MAGİNDER’in düzenleyeceği ‘Malatya 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Çalıştayı”nın tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. İnönü ve Turgut Özal Üniversitelerinin katkısıyla gerçekleştirilecek çalıştayda şehrin gelecek yıllık stratejilerinin planlanması hedefleniyor. Çalıştayda elde edilen sonuçlar TBMM’ye sunulacak. Tanıtım toplantısında Malatya’nın çevre illerle olan rekabetine atıfta bulunan İnönü Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Uğur, “1980’lerde Malatya, Gaziantep ve Kahramanmaraş ile yaklaşık aynı ekonomik büyüklüğe sahipti. Ancak bugün Gaziantep 10 milyar dolar, Kahramanmaraş ise birkaç milyar dolar ihracat yaparken, Malatya’nın ihracatı 400 milyon dolar civarında.” dedi.
MAGİNDER ( Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği) öncülüğünde düzenlenen “Malatya 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Çalıştayı”nın bilgilendirme basın toplantısı yapıldı. Kahvaltı formatında yürütülen toplantıya, MAGİNDER (Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, MAGİNDER Yönetim Kurulu Üyesi ve AR-GE Başkanı, Mesut Özdemir, İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yatkın, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Tuncel, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burhan Karakoç, Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz, İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Uğur, TTO Müdürü ve Rektör Danışmanı Doç. Dr. A. Fatih Kocamaz, Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Murat Toptaş ve basın mensupları katıldı.
GİDENLERİ GERİ GETİRMEK, GİTMEK İSTEYENLERİ İSE TUTMAK İSTİYORUZ
Çalıştayın şehrin tüm dinamiklerini kapsayacağını ve 8 Kasım’da gerçekleştirileceğini aktaran MAGİNDER Yönetim Kurulu Başkanı Salih Karademir, “Bugün burada Malatya 2030 Çalıştayı’nın lansman tanıtımı için toplandık. İnşallah 8 Kasım’da düzenleyeceğimiz bu çalıştayla Malatya’mızın 2030 yol haritasını belirleyeceğiz. 6 Şubat depreminin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışan şehrimize katkı sunmak için yola çıktık. Göç sorunumuz var. Gidenleri geri getirmek, gitmek isteyenleri ise tutmak istiyoruz. Malatya’nın eksiklerini biliyoruz. Bilimle, ortak akılla bu sorunları çözmek istiyoruz. Bu şehirde sadece binalar değil, gelecek inşa ediyoruz. Bugün burada başlattığımız bu süreç, çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği için çok önemli. 2050 yılına kadar Malatya için neler yapılması gerektiğini hep birlikte belirleyeceğiz. Bu, hepimizin ortak sorumluluğudur.” dedi.
“ORTAK AKIL DEVREYE GİRECEK”
Sürecin tüm yönleriyle değerlendirileceğini vurgulayan MAGİNDER AR-GE Başkanı Mesut Özdemir, “Deprem sonrası ortaya çıkan sorunları 10 başlık altında masaya yatıracağız. Her masada kamu, özel sektör, STK ve akademisyenler birlikte yer alacak. Tartışmalar moderatörler ve raportörler eşliğinde yürütülecek. Nihai rapor hazırlanarak hem yerel yöneticilere hem Ankara’ya sunulacak ve süreci izlemek için bir takip kurulu oluşturulacak. Malatya'nın geleceği için ortak aklı devreye sokmak, sürdürülebilir ve ölçülebilir hedefler belirlemek istiyoruz. Bu yolculukta tüm basın mensuplarını da destek vermeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“POTANSİYEL HAREKETE GEÇMELİ”
İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Yatkın, “Malatya, peş peşe iki büyük felaket yaşadı. Sadece şehri değil, nesli de yeniden inşa etmek zorundayız. Bu şehir iki cumhurbaşkanı çıkarmış, önemli bürokratlar yetiştirmiş bir şehir. Bu potansiyeli harekete geçirmek bizim görevimiz. MAGİNDER öncülüğünde başlayan bu çalışmanın başarılı olacağına inanıyorum. Basın yalnızca izleyen değil, süreci yönlendiren, denetleyen, katkı sunan bir güçtür. Sizlerden bu çalışmaya eleştiren değil, yol gösteren, destek veren bir anlayışla katkı sunmanızı bekliyoruz” şeklinde konuştu.
