFAKI KURDUK”

“19 Mart’ı 20 Mart’a bağlayan gece, İstanbul’da Ekrem Bey ve arkadaşları bir büyük operasyonla gözaltına alındı. Bilmeniz açısından söylüyorum: Belediye başkanlarının nasıl gözaltına alınacağı, nasıl yargılanacağı kanunda açıktır. Sayıştay denetim yapar, bir suç unsuru bulursa Türkiye Müfettişleri denetler. Suç bulunursa İçişleri Bakanlığı’na başvurulur ve yargılama izni verilir. Ama bizde ne oluyor? Somut delil olmadan, sabahın 4’ünde, 5’inde evler basılıyor, insanlar gözaltına alınıyor ve tutuklanıyor. Bize uygulanan hukuk ile muhalefete, iftirayla uygulanan hukuk arasında 360 derece fark var. Recep Tayyip Erdoğan irtikap, rüşvet ve birçok davadan yargılandı, ama bir gün gözaltı kararı çıkmadı. Ceza aldı, Yargıtay onadıktan sonra konvoyla cezaevine teslim oldu. Ama bize işleyen hukuk, AK Parti’ye işlemiyor.Bu operasyonların sonuç vermediği anketlerde ortaya çıktı. Genel Başkanımız Özgür Özel’in liderliğinde, 19 Mart’tan sonra yaklaşık 57 miting ve eylem yaptık. Türkiye’nin her yerinden gelen çağrıya Genel Başkanımız koştu. “Yazın miting yapılır mı?” diye tereddüt edenler oldu, ama 44 derecede, hatırlayın, Malatya Meclis mitingi yanlış saate rağmen yapıldı ve her ilde yaptığımız mitingler o ilin en büyük mitingi oldu. Son olarak Ankara’daki miting, Ankara tarihinin en büyük mitingiydi. “Bu mitingler sürdürülemez” dediler, ama anketler mitinglerin ne işe yaradığını gösteriyor. AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı, sandıkta alamadığı sonucu yargı eliyle almaya çalışıyor. CHP’ye yolsuzluk algısı yapıştırarak oylarımızın düşmesini beklediler, ama avuçlarını yaladılar.Dün, Sayın Mansur Yavaş’ın belediyesine bir operasyon yapıldı. Operasyonun haberini kim verdi? Ankara’nın en büyük hırsızı tartışmasında birinci olan bir şahıs! Her gittiğim yerde söylüyorum, Meclis’te oğlunun yüzüne söylüyorum: Bu adam ömründe ticaret yapmamış, ömrü siyasetle geçmiş, belediye başkanlığı ve milletvekilliği yapmış, ama hiçbir iş yapmamış. Ankara’nın en zengini! Birisi milletvekilliği veya belediye başkanlığından aşırı zenginleşiyorsa, o hırsızdır. Mansur Yavaş hakkında 97 dosya var, ama savcılığa verdiği bir dosyadan bile yargılanamadı. Ankara sokaklarına çıksın, kimse Mansur Yavaş hakkında olumsuz bir cümle kurmaz. Ama bu şahıs için kimse olumlu bir cümle kurmaz. Siyasi operasyonlarla Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni yıpratmaya çalışıyorlar. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, Mansur Yavaş’a yolsuzluk algısı yapışmaz, yapışamaz. Bu operasyonlar CHP’nin yükselişini durduramaz.Bir Türkiye ittifakı kurduk, Malatya ittifakı kurduk. İçinde herkes var: Muhafazakâr demokrat, milliyetçi demokrat, Kürt demokrat, liberal demokrat, sosyal demokrat. Bu ittifakı sürdürmeye kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

“UMARIM KATLİAMI SORAR”

