Malatya Lider Gazetesi
HV
13 MAYIS Çarşamba 19:39

Mimarlar Odası Başkanından Çarpıcı Açıklamalar...Raporlar Sümen Altı Edildi

Malatya Mimarlar Odası Başkanı Yunus Emre Fidanel, 2020 Sivrice depremi sonrası zorunlu hasar tespiti yapılmadığını öne sürerek bu durumun Malatya için "kırılma noktası" olduğunu söyledi.

GÜNCEL
Mimarlar Odası Başkanından Çarpıcı Açıklamalar...Raporlar Sümen Altı Edildi

Malatya Mimarlar Odası Başkanı Yunus Emre Fidanel, 2020 Sivrice depremi sonrası zorunlu hasar tespiti yapılmadığını öne sürerek bu durumun Malatya için "kırılma noktası" olduğunu söyledi. Fidanel, 2020’de hasar gören ancak kolonlarındaki çatlaklar alçı ve boya ile gizlenen binaların, 6 Şubat’ta binlerce kişiye mezar olduğunu iddia etti.

6 Şubat felaketinin üzerinden geçen sürede yıkımın teknik nedenleri tartışılmaya devam ederken, Malatya Mimarlar Odası Başkanı Yunus Emre Fidanel’den kentin kanını donduracak bir iddia geldi. Fidanel, Malatya’nın aslında iki büyük depremle üst üste yıkıldığını, ancak ilk darbenin yaralarının "tedavi edilmek yerine gizlendiğini" savundu. Fidanel’e göre Malatya’daki binaların birçoğu, 6 Şubat’ın daha ilk saniyelerinde "makyajlı tabutlar" haline gelmişti.

"KIRILMA NOKTASI 24 OCAK 2020 SİVRİCE DEPREMİ"

Fidanel, Malatya’daki yıkım kronolojisinin 6 Şubat ile başlamadığını vurgulayarak, 24 Ocak 2020 Sivrice depreminin doğru yönetilemediğine dikkat çekti. "Biz aslında 6 Şubat öncesi ve sonrası değil, 24 Ocak öncesi ve sonrası diye konuşuyoruz" diyen Fidanel, Elazığ ile Malatya arasındaki farkı şu sözlerle özetledi:

"Sivrice depremi hem Elazığ’ı hem Malatya’yı yıktı. Ancak 6 Şubat depremi Elazığ’ı Malatya ölçüsünde yıkmadı. Malatya iki defa üst üste darbe aldı. 24 Ocak’ta orta veya ağır hasar almasına rağmen tespiti yapılmayan binalar, 6 Şubat’ta 3. saniyede yerle yeksan oldu. O dönem mecburi hasar tespiti yapılmaması, Malatya tarihinin en büyük hatasıydı."

“KENDİ MEZARLARINI BOYADILAR”

İhmalin boyutlarını somut bir örnekle anlatan Fidanel, Akpınar bölgesindeki Bahçecioğlu Apartmanı’nda yaşanan trajediyi "ibretlik bir ders" olarak niteledi. 2020 depreminde binanın kolonlarının patladığını ancak mal kaybı korkusuyla bazı vatandaşların bu çatlakları alçı ve tadilatla kapattığını belirten Fidanel, "Ağır hasar alıp, orta hasar alıp, hasar tespiti yapılmayan ve binadaki hasarların çatlakların alçılarla boyalarla kapatıldığı ve 6 Şubat'ta yüzlerce insanın canına mal olan binaları ben biliyorum. Bir örnek vereyim. Akpınar'da Karakol'un hemen çaprazında Şirepazar'ın karşısında köşede bir apartman vardı. Bahçecioğlu apartmanı, tam çapraz karşı köşesi. Öğrenciler hatta önünde sürekli otobüs gelip geçtiği köşe, o bina işte. O bina maalesef 24 Ocak Sivrice depreminde ciddi bir hasar almış. Bunu ben bizzat yaşayan mevcut muhtarımızdan o mahalle muhtarından bizzat dinledim ve ağlayarak anlattı bunu bana. Sivrice depreminden sonra bu çatlaklar hasar tespitine tabii ki binayı sokmamışlar. Mecburi bir hasar tespiti yoktu bu arada. 6 Şubat'taki gibi şöyle, 6 Şubat depreminden sonra bütün Malatya'da mecburi bir hasar tespit çalışması yapıldı. Fakat 24 Ocak depreminden sonra mecburi bir hasar tespit çalışması yapılmadı. Siz binanıza güvenmiyorsanız dilekçe veriyordunuz. Çevre şehircilik gelip o şekilde kontrol ediyor. Kırılma noktamız bu. Eğer bir mecburi bir hasar tespiti yapılsaydı bu binaların tamamı zaten ağır hasar diye mühürlenirdi ve yıkımı gerçekleşirdi. Bunu kimse konuşmuyor. Bunu konuşmamız lazım. Neden bu kadar binamız yıkıldı? Neden bu kadar canımız gitti? Bunları konuşmamız lazım. Dediğim gibi 6 Şubat'ın hemen öncesinde de böyle bir problem yaşadı Malatya." dedi.