“ŞEHİR NET HEDEFLER BELİRLEYECEK”
Çalıştaya koordinatörlük yapacağını söyleyen İnönü Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Tuncel, “Bilgi üretmek ve bu bilgiyi sistematik hale getirerek topluma sunmak üniversitelerin en temel görevlerinden biridir. Bizler de bu süreçte koordinatörlük görevini üstlendik. Hocalarımızın bilgi ve birikimini bu çalışmaya aktaracağız. Neyi neden yapmamız gerektiğini toplum olarak bazen bilemiyoruz. Bu çalıştayla şehir için net hedefler, projeler ve politikalar geliştirileceğine inanıyoruz.” açıklamalarını yaptı.
“MALATYALILARIN YARISI ŞEHRİ TERK ETMEK İSTİYOR”
Deprem sonrası yaptıkları araştırmaların sonuçlarını paylaşan Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah Korkmaz, “Deprem, hayatlarımızı zorlaştırdığı ölçüde bir sosyal felakete dönüşür. Bu nedenle sorunu tüm sosyal boyutlarıyla doğru tanımlamalı, doğru stratejiler üretmeliyiz. Araştırmamıza göre, depremden iki ay sonra Malatyalıların %57’si fırsat bulsa şehri terk etmek istiyordu. İki ay sonra yaptığımız ikinci araştırmada bu oran %50’ye düştü. Bu, toplumun gelecek kaygısı taşıdığını gösteriyor. Oysa Malatyalılar şehirlerine bağlı insanlardır. Bu duyguyu yeniden canlandırmak ve umut oluşturmak gerekiyor. Bilimsel yöntemlerle doğru tespitler yaparak, tüm disiplinlerin ortak katkısıyla bu şehir yeniden inşa edilebilir. Mühendislikten iktisada, yönetime ve sağlığa kadar tüm alanlar birlikte hareket etmeli. Bu organizasyonu da bu yönde atılmış stratejik bir adım olarak görüyorum” dedi.
MALATYA ANTEP VE MARAŞ’IN GERİSİNDE KALDI
Malatya’nın geçmişte bölgesel şehirlerle rekabet halinde olduğunu ancak zamanla ilerleyişini kaybettiğine dikkat çeken İnönü Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Uğur, “1980’lerde Malatya, Gaziantep ve Kahramanmaraş ile yaklaşık aynı ekonomik büyüklüğe sahipti. Ancak bugün Gaziantep 10 milyar dolar, Kahramanmaraş ise birkaç milyar dolar ihracat yaparken, Malatya’nın ihracatı 400 milyon dolar civarındadır. Üstelik bu ihracatın büyük kısmı kayısıya dayanmaktadır. Gelecekte hangi alanda uzmanlaşacağımızı net olarak belirlememiz gerekiyor. Acaba tarım şehri mi olacağız, sanayi mi, yoksa hızla gelişen teknoloji alanında mı varlık göstereceğiz? Bu sorulara cevap vererek doğru bir planlama yapmalıyız. Eğer 1980’lerde bu planlamalar yapılmış olsaydı, bugün çok daha farklı bir konumda olurduk. Geç kalmış olabiliriz, ancak 'zararın neresinden dönülse kârdır' derler; bu program tam da bu amaca hizmet ediyor. Bu süreci çok önemsiyorum. İktisat Bölümü olarak biz bu çalışmaya yürekten destek veriyoruz ve elimizden gelen her türlü katkıyı sunacağız." diye konuştu.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR


















