Malatya’nın Sorunları Masaya Yatırıldı... “Üreten Kazanamıyor Tüketici de Mağdur”

Anahtar Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Ekrem Şentürk ve Anahtar Parti Malatya İl Başkanı Erdoğan Zelyurt, Malatya basınını ziyaret ederek kentte yaşanan sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

MALATYA HABERLERİ - 25-08-2026 17:25

Anahtar Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Ekrem Şentürk ve Anahtar Parti Malatya İl Başkanı Erdoğan Zelyurt, Malatya basınını ziyaret ederek kentte yaşanan sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Şentürk, deprem sonrası hak sahipliği, konut ve iş yerleri, yüksek kiralar, kayısı üreticisinin yaşadığı sıkıntılar, tarımda plansızlık, su ve ulaşım sorunlarına dikkat çekerken, “Üreten kazanamıyor, aynı zamanda tüketici de mağdur” dedi.

Anahtar Parti MYK Üyesi Ekrem Şentürk ile Anahtar Parti Malatya İl Başkanı Erdoğan Zelyurt, Malatya basınını ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Lider Gazetesi’ne açıklamalarda bulunan Şentürk, partilerinin saha çalışmalarına ilişkin bilgi verirken Türkiye genelindeki sorunları halktan, sivil toplum kuruluşlarından ve ilgili aktörlerden dinleyerek raporladıklarını söyledi. Malatya özelinde ise deprem sonrası yaşanan sorunlar, yüksek kira bedelleri, kayısı üreticisinin durumu, tarımda planlama eksikliği, su ve ulaşım problemleri masaya yatırıldı.

“HALKLA BİREBİR BULUŞUP SORUNLARI DİNLİYORUZ”

Anahtar Parti’nin saha çalışmalarına büyük önem verdiğini belirten Şentürk, farklı illerde vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları ve toplumun farklı kesimleriyle bir araya geldiklerini söyledi. Şentürk, “Maksadımız, sahada, birebir halkla, sivil toplum kuruluşlarıyla, ana aktörlerle buluşup onları dinlemek. Onlardan nasihatlerini, önerilerini veya bizimle çekişecekleri konuları da dinliyoruz. Niye çekişiyor? Ne önerisi var, nasihati ne? Onları alıyoruz. O ilin genel ve yerel problemleriyle, sosyolojisiyle ilgili bilgileri alıyoruz. Rapor ediyoruz. Sayın Genel Başkan'a sunuyoruz” dedi.

Parti içerisinde farklı alanlarda uzmanlaşmış kişilerden oluşan bir çalışma mekanizması bulunduğunu belirten Şentürk, saha çalışmalarından elde edilen raporların uzmanlar tarafından değerlendirildiğini ifade etti. Şentürk, “Bizim partide bir mutfağımız var. Mutfak diyorum ben ona. Yani bütün insana dair, eğitimden sağlığa, güvenliğe kadar her ne alan varsa onunla ilgili alanında uzmanlaşmış insanlarımız, üniversitede hocalarımız, bu konuda uzmanlaşmış insanlar bizim bu raporlarımızı alıyorlar. Diğer illerle kıyaslıyorlar. Türkiye genelinde 81 ilde müşterek olan problemleri, bir de yerelde farklılık arz eden problemleri çözüm noktasında ne yapabiliriz, çalışıyoruz. Şu anki yaptığımız şey bu” ifadelerini kullandı.

“PROPAGANDA AMAÇLI GELMİYORUZ”

Çalışmalarının yalnızca siyasi propaganda amacı taşımadığını dile getiren Şentürk, Türkiye’nin yönetimine talip olduklarını ve bu nedenle sahadaki sorunları doğrudan vatandaşlardan dinlemeyi görev olarak gördüklerini söyledi. Şentürk, “Yani sadece bir parti faydası veya anlamında gelmiyoruz. Yarın bize illa oy verilsinler, vermesinler anlamında bir propaganda amaçlı gelmiyoruz. Çünkü Türkiye'nin yönetimine talibiz. Zaten bizim görevimiz halkla buluşup derdimizi anlatmak. Yani şöyle, vatan borcu aslında bu” dedi.

Türkiye’de mevcut sorunların kendilerini siyasetin içerisinde olmaya yönelttiğini belirten Şentürk, vatandaşların ekonomik ve sosyal alanlarda ciddi sıkıntılar yaşadığını savundu. Şentürk, “Türkiye'de olumsuzluklar var. Vatandaş bunu söylüyor. Biz de söylüyoruz. Biz zaten şahit oluyoruz. Sanayicisi, esnafı, emeklisi, çiftçisi ciddi manada problemler var. Bunu görüyoruz. Yani geçim derdi var, geçim kaygısı var” diye konuştu.

