Malatya Lider Gazetesi
HV
14 MAYIS Perşembe 09:35

Din Görevlileri Nakil Sınavlarının Kalkmasını İstiyor

Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Engin, Diyanet çatısı altında çalışan tüm görevlilerin,  görev şartlarının iyileştirilmesi yönünde yeniden bir çalışma yapılması gerektiğini savundu. Engin, Toplu Sözleşme, Nakil Sınavları ve Atamalar konusunda yapılması gereken konuları paylaştı.

YAŞAM
Din Görevlileri Nakil Sınavlarının Kalkmasını İstiyor

Diyanet-Sen Malatya Şube Başkanı Mehmet Engin, Diyanet çatısı altında çalışan tüm görevlilerin,  görev şartlarının iyileştirilmesi yönünde yeniden bir çalışma yapılması gerektiğini savundu. Engin, Toplu Sözleşme, Nakil Sınavları ve Atamalar konusunda yapılması gereken konuları paylaştı.

Engin gazetemize yaptığı açıklamada şunları söyledi. “Gündemimizde bir 2024-2025 yılını kapsayan bir toplu sözleşme dönemimiz var.  2024 ve 2025 yıllarını kapsayan sözleşmemizin son dilimi de açıklanmış oldu. Enflasyonun son derece düşük çıkması, keşke bu şekilde olsaydı ama bizleri ciddi manada mutlu ederdi. Ancak önceki gün doğalgaza yüzde 25 zam geldi. Su fiyatlarına, çeşitli temel gıda maddelerine de ciddi manada zam geldi. Buna karşın yüzde 15.5 gibi bir memur zammı bizleri hayal kırıklığına uğrattı. Genel başkanımızın da geçen günlerde açıkladığı gibi, refah payının mutlaka yürürlüğe girmesi lazım. Çünkü çalışanlar bu manada çok sıkıntılar yaşamaktadır. Bununla beraber biz Diyanet-Sen olarak sorunlarımızı, Gerek Diyanet camiasında gerekse de kamu personeli danışma kurulunda ve ilgili mecralarda üyelerimizin sorunlarını dile getiriyoruz.

NAKİL SINAVLARI KALDIRILMALI

Diğer yanda bir de bizde nakil sınavı var. Bu da bizleri ciddi manada rencide ediyor. Bazen 40 yıllık bir görevli bir camiden başka bir camiye giderken mutlaka mesleki bilgiler seviye sınavına girmiş olması şartı aranıyor. Nakil sınavı diye 3 kişilik komisyondan oluşan bir kurul var.  Burada yeniden bir sınava A-B gurubu gibi tabi tutuluyorlar. Görev yaptığı bir kadroya nakil sınavı ile ancak gelebilmektedir. Maalesef bu dürüm Türkiye’nin hiçbir kurumunda yoktur. Bu durum da ciddi manada personelimizi rencide etmektedir. 40 yıllık bir din görevlisine, ‘şu camiye gitmek istiyorsan sınava gir’ ifadesinin kullanılması hakikaten hoş bir durum değil. Zaten bu hocamız 40 yıldır aynı görevi yapıyor. Dolayısıyla herhangi bir cami değişikliğinde aynı göreve gidebilmek için böyle bir sınavın yapılması hakikaten hoş değil. Bir diğer meselemiz ise 3600 EK gösterge meselesidir. Malum Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda açıklama yaptı. Din görevlileri, sağlık çalışanları, polisler ve öğretmenlere verildi. Bununla beraber 7. Dönemim bir kazanımı olarak altına imza atılmış toplu sözleşme kazanımı olarak GİH pozisyonunda çalışan ve birinci dereceye düşen tüm personele 3600 Ek Gösterge hakkı verilecek denildi. Son döneme gelmemize rağmen bu konuda henüz bir çalışma yoktur. Bu hakkın Kamu İdare Sınıfında çalışan arkadaşlarımıza ivedilikle verilmesini istiyoruz.

SEYYANEN ÖDENEN 8 BİN TL EMEKLİ MAAŞLARINA DA YANSITILMALI

Bir diğer konu, kamu personellerin emekli olamamaları. Önceki dönemlerde yapılan seyyanen verilen zamların emekli maaşlarına yansıtılmaması emekli olacak hocalarımızı ve emeklilerimizi ciddi manada sıkıntıya sokmaktadır. Örneğin 45 yıl hizmet etmiş lise mezunu bir hocamızın almış olduğu emekli maaşı 22-23 bin TL civarındadır. Bu nedenle emekli olmak istiysen arkadaşlarımızın maaşları yarıdan yarıya, hatta daha fazla düştüğü için, şu an 45 bin lira civarında üret alan bir lise mezunu hocamızın maaşı 22-23 bin liraya düşmektedir. Bu pahalılık döneminde, ev kiralarının ayyuka çıktığı bir dönemde bu maaşla geçinmek mümkün değil. Dolayısıyla seyyanen ödenen 8 bin TL’nin emekli maaşlarına ivedi olarak yansıtılmasını talep ediyoruz.

GENÇLERİN EVLENME KONUSUYLA İLGİLİ SIKINTILARI VAR

Diğer yandan gençlerimiz çeşitli manada sıkıntı yaşamaktadırlar. Evlilik konusundaki sıkıntılar had safhaya ulaştı. Diğer yandan aile yapımız hızla çöküyor.  Devletimiz bu konuda 2025 yılını aile yılı ilan etti ama, gençlerin evlenme konusuyla ilgili çok ciddi sıkıntıları var. Bir nesil üniversite mezunu iş bulamıyor, karşılıklı güven sarsılmış durumda. Evli olan çiftlerin de büyük bir oranda ikisi de çalıştığı için dolayısıyla kadın çalışanların çocuk sahibi olma durumları hakikaten çok zorlaşıyor. Bu nedenle de nüfus ciddi manada azalıyor, bunların başında da maalesef ilimiz geliyor.  Bu konuda devletimiz başta olmak üzere ciddi manada bir çalışma yaparak evliliği teşvik etmeleri gerekiyor.

YETKİLİ SENDİKA İLE YETKİSİZ SENDİKA ARASINDA FARK OLMALI

Biz Diyanet Sen olarak üye sayısı bakımından Türkiye’de ilk 10 sıradayız. Üye sayımız yüzde 75 civarında, ama bu yeterli değil. Bizim hedefimiz şudur. ‘Diyanet-Sen sensiz olmaz. Sen olmazsan biz bir eksiğiz’ diye yola çıkmışız. Şu an bu noktada 90 bin sayısına yaklaşan üyelerimizle beraber hedefimiz Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışanlarının tamamını sendikamıza üye etmektir. Sadece hırs uğruna kurulmuş bazı küçük sendikalar hiçbir iş yapmadan sadece çeşitli entrikalarla hareket etmektedirler. Böylelikle kendilerine bir rant kapısı açmaya çalışanlar oluyor.  Bunun önüne geçilmesi lazım. Yetkili sendika ile yetkisiz sendika arasında bir fark olması lazım. Emek çeken biziz. Ama aidatı onlar da alıyor, biz de alıyoruz. Neticede bu da ciddi manada bizleri sıkıntıya sokmaktadır ve bizim asıl yapmamız gereken işlere engel olmaktadırlar. Bunun için de mutlaka dayanışma aidatının gelmesi lazım. İşçilerde olduğu gibi toplu sözleşmeden faydalanabilmesi için yetkili sendikaya ya üye olacak ya da dayanışma aidatı adı altında aidat ödemesi lazım. Biz bu konuda ciddi manada mustaribiz. Hükümetimizden özellikle bu konunun talip edilmesini talep ediyoruz. Hükümetimizin bu konuda yetkili sendikayı dikkate alması lazım diye düşünüyoruz. Maalesef toplu sözleşmeye 3 büyük konfederasyon çağrılıyor. Bu da çalışanların pazarlık gücünü ciddi manada azaltmaktadır. Bu konuda da yeniden bir yasal düzenlemenin yapılması gerekiyor.

DEVLETİN SİGORTASI BİZİZ

Ayrıca çalışan personel arasında ayrım yapılmaması lazım. Milli Eğitimde ciddi çalışmalar var. 10 yılını dolduran uzman öğretmen, 20 yılını dolduran başöğretmen oluyor. Diyanet camiasında da benzer uygulama yapılabilir. Maalesef aynı şey bizde geçerli değil. Biz bu devletin vatandaşı, memuru değimliyiz? Dolayısıyla İlimizde bin 700 personel var. 1 tane baş imam var. Bu da Diyanet çalışanlarını ve Din görevlilerini rencide etmektedir. Şartalar ayarlanır buna göre uzmanlık alanları belirlenir. Bunun da yapılması lazım. Malatya’mızda 2 uzman imam var.  Bir tane de uzman Kur’an kursu öğreticisi var. Bunun yanında 400 civarında Kur’an kursu hocamız var. Bu bizim çalışanlarımızın hakkıdır. Çünkü devletin sigortası biziz. İlde, İlçede, Beldede, Köyde hatta mahallede biz varız.  3-5 hanenin olduğu yerde bir cami var. O camide de bir din görevlisi var. O din görevlisi hem köyün bütün işlerine koşturuyor. Çocuğun doğumundan, ölümüne, aile arası kırgınlıklarda,  komşular arasındaki sıkıntıların çözümü noktasında din görevlisi burada tam bir sigortadır ve bir arabulucu rolünü üslenmektedir. Dolayısıyla bir din görevlisinin dışardan desteğe ihtiyacı olmamalı. Kendi ekonomik bağımsızlığı olmalı. Geçinebileceği ücreti alabilmelidir. Böyle olursa çok daha iyi verim alabiliriz. Yeni denem toplu sözleşme yapılacak. İşçinin, emekçimin, maşını kısarak hiçbir devlet kalkınamaz. Çünkü en alt gelir gurubu çalışan işçiler ve memurlardır. Dolayısıyla bu camianın ciddi manada desteklenmesi lazım ki hem ekonomik bağımsızlıkları olsun. Hem de ekonomiye ciddi bir katkıda bulunsunlar. Eğer bu olmazsa çalışanımız mecburen ek iş yapmak zorunda kalacaktır. Ek iş yapınca asıl yapması gereken işi yerine getiremeyecektir. Bu konuda ciddi sıkıntılar var.

KADRO SORUNLARI ÇÖZÜLMELİ

Diğer bir sorunumuz da kadro sorunu. Yıllardır çözülemeyen bir sorunumuz var. Bazı üniversite mezunu olanlar hala hizmetli kadrosunda, bu konu çözülmüyor. Sebebini de anlayabilmiş değiliz. Bir din görevlimizin çocuklarının eğitimi nedeniyle merkeze gelme şansı çoğu zaman olmuyor. Önüne çeşitli engeller konuluyor. Boş bulduğu zaman hizmetli kadrosuna geçmek durumunda kalınıyor. Hocamız sadece çoluk çocuğunun eğitimi için merkeze gelmek isteyenlere yol açılmalı. Yardımcı hizmetler sınıfının lağvedilerek tamamını Genel İdare Sınıfına geçirilmesi gerekiyor. Bu konuda emekliler ve emekli olacakların bu konuda mağdur edilmemesini bekliyoruz.  Bu konuyla ilgili hükümetimizin gerekli adımları atacaklarını ümit ediyoruz”Haber merkezi

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR