Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı müfettişleri, Malatya İl Müdürlüğü’nde yürüttükleri denetimlerde kan donduran usulsüzlükler tespit etti. Arşivde kaydı bile bulunmayan firmalara sistem üzerinden "müteahhitlik yetki belgesi" verildiği, mali verilerin şişirildiği ve kamu ihalelerinin hep aynı isimlere paslandığı iddiaları yargıya taşınmaya hazırlanıyor.
Deprem felaketinin ardından güvenli konut inşası için seferberlik ilan edilen Malatya’da, bu süreci yönetmesi gereken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün adı büyük bir skandalla çalkalanıyor. Bakanlık Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından hazırlanan ve 8 Ocak 2026 tarihinde Malatya Valiliği’ne ulaştırılan denetim raporu, kurumdaki iş ve işlemlerin mevzuattan ne kadar uzaklaştığını ortaya koydu.
ARŞİV YOK, KAYIT YOK AMA BELGE VAR!
Müfettişler Sakine Bostan ve Ahmet Eray Kalaycı tarafından hazırlanan rapora göre, kentin yeniden inşasında kritik rol oynayan "Müteahhitlik Yetki Belgeleri" adeta peynir ekmek gibi dağıtılmış. İncelemede öne çıkan en çarpıcı bulgular şunlar:
17 Hayalet Firma: İl Müdürlüğü arşivinde ve resmi BELGENET kayıtlarında tek bir başvuru dosyası dahi bulunmayan 17 firmaya, "Şantiye-m" sistemi üzerinden el çabukluğuyla yetki belgesi tanımlandığı belirlendi.
Şişirilmiş Bilançolar: 21 firma için başvurusuz kayıt açılırken, tam 101 firmada ise hatalı veri girişi yapıldığı saptandı. Özellikle firmaların öz kaynak ve ciro gibi mali verilerinin, fiziksel evraklardaki tutarlardan çok daha yüksek gösterilerek "hak etmedikleri" üst grup belgelerin verildiği anlaşıldı.
Matematik Oyunları: Mevzuat gereği iş deneyim belgelerinin sadece 1/5'i oranında değerlendirilmesi gereken işlemlerde, tutarın tamamının kabul edilerek firmaların haksız yere dev ihalelere girmesinin önü açıldı.
İMZASIZ KARARLAR VE "KAYIP" DOSYALAR
Skandal sadece belge dağıtımıyla sınırlı kalmadı. Denetim raporunda, Belge Komisyonu’nun kararlarında ciddi usul hataları saptandı. Komisyon kararlarının İl Müdür Vekili Cengiz Başer ve Komisyon Başkanı Hakan Gündüz tarafından imzalandığı, ancak diğer komisyon üyelerinin dijital imzalarının eksik olduğu görüldü. Daha da vahimi, 3 ayrı işleme ait karar tutanaklarının ne fiziksel arşivde ne de dijital sistemde bulunamadığı, yani "buharlaştığı" raporlandı.
MAKAM ARACI DEĞİL, 'MÜTEAHHİT ARACI'
İl Müdür Vekili Cengiz Başer hakkındaki iddialar ise kurumdaki yönetim zafiyetinin boyutlarını başka bir noktaya taşıdı. Kurum koridorlarında ve CİMER şikâyetlerinde dile getirilen, ancak henüz resmi soruşturma açılmadığı belirtilen iddialar arasında şunlar yer alıyor:
Lüks Tahsisat: Müteahhitlere ait lüks araçların İl Müdürü ve bazı personel tarafından makam aracı olarak kullanıldığı, hatta bu araçlardan biriyle özel işler için yurt dışına çıkıldığı öne sürülüyor.
İhale Çarkı: Rezerv alan yıkımları ile kırsal konutların altyapı ve çevre düzenleme ihalelerinin hep "aynı grup" müteahhitlere verildiği; katılımın yüksek görünmesi için çok sayıda firmaya çağrı yapılıp ihalenin düşük indirimlerle 4-5 firma arasında paylaştırıldığı iddia ediliyor.
Menfaat ve Yakıt Skandalı: Kurumun kiralık araçlarına ait yakıt kitlerinin başka özel araçlarda kullanıldığı, yerinde dönüşüm ve konut dağıtım süreçlerinde menfaat temin edildiği iddiaları Malatya kamuoyunda geniş yankı buldu.
MÜFETTİŞLERDEN 16 OCAK TALİMATI
Bakanlık müfettişleri, sorumluluğu bulunan personelden savunma ve bilgi talep ederek, tüm belgelerin 16 Ocak 2026 tarihine kadar tek bir zarf içinde Ankara’ya gönderilmesini istedi. Malatya halkı, depremle sarsılan kentin bir de yolsuzluk iddialarıyla yara almasına tepki gösterirken; adli makamların müteahhitlik karnesi skandalının ötesine geçerek tüm ihaleleri mercek altına alması bekleniyor.>>TUĞÇE ERBAŞ
EDİTÖR




