Türkiye’nin kaynaklarının bulunduğunu ancak kaynakların yeterince değerlendirilmediğini öne süren Şentürk, israf, kayıp-kaçak ve rant ekonomisi üzerinden eleştirilerde bulundu. Şentürk, “Türkiye'nin ana merkez, Cumhuriyet'in kurucu değerleri, Türkiye'nin demokrasisi, bireyinin özgürlüğü anlamında ciddi problemler bizim gördüğümüz, şahit olduğumuz problemler var. Bu konularda bizim fikirlerimiz var” dedi.

Anahtar Parti’nin farklılıklar üzerinden siyaset yapmak yerine toplumun tamamını aynı çatı altında buluşturmayı hedeflediğini belirten Şentürk, “Ülkemiz insanını mutlu etmek de ana öznemiz o. Yani ülkede hiçbir farklılıktan istifade etmekten ziyade al yıldızlı, al bayrağın altında herkesin inancına, değerine bakmaksızın bu ülkede yaşamaktan mutlu olan herkesi aynı çatı altına davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Şentürk, sınıf ve mezhep farklılıkları üzerinden siyaset yapılmasına karşı olduklarını belirterek, “Sınıf, mezhep, ekaliyet üzerinden bir şeyleri kaşıyıp, istifade etmek, parti faydasına bir şeyler kazanmak arzusunda değiliz. Derdimiz bu ülkenin müşterek dertlerini çözebilme kabiliyetimiz var. Çözebilecek bu ülkenin evlatları yetişmiş, liyakatli, ehliyetli, bilen insanlar var. Biz onların önünü açacağız. Biz onların önünü açacağız ve ülkeyi ahlaklı yöneteceğiz” dedi.

Türkiye’nin kaynaklarının yeterli olduğunu ancak kaynakların israf edildiğini ve rant ekonomisinin öne çıktığını savunan Şentürk, siyasetin kişisel zenginleşme aracı haline gelmemesi gerektiğini söyledi. Şentürk, “Ülkenin kaynakları var. Yeterli kaynakları var. Ama kaynakları değerlendirilmiyor. İsraf ediliyor. Kayıp kaçaklar oluyor. Rant ekonomisi çalışıyor. Ranta bu işi gücünü bireysel de olsa, o zenginleşmeyi arzu edenlerin sayısı çoğaldı. Ülkede bu tür sıkıntılar var. Artık ülkede siyaseti zenginler yapar hale geldi” diye konuştu.

 “VATANDAŞIN SIKINTILARI VAR”

Malatya’daki sorunlara da değinen Şentürk, 6 Şubat depremlerinin ardından kentte yapılan çalışmalarla birlikte vatandaşların çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. Şentürk, “Malatya'da mesela bu deprem dolayı birçok bina yapılmış. Orada vatandaşın sıkıntıları var. Yani kimisi alamamış, kimisi almış, kimisi daha hakkına sahip çıkamaz, kimisi metrekare anlamında sıkıntıları var. İçerisinde mesela anahtar verilmiş, içeride ciddi manada para harcaması gerekiyor” dedi.

Deprem sonrası yapılan iş yerleriyle ilgili de yüksek kira bedellerinin gündeme geldiğini belirten Şentürk, esnafın bu yükün altından kalkmakta zorlanabileceğini ifade etti. Şentürk, “Esnaf, yerler hazırlanmış, yüksek kiralardan bahsediliyor. Bu kiraların esnafın kaldıramayacağı yükte olduğunu söylediler. Mesela 5-6 milyon kiradan bahsediliyor. Bunların çözümleri mümkün. Yani neticede halkın, burada esnafın kaldırabileceği yükle onu buluşturmak lazım” diye konuştu.

“180 LİRAYA BİLE ZOR SATIYORUZ”

Malatya’nın en önemli tarımsal ürünlerinden kayısıda üreticilerin yaşadığı sıkıntılara da değinen Şentürk, üreticilerin ürünlerini geçen yılki fiyatların dahi altında satmakta zorlandığını belirtti. Şentürk, vatandaşların kayısı fiyatlarıyla ilgili görüşmesinde, “Geçen seneki sattığımız fiyattan dahi satamıyoruz. Hatta bir tanesi 180 dedi. Normalde 350’ye satabilirsek, 3-5 kuruşa idare ederiz, tam olmasa da yeter deriz ama şu an 180 liraya bile zor satıyoruz” şeklinde kendilerine dert yandığını söyledi.

Sorunun yalnızca kayısıyla sınırlı olmadığını belirten Şentürk, farklı tarım ürünlerinde de üreticilerin benzer sıkıntılar yaşadığını söyledi. Şentürk, “Fındıkta aynı şey. 250 açıkladılar, şu an serbest piyasa 180'den alıyor. Bütün Türkiye'de ürünler böyle. Yani sadece kayısı için değil, Malatya'nın markası olduğu için kayısı akla geliyor ancak çiftçi için buğday için, arpa için, yaş kiraz için, narenciye için her yerde böyle” dedi.

“ÜRETEN KAZANAMIYOR AYNI ZAMANDA TÜKETİCİ DE MAĞDUR”

Fiyatların açıklanmasına rağmen üreticiden ürünün bu fiyatlardan alınamaması konusuna da değinen Şentürk, piyasada tekelleşmiş bir yapı bulunduğunu savundu. Şentürk, “Şöyle, bunun üzerinden töreşleşmiş, tekelleşmiş bir yapı var. Parayı satan, pazarlayan kazanıyor, üreten kazanamıyor. Aynı zamanda tüketici de mağdur” dedi.

“BİZİM MALATYA'DA DAHA KÖTÜSÜ”

Anahtar Parti Malatya İl Başkanı Erdoğan Zelyurt ise Malatya’da kayısı üreticileri açısından farklı bir sorun bulunduğunu belirterek rekolte açıklamalarına dikkat çekti. Zelyurt, “Bizim Malatya'da daha kötüsü var. Bizim rekoltemiz açıklanıyor, taban fiyat bile açıklanmıyor. Yani mesela atıyorum, rekolte neden açıklanır bir üründe? Onun piyasadaki değerinin ne kadar etki yapabileceğini bilmek için. Bize bir de taban fiyat açıklamadan sadece rekolte açıklanıyor. Mesela fındıkta ne dediniz? 250 lira dediniz. Burada Malatya'da onun taban fiyatını belli etmediler” diye konuştu.

Malatya’nın sorunlarının çözümü konusunda bürokrasi, yerel yönetimler ve milletvekillerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunan Zelyurt, depremle birlikte kentin kültürel hafızasında da kayıplar yaşandığını söyledi. Zelyurt, “Malatya'nın bu mahiyette sahip çıkacak bürokrasisinin ve yerel yöneticilerinin, vekillerinin olmaması... Ben Türkiye genelindeki kıymetli başkanım tabii ki MYK olduğundan dolayı Türkiye'nin sorunlarını ifade ederken çok rahat ve rant yapıyor. Ama Malatya'nın tek bir sorunu vardı. Malatya'nın kendi değerlerine, kendi kültürüne bakın. Bu deprem oldu. Kültürümüzü kaybettik yani. Hafızamızı kaybettik. Suyumuzu kaybettik” ifadelerini kullandı.

“MÜŞTEREK DERTLER ÇOK”

Zelyurt’un ardından yeniden söz alan Şentürk, Malatya ziyaretleri sırasında vatandaşlardan su ve ulaşım başta olmak üzere farklı sorunları da dinlediklerini söyledi. Şentürk, “Mesela su probleminin olduğunu, hatta uzun vadede planlama yapılmadığını, ulaşımda sıkıntıların olduğunu, halen konteynerde kalanları dinledik yani bunun gibi müşterek dertler çok. Yani biz bunları dinliyoruz” dedi.

“ÜRETİCİYİ KALE ALAN YOK”

Tarımda yaşanan sorunların Türkiye'nin farklı illerinde benzer şekilde ortaya çıktığını belirten Şentürk, üretimin planlanması gerektiğini söyledi. Şentürk, “Türkiye'de müşterek; işte bizde fındık sıkıntı, sizde kayısı sıkıntı, Afyon'da kiraz sıkıntı, Amasya'da elma sıkıntı. Yani şöyle toptancı bir bakışla üreticiyi kale alan yok. Asıl sıkıntı orada. Zihniyette bitiyor bu iş” ifadelerini kullandı.

Tarımda planlama ve pazarlama sürecinde devletin belirleyici olması gerektiğini savunan Şentürk, çözümün kooperatifler üzerinden üretim ve alım garantisiyle sağlanabileceğini söyledi. Şentürk, “Çözüm var. Çözüm çok kolay. Yani planlama, pazarlama sürecinde devlet belirleyici olduğu zaman denge olduğu zaman olur bizim tarımdan sorumlu Hasan Hüseyin Özbey çalışıyor. İl ilde geziyor. Mesela biz Allah izin verirse, bize halk yetki verirse biz kooperatifler yoluyla bu işi alım garantili ve planlayarak yapacağız” dedi.

Ürün fiyatlarındaki dalgalanmanın üreticiyi zor durumda bıraktığını belirten Şentürk, üretimin piyasa şartlarına göre plansız şekilde artıp azalmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Şentürk, “Yani şöyle bir sıkıntı var Türkiye'de. Mesela bu sene soğan çok para ediyor. Gelecek sene herkes soğan ekliyor. Bu sefer soğan para etmiyor. Bunu planlamamız lazım” ifadelerini kullandı.

Anahtar Parti heyetinin Malatya basını ziyaretinde, kentte deprem sonrası yaşanan sorunların yanı sıra kayısı üreticisinin durumu, tarımda planlama, yüksek kira bedelleri, su ve ulaşım gibi başlıklar öne çıktı.>>TUĞÇE ERBAŞ

Günün Diğer Haberleri