Yıl sonu yaklaşırken gözler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emeklilerin beklentilerine yönelik yapacağı açıklamalara çevrildi. Emekli Memur-Sen Malatya İl Temsilcisi Halil Kılavuz, emeklilerin yaşadığı derin ekonomik kriz ve geçim sıkıntısına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. En düşük emekli aylığının 35 bin TL ile 45 bin TL arasında belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Kılavuz; depremin yıkıma uğrattığı Malatya’daki emekliler için bölgesel ayrıcalık, TOKİ konutlarında indirim, kira, elektrik ve su desteği ile sağlıkta katkı payının kaldırılmasını talep etti.
Türkiye genelinde milyonlarca emeklinin gözü kulağı hükümetten gelecek zam ve iyileştirme haberlerine kilitlenmişken, sahadan gelen sesler yükselmeye devam ediyor. Emekli Memur-Sen Malatya İl Temsilcisi Halil Kılavuz, düzenlediği basın toplantısıyla emeklilerin güncel yaşam koşullarını, alım gücündeki sert düşüşü ve özellikle afet bölgesinde yaşam mücadelesi veren vatandaşların taleplerini kamuoyuyla paylaştı.
Malatya’nın 6 Şubat depremlerinin ardından sosyo-ekonomik açıdan büyük bir travma atlattığını hatırlatan Kılavuz, bölgedeki emeklilerin hem barınma hem de geçim konusunda "içler acısı" bir durumda olduğunu vurgulayarak devlete acil müdahale çağrısında bulundu.
" EMEKLİLERİN YÜZDE 65’İ İLERLEYEN YAŞLARINA RAĞMEN BAHÇELERDE ÇALIŞIYOR"
Malatya’nın genel olarak orta gelir grubuna sahip bir kent olduğunu ancak deprem sonrasında bu dengenin tamamen altüst olduğunu ifade eden Halil Kılavuz, hayat pahalılığı ve yıkımın getirdiği yük nedeniyle emeklilerin dinlenmek yerine tarlaya yöneldiğini belirtti: "Malatya genelde orta gelir seviyesinde olan bir yer. Tabii ki deprem yaşadığımız için bizim emeklilerimiz çok mağdur oldu. Evinden oldu, Malatya bayağı mağdur. Malatya'nın daha öncelikli olması, mesela emeklilere TOKİ evlerinde daha indirimli bir şeklin uygulanması gerekiyor. Emekli olup da maaşları çok düşük olan kardeşlerimiz, abilerimiz var. Bunlar için bölgesel olarak Malatya'ya ayrıcalık tanınmasını, ek gelirlerin ve zamların daha yüksek seviyede tutulmasını istiyoruz. Malatya deprem yaşadığı için emeklilerimizin yüzde 65'i ya komşusunun bahçesinde ya akrabasının, kendisinin varsa kendi bahçesinde çalışıyor. 65 yaşının üzerindekiler bile bahçelerde çalışmakta. Onun için mümkün olduğu kadar devletin en son gücünü kullanarak yüksek bir zam bekliyoruz."
"KİRA, ELEKTRİK VE SU DESTEĞİ VERİLMELİ"
Deprem sonrası Malatya’da ev kiralarının fırladığına ve 20 bin TL’nin altına kiralık konut bulunamadığına dikkat çeken Emekli Memur-Sen İl Temsilcisi, çalışamayacak durumdaki yaşlı ve hasta emeklilerin durumunun kritik aşamada olduğunu kaydetti: "Çalışanla çalışamayan durumdaki emeklilerimize ev kirası, su, elektrik gibi ayrıcalıklı bir yardım yapılırsa çok iyi olacak. Çünkü onlar ya hastalar ya da çok yaşlılar. Durumları iyi değil. Bunların bazılarının zaten depremde evleri tamamen gitti. TOKİ'de ev çıkmayanlar var. Kendi kiracı olduğu için ev verilmeyenler var. Onlara öncelik tanıyıp ayrıca ek zam yapılmasını talep ediyoruz. Bizim emeklilerimiz mağdur durumdalar. Durumları içler acısı. Çünkü Malatya'da bir ev kirası 20 bin liradan aşağı yoktur. Bu adam ev kirası verir. Eğer bir de öğrencisi varsa ne yapabilir? Yapılacak zam en az 35 bin-40 bin lira arasında olmalı, bunun altında kalmamalı. Devletimizin emekliye bakmasını istiyoruz. Devletimizin emeklileri böyle mağdur, yetim bırakmamasını istiyoruz."
"SEYYANEN ZAM FARKI HAK İHLALİDİR"
Memurlara verilen seyyanen zammın emeklilere yansıtılmamasının büyük bir adaletsizlik yarattığını savunan Kılavuz, maaş dengesizliği ve verilip tutulmayan sözler hakkında şu sert eleştirileri yöneltti: "Çalışanla emekli arasındaki oran olarak yapılırsa en az emekliye yüzde 38 veya 40 civarında zam yapılması gerekir. Çünkü emekliler bayağı mağdurlar. Hele memur emeklilerine, memurla çalışan arasındaki o seyyanen zam bugün 22 bin lira olmuştur. Bunun özellikle bir hak ihlali olduğunu düşünüyoruz. Şimdiye kadar hiçbir emekli memurla çalışan arasında zam yapılırken böyle bir ayrım yapılmamıştı. 3 bin 600 ek göstergenin birinci dereceye düşen memur kardeşlerimize ve emeklilerine verilmesi gerekiyordu. Bunların da acilen verilmesini istiyoruz. Buna öncelik tanıyacaklarını vaat ettiler fakat uygulamaya geçilmedi. Bunların da yapılmasını, bu hak ihlalinin giderilmesini devletimizden talep ediyoruz."
"EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI 35 BİN TL’DEN AŞAĞI OLMAMALI"
Açlık ve yoksulluk sınırlarının geldiği noktada mevcut taban aylıkların kabul edilemez olduğunu belirten Halil Kılavuz, taban maaşlar konusunda rakam vererek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şimdi açlık sınırına baktığın zaman Türkiye genelinde en az taban aylık 35 binden aşağı olmamalı. 35 bin ile 45 bin lira arası en az taban aylığı olmalı. Tabii ki çalışanların prim sayısına, prim gününe göre farklı olacak. Mesela 30 yıl çalışmış, 35 yıl çalışmış olanların aylıkları farklı olacak. Ama en düşük memur emeklimizin, işçi ve Bağ-Kur'lu emeklilerimizin en az 35 bin liradan aşağısıyla geçinmesi mümkün değil."
"SAĞLIK HİZMETLERİNDE ÜCRET VE İLAÇ FARKI KALDIRILMALI"
Konuşmasının son bölümünde emeklilerin sağlık hizmetlerine erişimde karşılaştığı ek maliyetlere değinen Kılavuz, emeklilerin muayene ve ilaç katılım paylarından muaf tutulması gerektiğini vurguladı: "Bir de emeklilerimiz hastanelere gidip tedavi gördüklerinde teşhis, tedavi, tahlil ve ilaç farkları alınmamalı. Emeklilerden fark istenmemeli. Bunun da kaldırılmasını istiyoruz." Emekli Memur-Sen Malatya Şubesi, hazırladıkları bu talep ve raporları hükümet kanadına ve ilgili bakanlıklara iletmeye devam edeceklerini bildirerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan müjdeli ve kapsayıcı kararlar beklediklerini sözlerine ekledi.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR



