HAKİM BEY, "UN ÇUVALI GİBİ PATLADI"

Yıkılan bir diğer yapı olan Hakim Bey Apartmanı ile ilgili sürece de değinen Fidanel, binanın daha önceden ağır hasarlı olduğuna dair raporların bulunduğunu ancak bu raporların bir şekilde "sümen altı edildiğini" öne sürdü. Binanın depremin 7. saniyesinde çöktüğünü belirten Fidanel, olay yerindeki incelemesini şu sözlerle aktardı:

"Aynı şey Hakim Bey için geçerli. Bu binanın kolonlarında, kirişlerinde ciddi anlamda çatlaklar var. Bina ağır hasar almış. Bu tespitlerle raporlanmış. Evet. Sonradan rapor nasıl olduysa ortadan kayboluyor. Çevre Şehircilik ile. Sıvama boyama olmuş. Ben gördüm. Mevcut dilekçeler var zaten. 'Burada çatlaklar vardı. Gelin bir daha bakın' diye vatandaşlardan bazı talepler var. Bir ablamın dilekçesi var. 'Biz rahat değiliz' diye. Tamamı var. Depremin 7. 8. saniyesinde tuz buz oldu. Ve ben o binaya gittim. Depremden hemen sonra 6. Şubat'tan hemen sonra. Bina yıkılmamıştı. Bina tamamen un olmuştu. Yani kolonunu kirişini ayırt edemedim. O kadar bir yıkım olmuş ki, bir un çuvalının yere düşüp patlaması gibi böyle patlamış bina. Toz duman olmuş. Devrilmemiş bina. Toz duman olmuş. Ve şu an o binayla alakalı mimarlar, mühendisler yargılanıyor. Ben bunu asla kabul etmiyorum. Çünkü şahit olduğumuz şeyler var, duyduğumuz şeyler var. Bir Malatya bunu biliyor ama biz bunu hukuk karşısında maalesef anlatamıyoruz. Mimar meslektaşım orada yargılanıyor. Ben bunu kabul etmiyorum. Ve derdimizi kime anlatacağız? Bunu da bilmiyoruz maalesef. Bunun gibi birçok hikaye var Malatya'da. Bu binalar gibi. Çok var. Çok var. Başka bir şey yüzlerce daha örneği var biliyor musunuz? Mesela bizim binamız orta hasarlıydı."

"MALATYA’NIN YAPI STOKU 60 YILLIK"

Malatya çarşı merkezindeki binaların büyük çoğunluğunun ömrünü tamamladığını hatırlatan Mimarlar Odası Başkanı, kentin 50-60 yıllık eski bir yapı stokuna sahip olduğunu belirtti. Bu binaların sağlam olsalar dahi artık risk teşkil ettiğini söyleyen Fidanel, "Eğer 24 Ocak'ta tüm kent genelinde zorunlu bir tarama yapılsaydı, 6 Şubat’ta yıkılan 7 bin 500 binanın belki sadece 1.500’ü yıkılırdı. Binlerce canımız yaşıyor olurdu" diyerek sözlerini tamamladı.

Etkin bir denetim mekanizmasının kurulmaması ve vatandaşın "binam ağır hasarlı çıkmasın" düşüncesiyle hasarı gizlemesinin, 6 Şubat’ta Malatya’yı bir mezarlığa çevirdiği gerçeği, Fidanel’in teknik analizleriyle bir kez daha tescillenmiş oldu.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR