Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Doğu Anadolu Fay Hattı'nın Malatya-Pütürge bölümünün davranışına ilişkin açıklamalarda bulundu. Pütürge segmentinin hem 24 Ocak 2020 Sivrice Depremi'nde hem de 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde kırılmadığını belirten Üşümezsoy, bunun bölgedeki jeolojik yapıdan kaynaklandığını ifade ederek, Pütürge çevresinde "jeolojik frenlenme" oluştuğunu söyledi.
Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Doğu Anadolu Fay Hattı'nın Malatya-Pütürge bölümüne ilişkin yaptığı değerlendirmelerde, bölgenin jeolojik yapısının fay davranışını doğrudan etkilediğini ifade etti. Üşümezsoy, 24 Ocak 2020 Sivrice Depremi ile 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinde Pütürge segmentinin kırılmadığını belirterek, bunun tesadüfi olmadığını, bölgede jeolojik frenlenme olarak tanımladığı bir mekanizmanın etkili olduğunu dile getirdi.
2020 SİVRİCE DEPREMİ'Nİ ÖRNEK GÖSTERDİ
Üşümezsoy, 24 Ocak 2020'de meydana gelen Sivrice merkezli depremde Sivrice ve Doğanyol kesimlerinde fayın yaklaşık 2,5 metre yer değiştirdiğini belirtti. Ancak Pütürge'de aynı ölçüde bir kırılmanın oluşmadığını ifade eden Üşümezsoy, bu durumun dikkat çekici olduğunu söyledi.
Benzer durumun 6 Şubat 2023 depremlerinde de yaşandığını ifade eden Üşümezsoy, Pazarcık-Gölbaşı-Erkenek hattındaki kırılmalara rağmen Pütürge segmentinin yine kırılmadığını söyledi.
Bu durumun tesadüf olmadığını dile getiren Üşümezsoy, Pütürge çevresinde jeolojik bir frenleme mekanizmasının bulunduğunu savundu. Bölgenin jeolojik geçmişinin incelenmesi gerektiğini belirten Üşümezsoy, Malatya metamorfikleri olarak bilinen kayaç yapılarının ve Gerger bindirmesinin fay hareketlerini sınırlandıran önemli unsurlar olduğunu ifade etti.
"MALATYA METAMORFİKLERİ STRESİ FARKLI ALANLARA YÖNLENDİRİYOR"
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Pütürge çevresinde oluşan sıkışmanında deprem enerjisinin farklı alanlara aktarılmasına neden olduğunu belirtti. Fayın rahat hareket edememesi nedeniyle bölgede oluşan gerilimin tek bir büyük kırılma şeklinde boşalmadığını ifade eden Üşümezsoy, bunun yerine stresin farklı alanlara yönlendirildiğini söyledi. Bu değerlendirme doğrultusunda Battalgazi ve Yeşilyurt çevresinde meydana gelen depremlerin tek ve büyük bir fay kırılmasının sonucu olmadığını belirten Üşümezsoy, söz konusu sarsıntıların birbirini kesen küçük segmentler ile makaslama zonları üzerinde gelişen depremler olduğunu ifade etti.
PÜTÜRGE FAYININ DEPREM POTANSİYELİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Pütürge fayının deprem üretme potansiyeline ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Pütürge fayının kırılması halinde yaklaşık 6,5 büyüklüğünde, 7'nin altında bir deprem potansiyeli taşıdığını belirten Üşümezsoy, bugüne kadar yaşanan iki büyük depremde de bu segmentin kırılmamasının bölgenin jeolojik yapısıyla ilişkili olduğunu savundu.
SİNCİK BİNDİRMESİNE DİKKAT ÇEKTİ
Açıklamalarının devamında Malatya metamorfiklerinin hareketinin Sincik bindirmesi tarafından sınırlandığını belirten Üşümezsoy, Malatya metamorfiklerinin hareketinin Sincik bindirmesi tarafından sınırlandığını, bu nedenle oluşan sıkışmanın büyük tek parça kırılmalar yerine daha küçük ölçekli faylanmalar şeklinde enerji boşalmasına yol açtığını söyledi.>>TUĞÇE ERBAŞ
EDİTÖR

















