Malatya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde patlak veren usulsüz müteahhitlik yetki belgesi skandalı derinleşiyor. Ankara'dan kente çıkarma yapan Bakanlık müfettişleri, başvurusuz verilen belgeleri, sahte mali verileri, kayıp tutanakları ve kurum içi mobbing iddialarını kapsayan dev dosyayı mercek altına aldı.
Deprem sonrası kentin yeniden imar ve ihya sürecinde en kritik kurumların başında gelen Malatya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, tarihinin en ağır idari soruşturmasıyla sarsılıyor. Daha önce tespit edilen 101 usulsüz müteahhitlik yetki belgesi işlemi üzerine harekete geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, kente özel müfettiş heyeti görevlendirdi. Ankara'dan gelen uzman müfettişlerin, kurum içerisindeki sorumluluk zincirini, onay mekanizmalarını ve usulsüzlüklerin kimler tarafından organize edildiğini en ince ayrıntısına kadar inceleyeceği öğrenildi.
17 HAYALİ FİRMA İDDİASI
Soruşturma dosyasındaki en çarpıcı iddialardan biri, ortada resmi bir başvuru dahi yokken düzenlenen yetki belgeleri oldu. Soruşturma kapsamında yapılan ön incelemelerde; 17 firma adına sisteme girilmiş hiçbir resmi başvuru kaydı bulunmamasına rağmen müteahhitlik yetki belgesi düzenlendiği belgelendi.
Yine resmi bir müracaat olmaksızın 21 ayrı işlem için elektronik sistem üzerinde usulsüz kayıt oluşturulduğu saptandı.
Müfettiş heyetinin, fiziki evraklar ile elektronik sistem loglarını karşılaştırarak bu gayriresmî işlemleri hangi kullanıcıların, hangi tarih ve saatte, kimlerin talimatıyla gerçekleştirdiğini tek tek dijital iz takibiyle ortaya çıkaracağı belirtildi.
ŞİŞİRİLMİŞ MALİ YETERLİLİK VE KAYIP TUTANAK BİLMECESİ
Skandalın boyutları sadece başvurusuz belgelerle de sınırlı kalmadı. Dosyada yer alan tespitlere göre, bazı müteahhitlik firmalarının mevzuat gereği taşıması gereken mali yeterlilik ve iş deneyim belgelerinde gerçeğe aykırı, usulsüz ve saptırılmış veri girişleri yapıldığı belirlendi. Müfettişler; firmaların yetki sınıfını yükseltmek amacıyla yapılan bu müdahalelerin kimler tarafından sisteme işlendiğini, onay makamlarının ve komisyon üyelerinin bu süreçteki rolünü araştırıyor.
Ayrıca, kurum arşivinde bulunması gereken bazı kritik karar tutanaklarının resmi kayıtlarda yer almadığı, yani "kayıp" olduğu iddiası da soruşturmanın seyrini değiştirdi. Kararların hangi belgelere dayanılarak alındığını tespit etmek amacıyla elektronik yazışma trafiği yeniden incelemeye alındı.
HAKİMBEY APARTMANI, MOBBİNG VE SORUŞTURMA İZİNLERİ DE MASADA
Bakanlık müfettişlerinin Malatya’daki mesaisi sadece yetki belgeleriyle sınırlı kalmayacak. Kurumun genel yönetim işleyişi, yetki dağılımı ve yargıya taşınan kurum içi anlaşmazlıklar da mercek altına alındı. İl Müdürü Cengiz Başer’in adı, daha önce 6 Şubat depremlerinde 78 kişinin yaşamını yitirdiği Hakimbey Apartmanı dosyasıyla da gündeme gelmişti. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi, Başer hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin Valilik kararını eksik inceleme gerekçesiyle kaldırarak dosyanın yeniden değerlendirilmesine karar vermişti.
Öte yandan, kurumda görev yapan Yapı Denetim Şube Müdürü, bir İl Müdür Yardımcısı ve Çevre Yönetimi Şube Müdürü’ne yönelik "mobbing" (psikolojik yıldırma) ve baskı uygulandığı iddialarının da yargıya taşındığı öne sürüldü. Son olarak, Malatya 3. İdare Mahkemesi’nin talep ettiği belgelerin sunulması sürecindeki aksaklıklar gerekçe gösterilerek Yapı Denetim Şube Müdürü hakkında Valilikçe verilen 7 Mayıs 2026 tarihli soruşturma izni ve imza zinciri de inceleme kapsamına dâhil edildi.
Gözler şimdi, deprem kenti Malatya’da imar ve inşa güvenliğini doğrudan ilgilendiren bu dev soruşturma sonrasında Bakanlık müfettişlerinin hazırlayacağı kapsamlı rapora çevrildi.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM