Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren,sahipsiz hayvanların toplanması, rehabilitasyonu, hayvan bakımevlerinde barındırılması, sahiplendirilmesi ve sahiplenilmesi ile bu hayvanların insan, hayvan ve çevre sağlığına verebileceği olumsuz etkileri önlemeye yönelik alınacak tedbirleri içeren yönetmelik kapsamında, hayvanların korunması, refahının sağlanması ile ilgili kurum ve kuruluşların il düzeyindeki faaliyetlerinin koordinasyonunu sağlamak amacıyla düzenlenen İl Hayvanları Koruma Kurulu Toplantısı, Malatya Kongre Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.
Malatya Valisi Seddar Yavuz,İl Hayvanları Koruma Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada konuyla ilgili önemli bilgilendirmelerde bulundu.
Vali Seddar Yavuz, toplantıda yaptığı açıklamada şu açıklamalara yer verdi.“Hayvanların yaşam hakkını güvence altına alan 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu 2024 yılında yürürlüğe girmiştir. Bu kanuna göre insanların hayvanlara karşı yapmış olduğu işkence, kötü muamele ve kasıtlı öldürme davranışları kabahat kapsamından çıkarılarak suç fili kapsamına alınmıştır. 2 Ağustos 2024 tarihinde ise kanunun 17 maddesi değişikliğe uğrayarak özellikle sahipsiz köpekler için yeni çözüm anlayışı getirilmiştir. Buna göre yakala, kısırlaştır, barınakta tut, sahiplendir metodu benimsenmiştir.
Sokakta sahipsiz köpek kalmayacak
Bu çözümde sokakta sahipsiz köpek kalmayacak, olan köpekler de sahipli olacaktır. Kanun Belediyelere, hem hayvan sahiplerine hem de kamu kurum ve kuruluşlarına sorumluluk getirmektedir. 5199 sayılı hayvanları koruma kanunu değişiklik öngören, 7527 sayılı hayvanları koruma kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun ile getirilen düzenlemeleri içeren ve hayvan refahı gözetilerek hayata geçirilecek uygulamalar ve uygulamaları detaylandıran yönetmelik, 13.12.2024 tarihinde resmi gazetede yayınlanmıştır. Yönetmelik sahipsiz hayvanların popülasyon kontrol işlemlerinde, Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili birimleri, Yerel Yönetimler, İl Hayvanları Koruma Kurulları ve diğer ilgili kurumların görevlerini içermektedir. Ev hayvanlarının, hayvan sahiplenme şartları ile hayvan sahiplerinin görev ve sorumluluklarını da belirlemektedir. İl Hayvanları Koruma Kurulları, il sınırları içindeki sahipsiz hayvanların popülasyon kontrolü ile ilgili tüm işleri koordine etmek, kişilerin sahiplenebileceği hayvan sayısını belirlemek, yönetmelik kapsamında denetime yetkili kurumların görev dağılımını belirlemek, hayvan bakım evleri ve doğal yaşam alanlarının ildeki sahipsiz hayvan sayısında kıyasla yeterliliğini değerlendirmekle görevlendirilmiştir.
Yerel yönetimlere destek sağlanacak
Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüklerine, hayvan bakım evi, doğal yaşam alanları ve özel hayvan yaşam evlerinin çalışma günlerinin düzenlenmesi ve kanun hükümlerinin uygulanması ve denetim görevi verilmiştir. İl Özel İdareleri, Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri, İl Belediyeleri, diğer ilçe ve belde belediyelerinin görevli olduğu belirtilmiştir. Yerel yönetimler sahipsiz köpekleri toplamakla, bakım evlerine alınan hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışlarını kontrol edemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenmesi yasak olanlar, kanunun 13. Maddesini uygulamakla sahiplenmeye uygun hayvanların sahiplendirme işlemlerini yapmakla görevlendirilmiştir. Tarım ve Orman Bakanlığınca sahipsiz hayvanlara yönelik iş ve işlemlerde yapılacak mali destek ve teşviklerin detayları yönetmelikte yer almıştır.
Yerel yönetimlere müeyyide uygulanabilecek
Nüfusu 25 binin üzerinde olan yerel yönetimler, belediyeler, bütçelerinin binde 5’ini sahipsiz hayvanlıları bakım ve rehabilitasyonuna ayırmakla yükümlü tutulmuştur. Yönetmelikte ise, yer yönetimler hayvan bakım evinin ve doğal yaşam alanlarının kapasitelerinin, sahipsiz köpek sayısına kıyasla yeterli olduğuna bir hayvanları koruma kurulunca karar verilinceye kadar kanun kapsamında ayırmak zorunda oldukları mali kaynağı asgari yüzde 50'sinin hayvan bakım evi ile doğal yaşam alanları yapımına veya mevcut alanlarının kapasitesini arttırmaya harcamaktan yükümlü bulunmuştur. Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu 25 bini aşan belediyeler bakımından geçici 4. madde 2. fıkrasında belirtilen kaynağa ayırmayan belediye başkanı ve meclis üyeleri ayrılan kaynağa hayvan bakım evi kurmak, sahiplisi hayvanları toplamak, rehabilite etmek veya sahipleninceye kadar bakmak için sarf etmeyen ya da bu kaynağı başka amaçla kullanan belediye başkanı ve belediye ekiplerine 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası getirilmiştir.
Sahiplenilen hayvana bakamayacak olanlar için de düzenleme yapıldı
Kanunda yapılan yeni düzenleme ile benimsenen yakala, kısırlaştır, tut, sahiplendir metodu kapsamında belediyelerce yakalanarak rehabilitasyona tabi hayvanların, hayvan refahı gözetilerek barındırılacağı, doğal yaşam alanları tanınarak hayvan bakım evleri ile birlikte özellikleri belirlenmiştir. Düzenleme ile herhangi bir nedenle sahiplendiği hayvana bakamayacak olan vatandaşlar için de çözüm getirilmiştir. Bu hayvanları sokağa bırakmak yerine, bakım şartları yasa ve yönetmeliklerle belirlenmiş barınaklara bırakmalarının önü açılmıştır. Hepinizin bildiği gibi artan popülasyon özellikle ölümlere, salgın hastalıklara ve kamu vicdanını rahatsız edecek boyutta sıkıntılara yol açtığı hepimize malumdur. Bu yasal düzenleme popülasyonun kontrolünü sağlamak, özellikle çocuklarımızı, yaşlılarımızı korumak ve bu anlamda da alınmış bir halk sağlığı tedbiri vardır.
Sahipsiz hayvanların çıkardığı hadiselerde mülki amirler sorumlu sayılıyor
Özellikle bu konuyla ilgili olarak açılan idari davalarda da eğer bir sokak hayvanının yani sahipsiz bir köpeğin saldırması sonucu hayatını kaybeden bir vatandaşımız söz konusu ise, sorumlu amirler yani belediye başkanları ve mülkü amirler de hukuken sorumlu tutulduğunu bilmenizi özellikle istirham ediyorum. Aksi hâlde sokaklarda on binlerce köpeğin beslenebilmesinin imkanı yok. Düzenli beslenmesi ve düzenli bir şekilde sağlık fırsatlarından faydalanmasının imkanı yok. Böyle olunca da aslında hayvanları sevmiş olmuyoruz. Hayvanları aslında sokaklarda bir nevi zulmetmiş oluyoruz. Çocuk ve gençlerimizin ve her bir vatandaşımızın sokakta güvenle dolaşabileceği bir ortamı hep beraber hazırlayacağımıza inanıyorum.
EDİTÖR



