Erdoğan’ın ABD ziyaretine değinen Ağbaba, şu sözlerle konuşmasını sonlandırdı:  “Operasyonlar bizi durduramadı. Ne yaptılar? Partiyi karıştırmaya kalktılar. Üzülerek söylüyorum, beş CHP kurultay delegesi, aynı dilekçelerle CHP’ye kayyum atanması için dava açtı. İstanbul’da da aynı durum yaşandı. Dokuz mahkeme bu talebi reddetti, “Bu olmaz, hiçbir seçim sağlıklı yapılmaz, muhtarlık, belediye, milletvekilliği seçimleri tartışılır” dedi. Ama İstanbul’da, geçmişte CHP’de görev yapmış üç kişi, 5 bin polisle il binasını işgal etmeye kalktı. Kadınlarımız, yaşlılarımız, gençlerimiz biber gazıyla, tazyikli suyla parti binasından çıkarılmaya çalışıldı. Ayıp olan, kadınlarımızın gazlanması ya da milletvekillerimizin polis zoruyla atılmaya çalışılması değil; bu işe alet olan, geçmişte CHP’de görev yapmış namussuzlardır. Bu kadar açık söylüyorum.Millet canının derdine düşmüş. Ekrem İmamoğlu cezaevinde, Ahmet Özel yaklaşık bir yıldır cezaevinde, Rıza Akpolat cezaevinde, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı cezaevinde, Zeytinburnu Ankaralılar cezaevinde, belediye başkanları, gazeteciler, siyasetçiler cezaevinde. Şükürler olsun, üç-beş meczup, utanmadan CHP’ye çökmeye, işgal etmeye çalışıyor. Son kurultayda bu bertaraf edildi. Oy kullanan delegelerin tamamının oyuyla Genel Başkanımız Özgür Özel tekrar seçildi. İlk başta küsürlü yaklaşanlar vardı, ama ben Malatya’yı da, Özgür Özel’i de yakından tanıyorum. Çok başarılı olacağımızı biliyorduk ve başarılarını artıracağına inanıyoruz. Sokağa çıktığımızda, Özgür Özel hakkında olumsuz bir şey söyleyen yok. AK Parti’ye, MHP’ye oy verenler bile Genel Başkanımızı ve partimizin mücadelesini takdir ediyor.Hep birlikte birliğimizi, beraberliğimizi koruyacağız. Bu saatten sonra AK Parti’nin seçim kazanma şansı yok. Ancak biz birliğimizi bozarsak seçim kaybetme ihtimalimiz olabilir. Hiçbir koltuk, makam, mevki ya da gelecek beklentisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğinden daha önemli değildir. Hangi koltukta kimin oturacağı, cumhuriyetin geleceğinden daha kıymetli değildir. Bu mücadeleyi el ele, kol kola vererek başaracağımızdan kuşkum yok. İlk seçimlerde CHP Türkiye’yi yönetecek. “Adayınız kim?” diyorlar. Adayımız sonuna kadar Ekrem İmamoğlu! Sadece bizim değil, 15.5 milyon insanın adayı. Malatya’da da hatırlayın, genel seçimlerde insanlar sandığa büyük bir heyecanla gitti. Sadece CHP’liler değil, her siyasi görüşten insan 23 Mart’ta 15.5 milyon oy verdi. Son dakikada İmamoğlu’nun adaylığını zorlayacağız.Türkiye’nin gündemi yoğun, her gün bir şey tartışılıyor. Dünyanın gündemi ne? Gazze, Filistin. Gazze’deki katliamı kim yapıyor? İsrail, Netanyahu. Onun patronu kim? Amerika, Trump. Katliamlarda Amerika ve Trump, Netanyahu’nun yanında. Peki, bizim dünya lideri reis ne konuşuyor? Katliam diyor, Netanyahu diyor. Ama yürek varsa, Netanyahu’nun sahibine laf söylesene! Bu katliamın faili Netanyahu, sorumlusu Trump’tır. Amerika bu işi açıkça destekliyor. Bizimki ne yapıyor? Koşa koşa Amerika’ya gitti. Yandaş medyada, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Gazze ile ilgili konuşması var. Umarım Trump’ın karşısına çıktığında, “Bu katliama niye ortaksın, niye durdurmuyorsun, çocukları niye korumuyorsun?” diye sorar. Sorar mı? Hiç sanmıyorum. Genel Başkanımız ortaya çıkardı: Trump’ın oğlu Türkiye’ye geliyor, Tayyip’le görüşüyor. Ne diyor? “Beni görüştür.” Canlı yayında 300 Boeing uçak alacağını söylüyor. ABD Dışişleri Bakanı ne diyor? “İnsanlar istediklerini söyleyebilir, ama sonunda çözüm için Beyaz Saray’a gelirler. Recep Tayyip Erdoğan, hikâye anlatırsın, nutuk atarsın, ama son sözü Beyaz Saray söyler. Kendini ciddiye alma” diyor. Türkiye’de ne konuşuluyor? Kayyum konuşuluyor, CHP konuşuluyor. Ne konuşulmuyor? Ekonomi.”>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR