Malatya Lider Gazetesi
HV
02 KASIM Pazartesi 18:41

Taksicilerden Tag’a Tepki!

Malatya’da artan hayat pahalılığı ve yüksek sigorta maliyetleri arasında ezilen taksi esnafı, şehirde faaliyete geçen aplikasyon tabanlı taşımacılık uygulamalarına karşı sokağa döküldü.

MALATYA HABERLERİ
Taksicilerden Tag’a Tepki!

Malatya’da artan hayat pahalılığı ve yüksek sigorta maliyetleri arasında ezilen taksi esnafı, şehirde faaliyete geçen aplikasyon tabanlı taşımacılık uygulamalarına karşı sokağa döküldü. Konvoy oluşturarak seslerini duyuran ve ardından Büyükşehir Belediyesi’ne çıkarma yapan taksiciler; hem kaçak taşımacılıkla yeterince mücadele edilmediğini savundu hem de bağlı oldukları şoförler odası yönetimi ile yerel yönetimlere sert tepki gösterdi. Yıllardır sorunlarına çözüm bulunamadığını belirten dertli sürücüler, "Sabah 8’de arabaya biniyoruz, akşama kadar evimize ekmek götüremiyoruz" diyerek isyan etti.

Malatya’da son aylarda hissedilir şekilde artan ekonomik baskılar ve sektörel sıkıntılar, taksi esnafını çileden çıkardı. Şehirde son 3-4 aydır yaygınlaşan ve yasal olmadığını öne sürdükleri aplikasyon taksi uygulamaları yüzünden iş yapamaz hale geldiklerini belirten taksiciler, araçlarıyla konvoy oluşturarak tepkilerini gösterdi. Sorunlarını yetkili makamlara iletmek üzere Malatya Büyükşehir Belediyesi binası önüne gelen şoförler, ne odalarından ne de yerel yönetimlerden yeterli destek göremediklerini dile getirdi. Sektörün, artan akaryakıt fiyatları, fahiş sigorta bedelleri ve korsan taşımacılık üçgeninde yok olma noktasına geldiğini vurgulayan sürücüler, yetkililere acil müdahale çağrısında bulundu.

"BİZ EVİMİZE EKMEK GÖTÜREMİYORUZ"

Eyleme katılan taksi şoförlerinden Berkay Sezen, aylardır yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi: Taksicilik yapıyorum. Şu son 3-4 aydır Martı Tag uygulaması çıktığından beri biz iş yapamıyoruz. Arabamızı sabah 8’de çıkarıyoruz, akşama kadar para toplayamıyoruz. Ama Martı Tag çatır çatır para topluyor. Cemiyetimizi aradığımız zaman 'Bizi ilgilendirmez' diyorlar. Başkanımızı arıyoruz ya Ankara’da oluyor ya da ulaşamıyoruz. Bizimle ilgilenmiyorlar. Biz her ay aidat ödüyoruz. Aidatları geçtim, plakamız düşüyor; plaka basımına gidiyoruz ayrıca para alınıyor. Koçan alıyoruz, koçana ayrı para veriyoruz. Sarı ruhsat dediğimiz çalışma ruhsatımız var belediyenin; onu almak için aidatı ödemeden o kâğıdı vermiyorlar ve o kâğıda da ayrıca para alıyorlar. Aidat ödediğimiz halde bizden her adımda para alıyorlar ama iş desteğe gelince yardımcı olmuyorlar. İstanbul’daki cemiyet başkanı her zaman taksicilerin arkasında duruyor ama bizim başkanımız asla arkamızda değil. Tek isteğimiz Martı Tag’la mücadele edilmesi ve bu araçların yakalatılmasıdır."

"ODADAN DA BELEDİYEDEN DE FAYDA GÖRMEDİM"

Sektörde 40 yıldır direksiyon salladığını belirten tecrübeli şoför Muzaffer Erdoğan ise hem oda yönetimine hem de yerel idareye ateş püskürdü. Taksicilerin adeta kaderine terk edildiğini söyleyen Erdoğan, yaşanan çaresizliği şu çarpıcı ifadelerle özetledi: "40 yıldır bu işi yapıyorum. Bizim bir cemiyetimiz var ama başkan ortada yok. Olmuş olsa bizimle burada olurdu. Biz cemiyete aidat veriyoruz ama karşılığında bize ne yapıyorlar? Bize ne faydaları var? Yıllardır cemiyetin hiçbir faydasını görmedim. Doğru dürüst bir taksi durağımız bile yok. Ne bir elektriğimiz var ne bir suyumuz var. Ne arkamızda duran var ne önümüzde. Seçim zamanı gelip 'Selamünaleyküm, oy verin' dediler, gidiş o gidiş! Kazandıktan sonra bir daha işleri düşmedi. Ama paraya gelince, evrak işine gelince 'Borcun var, evrakını yapmam' diyorlar. Ara sıra Ramazan’da yemek veriyorlar, onu da esnafın verdiği aidatlarla yapıyorlar; kendi ceplerinden verecek halleri yok ya! Belediye de bize hiçbir şey sağlamadı, ulaşım sıfır."

"SİGORTALAR 46 MİLYAR OLDU!"

Artan maliyetlerin ve yetersiz kalan tarifelerin esnafı iflasın eşiğine getirdiğini belirten Muzaffer Erdoğan, kazanç ile giderler arasındaki uçurumu gözler önüne serdi: "Daha bir saat evvel 103 litre yakıt aldım. Peki 200 lira indi-bindi ücreti nedir? 200 liraya ne geliyor? Gidip bir lokantaya girseniz bir dürüm kaç para, yanına bir ayran alsanız biter! 200 lira nedir ki? Geçen eve gittim, 'Ne olacak bizim bu halimiz, taksimetreler kurtarmıyor' dedim. 'Ocağın sonuna kadar bekleyin' dediler. Neden bekleyelim? İstanbul’da var, burası da Malatya. İki tane arabam var; birini oğlum, birini ben sürüyorum. Birine 34 milyar, diğerine 46 milyar sigorta parası ödedim. Bu şartlarda nasıl dönelim? Korsan çalışanlar her yerde. Adam bekçi, avukat, ek iş olarak yapıyor. Biz bu durumdan hiç memnun değiliz."

Taksici esnafı, seslerini duyurana ve yasal olmayan taşımacılık ağlarına karşı kalıcı tedbirler alınana kadar hak arayışlarını sürdüreceklerini belirtti.

>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR