Malatya Lider Gazetesi
HV
18 EYLÜL Cuma 19:13

Modern Şekilde Sil Baştan İnşa Edilen Malatya'nın Yeni Kabusu:

Malatya'da,kural tanımazlık ve denetimsizlik neticesinde,vatandaşın psikolojisini ve trafik akışını etkileyen düğün faaliyetleri adeta koca bir şehri esir alıyor.

YAŞAM
Modern Şekilde Sil Baştan İnşa Edilen Malatya'nın Yeni Kabusu:

6 Şubat depremlerinin açtığı derin yaraları sarmaya ve modern bir kent vizyonuyla yeniden inşa edilmeye çalışılan Malatya'da, vatandaşın huzuru bu kez de kural tanımazlık ve denetimsizliğe kurban ediliyor. Şehir merkezinden uzaklaştırılarak sözde bir rahatlama sağlanması hedeflenen düğün salonları, yan yana insa edilmeleri nedeniyle yaşanan "desibel savaşları" ve düğün sahipleri tarafından hafta sonları yolları felç eden "konvoy eşkıyalığı" ile Malatya'nın akışını bozan bir şehir terörüne dönüşmüş durumda.

Yüzyılın felaketi olarak adlandırılan 6 Şubat depremlerinin ardından enkaz yığınlarından yavaş yavaş kurtulan ve modern kentleşme adımlarıyla geleceğe umutla bakmaya çalışan Malatya, akıl almaz bir kentsel karmaşanın pençesine düşmüş durumda. Şehrin altyapısı ve üstyapısı için milyarlarca liralık yatırımlar yapılırken, sosyal yaşamı felç eden, vatandaşın psikolojisini bozan ve adeta koca bir şehri esir alan yeni bir sorun patlak verdi: Düğün Terörü. Eylül ayının serinleten akşamlarında nefes almak isteyen Malatyalılar, salon işletmecilerinin ve bencil eğlence anlayışının kurbanı oluyor.

ÇÖZÜM DİYE SUNULDU, İŞKENCEYE DÖNÜŞTÜ

Başta Battalgazi ilçesi Orduzu Pınarbaşı mevkii olmak üzere, şehrin belirli noktalarında "siteleşen" ve yan yana dizilen düğün salonları, ilk etapta şehir merkezindeki gürültüyü ve trafiği azaltacağı umuduyla olumlu karşılanmıştı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Şehir merkezinden çıkarılan bu eğlence alanları, yerel yönetimlerin ve yetkili mercilerin denetim zafiyeti nedeniyle adeta birer "kurtarılmış bölgeye" dönüştü. Kural tanımazlık ve denetimsizlik, bu salonların etrafında yaşayan veya o bölgelerde vakit geçirmek isteyen vatandaşlar için hayatı çekilmez bir hale getirdi.

DESİBEL SAVAŞLARI: YASALAR KAĞIT ÜZERİNDE Mİ KALDI?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Gürültü Yönetmeliği son derece açık: Açık alanlarda yapılan müzik ve eğlencelerde ses seviyesinin gündüz 65, akşam 60 ve gece 55 desibel (dBA) değerini kesinlikle aşmaması gerekiyor. Konut ve yerleşim yerlerinin yakın olduğu alanda bu kurallar daha katı. Ancak Malatya'da bu yasalar sadece kağıt üzerinde kalıyor. Bitişik nizam inşa edilen kır düğün salonlarında, trajikomik ve bir o kadar da rahatsız edici bir "ses yarışı" yaşanıyor. Yan salondaki müzik sesinin, kendi düğün müziğine karışmasını engellemek isteyen işletmeciler, buldukları çözümü ses sistemlerinin sonuna kadar açmakta buluyor! Ortaya çıkan bu akıl almaz gürültü kirliliği, sadece o bölgede ikamet eden bölge halkının değil, bizzat düğüne katılan davetlilerin bile kulak sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaşıyor.

VATANDAŞIN NEFES ALMA HAKKI GASP EDİLİYOR

Bu sınır tanımaz gürültü kirliliği, Malatyalıların nadir nefes alma alanlarından olan mesire ve piknik alanlarını da vurmuş durumda. Orduzu göleti çevresinde bulunan Çınarpark ve diğer mesire alanlarına akşam saatlerinde aileleriyle birlikte gidip haftanın yorgunluğunu atmak isteyen vatandaşlar, başlayan "desibel savaşları" yüzünden planlarını iptal edip evlerine kaçmak zorunda kalıyor.

Benzer bir skandal Kırkgöz Sahil Park bölgesinde de yaşanıyor. Başlangıçta belediye yatırımıyla kurulan, ancak etrafında benzerleri yapılan düğün salonları yüzünden huzurun kalmadığı Kırkgöz Sahil Parkı da artık vatandaşın değil, gürültünün adresi olmuş durumda. Kendi şehrinde sosyal alanları kullanmakta zorlanan vatandaşlar soruyor: "Bizim huzurumuz, düğün salonu sahiplerinin ticari rantından daha mı değersiz?"

 TRAFİĞİ KİTLEYEN "KONVOY TERÖRÜ"

Şehrin genelini kanser gibi saran bir diğer mesele ise "düğün konvoyları". Özellikle Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri, düğün sahiplerinin yakınları tarafından oluşturulan konvoylar, trafiği tehlikeye atmakla kalmıyor, adeta yolları gasp ediyor. Başta ana arterler olmak üzere, ara yolları bile keyfi olarak kesen, dakikalarca yolu kapatıp gövde gösterisi yapan araç sürücüleri, kilometrelerce uzayan trafik kuyruklarına ve kilitlenen bir şehre neden oluyor. Ambulansların, itfaiyelerin veya acil işi olan vatandaşların geçiş hakkını hiçe sayan bu ilkel şov anlayışı, trafik güvenliğini dinamitliyor.

"DENETİM YAPIN, RUHSAT DAĞITMAYI BIRAKIN!"

Vatandaşlar, yetkili mercilerden "görevlerini yapmalarını" talep ediyor:

Düzenli Ses Ölçümü: Özellikle kır düğün salonlarında göstermelik değil, anlık ve habersiz ses ölçümleri yapılmalı, sınırları aşan işletmelere ağır yaptırımlar uygulanmalıdır.

Trafik Denetimleri: Hafta sonları ana caddelerde ve salon güzergahlarında trafik ekipleri ile kolluk kuvvetleri görünür olmalı, yol kesen konvoylara asla müsamaha gösterilmemelidir.

Ruhsatlandırma Kriterleri: Modern bir şehir inşa etmek, her boş bulunan alana düğün salonu ruhsatı vermekle olmaz. Şehrin geleceği planlanırken, bu işletmelere verilecek ruhsatlar sıkı denetimlere ve bölge halkının huzurunu bozmayacak mesafelere bağlanmalıdır.

Malatya, enkazdan modern bir dünya şehri olarak çıkmayı hedeflerken; gürültü, kaos ve kural tanımazlığın esiri olmamalıdır. Şimdi gözler, bu teröre "dur" demesi beklenen mülki amirlerde ve yerel yönetimlerde. Vatandaşlar yetkililerden gelecek olumlu haberleri bekliyor.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM

EDİTÖREDİTÖR

YORUMLAR