Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından başlatılan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, fırsatçıların elinde zam gerekçesine dönüştü. Uygulama öncesinde 3 harfli indirim marketlerde 5,25 TL olan yarım litrelik pet su, önce depozito bahanesiyle 7 TL’ye çıkmıştı, son zamanlarda ise 19,50 TL seviyesine dayanması vatandaştan büyük tepki topladı.
Türkiye genelinde geri dönüşüm oranlarını artırmak ve çevre kirliliğinin önüne geçmek amacıyla devreye sokulan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, zincir marketlerin fiyat politikaları nedeniyle tüketiciyi mağdur ediyor. Ambalaj geri dönüşümünü teşvik etmesi beklenen sistem, peşin alınan depozito ücretleri ve ardı arkası kesilmeyen zamlar birleşince temel ihtiyaç maddesi olan içme suyunu adeta lüks haline getirdi.
Sistem ilk uygulanmaya başladığında 3 harfli indirim marketlerinde 5,25 TL’den satılan 0,5 litrelik pet sular, depozito ilavesi gerekçe gösterilerek kısa sürede 7 TL bandına çekilmişti. Ancak aradan geçen süreçte fiyat artışları kontrolden çıktı. Son olarak bir vatandaşın indirim marketinden aldığı tek bir küçük suya 19,50 TL ödediğini gösteren alışveriş karesi, sosyal medyada ve kamuoyunda büyük bir infial yarattı. Vatandaşlar, doğayı koruma adına başlatılan bir projenin fırsatçılık aracı haline getirilmesine isyan etti.
"DEPOZİTO İADE EDİLSE BİLE SU YİNE ATEŞ PAHASI"
Yaşanan fahiş fiyat artışlarına tepki gösteren mahalle sakinleri ve tüketiciler duruma şu sözlerle sitem etti:
Su alan vatandaş, "Geri dönüşüm olsun, doğa korunsun diye atılan her adımı sonuna kadar destekliyoruz ama ne hikmetse ne zaman böyle bir uygulama başlasa işin ucu dönüp dolaşıp yine bizim cebimize dokunuyor. Eskiden cebimizdeki üç beş kuruş bozuk parayla çocuklara yoldan geçerken rahatça su alabiliyorduk. Şimdi kasaya gittiğimizde yarım litrelik tek bir plastik şişeye 20 lira basıp çıkıyoruz. Şişeyi geri götürüp depozitoyu alsak ne değişecek ki? Suyun kendi fiyatını zaten fahiş şekilde uçurmuşlar. Şişeyi iade etmek için çantamızda taşısak bile ödediğimiz paranın karşılığını alamıyoruz. Çevre korunsun derken vatandaşın bütçesini hiçe sayıyorlar, bu kesinlikle kabul edilebilir bir durum değil." dedi.
Evlerinin mutfak alış verişini düzenli olarak gerçekleştirdiklerini aktaran Ayşe Öztürk ise, "Marketler bu DOA ve depozito sistemini kendilerine kılıf yapıp her gün gizli zam bindiriyorlar. İndirim marketi diye güvenip gittiğimiz, en uygun fiyatlı yerlerde bile en temel insani ihtiyaç olan içme suyu bu fiyatlara satılıyorsa yetkililerin derhal sahaya inip müdahale etmesi lazım. Çevreyi koruma uygulaması dedikleri şey zincir marketlerin fırsatçılık alanına, vatandaşın bütçesini patlatma mekanizmasına dönüştü. Bugün yarım litre suya 20 lira veren yarın bir koli suyu nasıl alsın? İadesiyle, otomasyonuyla uğraşırken olan yine bizim mutfak masrafımıza oldu." şeklinde konuştu.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM