Malatya Lider Gazetesi
HV
13 MAYIS Çarşamba 18:47

Darende’nin Tarihi Hazinesi Ulu Cami’den Sökülerek Sayfiye Cami’ne Taşındı

Malatya’nın köklü tarihiyle dikkat çeken ilçelerinden biri olan Darende'de Sayfiye Mahallesi’nde bulunan ve 14. yüzyıl Beylikler dönemi mimarisinin özgün örneklerinden biri olarak değerlendirilen Sayfiye Cami Avlu Kapısı, hem estetik yapısı hem de taşıdığı tarihi hikâye ile görenleri adeta geçmişe götürüyor.

MALATYA HABERLERİ
Darende’nin Tarihi Hazinesi Ulu Cami’den Sökülerek Sayfiye Cami’ne Taşındı

Anadolu’nun köklü tarihine ev sahipliği yapan Malatya’nın Darende ilçesinde bulunan Sayfiye Cami Avlu Kapısı, hem mimari özellikleri hem de geçmişine dair dikkat çekici hikâyesiyle öne çıkıyor. 14. yüzyıl Beylikler dönemi izlerini taşıyan tarihi kapının, asıl yapısı olan Ulu Cami’den sökülerek Sayfiye Cami’ne taşındığı ve burada yeniden hayat bulduğu ifade ediliyor. Sayfiye Mahallesi sınırlarında yer alan bu önemli kültür varlığı, taş işçiliği, geometrik süslemeleri ve ahşap sundurmasıyla dönemin estetik anlayışını günümüze taşıyan nadir eserler arasında gösteriliyor.

Malatya’nın köklü tarihiyle dikkat çeken ilçelerinden biri olan Darende, geçmişin izlerini günümüze taşıyan önemli mimari eserleriyle dikkat çekmeye devam ediyor. İlçeye bağlı Sayfiye Mahallesi’nde bulunan ve 14. yüzyıl Beylikler dönemi mimarisinin özgün örneklerinden biri olarak değerlendirilen Sayfiye Cami Avlu Kapısı, hem estetik yapısı hem de taşıdığı tarihi hikâye ile görenleri adeta geçmişe götürüyor.

Malatya Büyükşehir Belediyesi Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) tarafından 2020 yılında hazırlanan Kültür Envanteri kayıtlarında yer alan bilgiler, yapının yalnızca mimari açıdan değil, tarihi geçmişi bakımından da oldukça dikkat çekici özellikler taşıdığını ortaya koyuyor. Sayfiye Mahallesi sınırları içerisinde Ada 1021, Parsel 7’de konumlanan tarihi kapının, aslında bugünkü yerine ait olmadığı ve başka bir yapıdan taşınarak mevcut konumuna getirildiği belirtiliyor.

ULU CAMİ’DEN SAYFİYE MAHALLESİ’NE UZANAN TARİHİ YOLCULUK

KUDEB envanter raporundaki “Genel Tanım” bölümünde yer alan bilgilere göre, Sayfiye Cami Avlu Kapısı’nın giriş kısmında bulunan kitabede yapının geçmişine dair önemli bilgiler yer alıyor. Kitabeye göre görkemli taç kapı, Hicri 1295 ile Hicri 1305 tarihleri arasında, yani Miladi 1878 ile 1887 yılları arasında, asıl bulunduğu yer olan Ulu Cami’den sökülerek Sayfiye Cami’ne taşındı.

Dönemin imkânları düşünüldüğünde oldukça zahmetli olduğu değerlendirilen bu taşıma işlemi, tarihi ve mimari eserlerin korunmasına verilen önemi de gözler önüne seriyor. Taş işçiliğiyle dikkat çeken kapının, büyük bir özenle sökülüp yeniden monte edilmesi, dönemin mimari anlayışındaki hassasiyetin en önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor.

BEYLİKLER DÖNEMİNİN ESTETİK İZLERİNİ TAŞIYOR

Dinsel ve kültürel yapı kategorisinde değerlendirilen tarihi eser, kesme taş malzeme kullanılarak inşa edildi. Mimari özellikleri incelendiğinde yapının sivri kemerli bir eyvan formunda tasarlandığı görülüyor. Avluya giriş sağlayan ana kapı açıklığı ise basık kemerli bir yapıya sahip bulunuyor.

Kapı üzerindeki taş işçiliği, dönemin sanat anlayışını yansıtan en önemli detaylar arasında yer alıyor. Basık kemerin üzerinde, taşların birbirine geçmiş görünmesini sağlayacak şekilde kabartma süslemeler işlendiği görülüyor. Ayrıca kemerin başlangıç noktalarında altı kollu yıldız formundan gelişen geometrik rozet motifleri dikkat çekiyor.

AHŞAP SUNDURMASIYLA DİKKAT ÇEKİYOR

Sayfiye Cami Avlu Kapısı’nı benzer yapılardan ayıran en önemli özelliklerden biri de kapının üst bölümünde yer alan ahşap sundurma oldu. Kapının hemen üzerinde dışa taşkın şekilde inşa edilen ve çevresi ahşap korkuluklarla çevrili olan bu bölüm, yapıya farklı bir mimari kimlik kazandırıyor. Üzeri tamamen kapalı şekilde tasarlanan ahşap bölümün yalnızca estetik amaç taşımadığı, aynı zamanda işlevsel olarak da kullanıldığı ifade ediliyor. Envanter kayıtlarında yer alan bilgilere göre söz konusu alanın, geçmişte müezzinlerin ezan okumak amacıyla kullandığı özel bir bölüm olduğu belirtiliyor. Bu yönüyle yapı, yalnızca taş işçiliğiyle değil, dönemin dini mimari ihtiyaçlarına cevap veren fonksiyonel özellikleriyle de öne çıkıyor.

KÜLTÜREL MİRAS OLARAK KORUMA ALTINDA

Günümüzde mülkiyeti Mehmet Cami’ne ait olan tarihi yapı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bakım sorumluluğunda bulunuyor. Karkas ve kargir taşıyıcı sisteme sahip olan eser, 10 Aralık 2016 tarihinde alınan 3272 sayılı karar ile tescillenerek koruma altına alındı. Grup Koruma Derecesi kapsamında muhafaza edilen tarihi kapının dış cephe ve genel koruma durumunun uzmanlar tarafından “orta” seviyede değerlendirildiği kaydedildi.

Asırlardır ayakta kalmayı başaran Sayfiye Cami Avlu Kapısı, bugün Darende’nin tarihi kimliğini yansıtan en önemli eserlerden biri olarak gösteriliyor. Geçmişten günümüze ulaşan mimari detayları, taş işçiliği ve taşıdığı kültürel hafıza ile yapı, Malatya’nın kültürel mirası içerisinde özel bir yere sahip olmayı sürdürüyor.>>TUĞÇE ERBAŞ

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR