Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Fevzi Çiçek, “Artık TÜİK rakamlarına göre tarımda çalışan nüfus ortalaması, yaş ortalaması 58 ve üzeri oldu.Genç nüfus tarıma fazla yönelmiyor. Oysa dünyada tarımsal üretimdeki ve gıda arzında kendi kendine yeten ülkeler, zengin ülkeler sayıyoruz. Önümüzdeki dönemdeki ülkelerin stratejik planları bu olması gerekiyor. Gelecekte tükettiğinden daha fazla üreten ülkeler zengin ülkeler olacak. “ dedi
Ziraat Mühendisi Fevzi Çiçek, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Geçen sene olan kuraklık ve zarardan sonra bu seneki iklimin gidişatı, bitkisel üretimde ne gibi değişiklik yapıyor? Bahçesine bakım yapanlarla yapmayanlar arasındaki fark nedir? Bunların rekolteye ve kayısının karakterine etkisi nedir? Mevsim bu şekilde giderse önümüzdeki yıla ağaçlarının tamamen düzelme durumu nedir? Gibi sorularını cevapladı.
Çiçek açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “ Şimdi içerisinde bulunduğumuz dönem özellikle Kayısıda meyve olgunlaşması başladı. Bazı bölgelerde ise önümüzdeki yaklaşık 15-20 gün içerisinde de bir Kayısı hasat dönemi başlamış olacak. Şu anda bazı bölgelerimizde özellikle Kiraz'da hasat dönemi başladı. Önümüzdeki 15-20 gün içerisinde Hububat hasatları başlayacak. Sebze yetiştiriciliği, dikim işleri tamamlandı ve yetiştiricilik döneminde başladı. Dolayısıyla tarıma baktığımızda genel olarak en aktif, en yoğun bir faaliyet dönemine girmiş olduk. Tabi bu yıl geçmiş yıllardan farklı olarak ekstrem bir yıl yaşadık. Özellikle uzun süren ve uzun yıllar ortalamasına göre yüksek seyreden bir yağışla beraber ani hava değişikliklerden dolayı doğal afet şeklinde meydana gelen zirai dolu hasarlarıyla özellikle Kayısı ürünündeki hasarlarla karşılaştık ve faaliyetlere bu şekilde devam etmeye çalışılıyor.
SULAMA SIKINTIMIZ YOKTUR
Sulama dönemi itibariyle baktığımızda ise özellikle yağmurların ilkbahar ve günümüze kadar seyretmesinden dolayı şu ana kadar herhangi bir acil sulama ihtiyacı doğmadı. Bu yıla münhasır olarak İlimizde sulama konusunda da çok ciddi anlamda bir sıkıntımız yok. Çünkü tarımsal amaçlı kullanılan baraj ve göletlerimizin dolluk oranları yeterince var. Ancak şurada bunu gözlemlemek gerekiyor. Geçmiş yıllarda da seyrettiği gibi ve bu yılda çok bariz bir şekilde gördüğümüz iklim değişikliğinin tarımsal üretime, ürün kalitesine, ürün desenine ve üretimdeki zorunlu olarak kullanılan zirai mücadele bu şartlardan dolayı üretim maliyetinin etkilerini bu yıl ekstrem bir şekilde yaşadık. Çünkü yağışlardan nedeniyle yabancı otların yoğun bir şekilde çıkması, bunun mücadelesi, toprak işlemesi, sonra yine yağışlar ve nemden kaynaklı olarak fungal hastalıkların artması gibi önümüzdeki süreçlerde yaşaması muhtemel bazı hastalık oranlarının artması görülebilir. Çünkü onların yaşaması için de ortamlar oluştu. Bu da üretimde her geçen gün iklim faktörleri başta olmak üzere her geçen gün zorlaşmaya başlıyor. Üretim maliyetleri artmaya başlıyor ve ürün deseninde de ciddi etkilenmez söz konusu. Haziran ayı ortalarına geldik hala yağmurlar devam ediyor. Toprak ekim ve dikime tav anlamında hazırlanamadığı için birçok yerlerde özellikle sebze yetiştiriciliği ya da tarla bitkileri ekimlerinde tarihsel anlamda sapmalar yaşadık. Bu da üretim sezonunu çeşitli nedenlerden dolayı olumsuz etkilemeye başladı.
İKLİM DEĞİŞİKLİKLERİNE DİKKAT
Çiçek, üreticileri şu ifadeleri kullanarak uyardı. “Önümüzdeki süreçlerde bu ani değişiklikler ve ani gel gitleri iklime bağlı. Bu iklimdeki ani değişikliklerinde tarımsal üretimde gerek üretim sezonu, ürün deseni, üretim dönemi, gerekse de girdi maliyetlerinin arttırılması anlamda çok büyük değişkenlikler olacağını tahmin ediyoruz. Bu tabii üretim miktarı rekolteyi etkileyeceği gibi ürün kalitesini de dolaylı olarak etkileyecek. Bizim burada üreticilerimize tavsiyemiz ısrarla iklim faktörlerini yakından takip etmeleri. Oluşturulacak ürün desenlerini iklim faktörlerinde göz önüne alarak, toprak yapısı, işçilik durumu bunlar da göz önüne alarak oy önlü bir ürün deseni oluşturmalarını tavsiye ediyoruz.
YEM BİTKİLERİNE ÖNEM VERİLMELİ
Bize sık sık sorulan soru şu, her ne kadar iklim faktörlerine bağlı olsa da işçilik dediğimiz gibi üretim maliyetleri pazardaki daralmadan dolayı Malatya'nın dominant ürünü olan kayısı yetiştiriciliği, her geçen gün biraz daha pazar anlamında da problemler, üretim maliyet anlamında işçi temini konusunda problemler yaşanıyor. Ne tür ürün yetiştirebiliriz? İklim faktörleri var. İklim faktörleri, toprak yapısı, işçilik durumları bunlar da ihtiyaç ve pazarlama durumlarında göz önüne aldığımızda özellikle son yıllarda bölgemizde büyük kapasiteli hayvancılık işletmelerinin artması,kaba yem ihtiyacını doğurmaktadır. Bu nedenle ürün deseni, su, toprak yapısı uygun olan su imkânı bulunan yerlerde yem bitkilerine ağırlık verilmesi gerekiyor. Bu yem bitkisi deyince hatta sadece yonca gelmemesi gerekiyor. Tek yıllık yem bitkileri de var, korungadan, diğer türler de var, fiğ var. Buna benzer ürünler yetiştirilmesi. Uygun olan yerlerde yine endüstri bitkisi dediğimiz şeker pancarı, ayçiçeği ve diğer yağlı tohumlu gruplardan da artık ürün desenine dahil edilmesi gerekiyor. Çünkü iklim faktörleriyle ilgili baktığımızda çok uzun yıllar ki çiçeklenme dönemi, rekolte dönemi, iklimden etkilenme dönemlerine baktığımızda bin rakımın altında sürekli ve kaliteli kayısı üretimi artık tartışılır hale geldi. Dolayısıyla yarın geç kalmadan ya da bu üretim döneminde ürün kalitesi ve verimi açısından darboğaz yaşadığımızda panikle arayışa düşmeme adına bugünden bu altyapısın oluşturulması, çalışmaların yapılması, ürün deseninin değiştirilmesi çok çok önemli. Bu sadece bin rakımın altında değil, diğer bölgelerde de iklim faktörlerini, toprak yapısı, topoğrafik yapısına dikkat ederek ürün deseni, ilk en büyük dönemde pazar durumuna dikkat ederek ürün deseni oluşturulması çok çok önemli.
TARIMA YÖNELEN NÜFUS YETERLİ DEĞİL
Artık TÜİK rakamlarına göre tarımda çalışan nüfus ortalaması, yaş ortalaması 58 ve üzeri oldu. Genç nüfus tarıma fazla yönelmiyor. Oysa dünyada tarımsal üretimdeki ve gıda arzında kendi kendine yeten ülkeler, zengin ülkeler sayıyoruz. Önümüzdeki dönemdeki ülkelerin stratejik planları bu olması gerekiyor. Gelecekte tükettiğinden daha fazla üreten ülkeler zengin ülkeler olacak. O yüzden bizim toprak yapısı, topografik yapısı, coğrafi şartlarımız, insan kaynaklarımız, geçmişe dayalı üretim kültürümüzü göz önünde aldırdığımızda biz tarımsal üretimde, bölgemizde söz sahibi olacak bir potansiyele sahibiz. Ülkesel anlamda da bölgesel anlamda su kaynaklarımızın yeterli olması nedeniyle bu yönlü bir planlamayla bu getirilmesi lazım.”
GELENEKSEL TARIMDAN KURTULMAMIZ GEREKİYOR
Çiçek, açıklamasının son bölümünde ise, bilimsel tarım yapılması çağrısında bulunarak, yetiştiricilere; “Tabi burada sadece vatandaşın yapması gereken konular yoktur. Hükümet politikaları anlamında da gerek üretimin desteklenmesi, gerekse de yeni ürün pazarlarının bulunması, üretimde nihayet tüketiciye ulaşacak şekilde endüstriye çevrilmesi, bu yönlü altyapıların oluşturulması ve bunların desteklenmesi, yeniliklerin desteklenmesi çok çok nemli. Bugünlerde biz ısrarla su kaynaklarımızın, doğal kaynaklarımızın korunması, iklime duyarlı tarımsal üretim yapılmasının üzerinde çok durmaya çalışıyoruz. Çünkü artık iklim değişiklikleri, ani değişikliklerden dolayı geleneksel tarımdan artık kurtulmamız gerekiyor. Daha bilimsel, daha teknik, gerek pazar talepleri, gerekse de rakip ülkelerimizin üretim metotlarını da göz önüne alarak bu denli modern ve ani değişecek, pazar şartlarına göre değişecek, iklim faktörlerine göre değiştirebileceğimiz ürün desenine doğru yönelmemiz kaçınılmaz oluyor” şeklinde seslendi.
EDİTÖR



















