Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Malatya’da yaptığı değerlendirmelerde kentin tarihsel önemine, Türk dünyasının geleceğine, dijital çağın etkilerine ve gençlik meselesine dikkat çekti. Öz, Türkiye’nin ekonomik, teknolojik ve kültürel açıdan güçlenmesi gerektiğini belirterek, Türk Devletleri Teşkilatı’nın Türk Devletleri Birliği’ne doğru evrilmesi gerektiğini söyledi.
Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Türk Ocakları Bölge İstişare Toplantısı için geldiği Malatya’da sorularımızı yanıtladı. Öz, Malatya’nın tarih boyunca Anadolu’nun kilit şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Dünya düzeninde siyasi, teknolojik ve sosyal değişimlerin hızlandığını belirten Öz, Türkiye’nin Türk dünyası, İslam dünyası ve Balkanlar arasında dengeli bir politika izlemesi gerektiğini ifade etti. Gençlik, eğitim, dijital çağ, aile yapısı ve demografi başlıklarına da değinen Öz, gençlerin sorumluluk bilinciyle yetiştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Öz, Malatya’nın Anadolu’nun Müslümanlaşması ve Türkleşmesi sürecindeki yerine dikkat çekti. Kentin hem kültür tarihi hem de coğrafi konumu açısından önemli bir merkez olduğunu söyledi. Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Türkiye’nin teknolojik ve ekonomik gücünü artırması gerektiğini belirterek, aile yapısının korunması ve gençlerin istihdam odaklı eğitimi konusunda uyarılarda bulundu. Prof. Dr. Öz, Türk Devletleri Teşkilatı'nın bir birliğe evrilmesi gerektiğini ifade etti. Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, Türk Ocakları Bölge İstişare Toplantısı için geldiği Malatya’da yaptığı özel açıklamada, dünya düzenindeki değişimler ve dijitalleşmenin getirdiği meydan okumalar üzerine açıklamalarda bulundu. Malatya'nın tarihsel kilit taşı rolüne değinen Öz, küresel güç dengelerinin yeniden kurulduğu bir dönemde Türkiye'nin izlemesi gereken stratejileri paylaştı.
"MALATYA ANADOLU’NUN KİLİT TAŞIDIR"
Prof. Dr. Mehmet Öz, Malatya’nın tarihi önemini vurguladığı açıklamasında; “Malatya hakikaten tarih boyunca çok önemli bir yer bir kere. Yani onu tespit edelim. Ben tarihçi olduğum için biraz oradan başlayayım isterseniz. Yani burası Müslümanların Anadolu coğrafyasına girişi bakımından önemli bir bölge. Yani uç bölgesinde yer Müslümanlarla Bizans arasında. Dolayısıyla bizim kültür tarihimiz de çok önemli. Seyit Battalgazi, onun menkıbeleri. Daha sonra Türklerin Anadolu'ya gelişi ve Anadolu'yu fethedişi sürecinde de burası önemli yerlerden birisi. Biliyorsunuz Danışmentlilere önemli ölçüde hani başkentlik yapan birkaç yerden birisi burası. Kayseri, Sivas gibi yerlerle beraber. Yani Anadolu'nun Orta Doğu kesiminde adeta kilit taşı gibi olan yerlerden bir tanesi. Hem insan unsuru bakımından hem de coğrafyası bakımından Türkiye'mizin çok önemli kentlerinden ve bölgesinden sadece kent olarak değil tabii illerinden birisi." şeklindeki tespitleri yaptı:
TÜRK DÜNYASI VE DİJİTAL ÇAĞIN ETKİLERİ
Küresel siyasetteki kutuplaşmaya ve Türk devletleri arasındaki ilişkilere dikkat çeken Öz, teknolojik değişimin sosyal ilişkileri ve savaşları dönüştürdüğünü belirterek, "Değişme her zaman var. Fakat son zamanlarda değişmenin hızı arttı. Şimdi bir yandan siyasi açıdan 90'lardan itibaren bu kutuplu dünya düzenini sona erdikten sonra dünya bir kararını bulmaya çalışıyor ama bir türlü dengeler oturmuyor. Önce bir tek kutupluluk gibi bir şey gündeme geldi. Şimdi o artık Çin'in hekomanyasının yükselişiyle değişiyor ve dünyada farklı güç odakları yani süper güç belki değil ama çok önemli güç odakları ortaya çıkıyor, gelişen ülkeler içerisinde. Aynı süreçte tabii Türk devletleri arasında, Türk dünyası arasında da bir birlik meydana geldi. Bu tabii ağır aksak düşünülebilir ama öyle değil. Yani hem Türkiye'nin mevcut potansiyeli ve geçmişi, hem Türk Cumhuriyetlerinin Çarlık Rusya’sı ve Sovyetler Birliği geçmişi dikkate alındığında öyle kolayca hemen bir anda başarılabilecek bir şey değil. Dolayısıyla dünyanın siyasi alandaki Gelişmesine paralel olarak Türk devletleri arasındaki ilişkilerinde ben iyiye doğru gittiği kanaatindeyim ama şu anda dünyada hala büyük bir kaotik durum var. Henüz dengeler yerine oturmuş değil. Tabii bir yandan da teknolojik değişmeler var. Bak bu çok önemli. Yani iletişim teknolojileri, bilgisayar 20. yüzyılda da önemliydi ama 21. yüzyılda bu alandaki gelişmeler katlanarak hızlanıyor. Ve dijital çağ dediğimiz çağ hepimizi kuşatıyor. Bu sosyal ilişkileri etkilediği gibi uluslararası İlişkileri etkiliyor. Dünyadaki insanların arasındaki iletişimi ve ilişkileri de etkiliyor. Savaşları da etkiliyor tabii doğal olarak. Ve ülkelerin başka ülkeler nezdinde ilettiği, yürüttüğü politikalara da son derece etkili oluyor. Dolayısıyla dijital çağın bir yandan bir yandan işte bu dünyadaki sistemler, ülkeler arasındaki rekabetin geldiği noktada dünyamızda büyük karmaşalar, karışıklıklar yaşanıyor." ifadelerini kaydetti.
MİLLİ BÜNYE VE SOSYAL MEDYA UYARISI
Türkiye'nin ekonomik ve teknolojik anlamda yaratıcı bir üretim yapması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Öz, toplumsal yapının korunması için dijital mecraların kontrollü kullanımı gerektiğini ifade etti.
Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, “Yeniden dünyanın dengeleri kurulmaya çalışılıyor. İşte burada bizim Türkiye olarak hem ekonomik bakımdan, hem teknolojik bakımdan, yeterli güce sahip olmamız durumunda Türk dünyası, İslam dünyası bütünlüğünde bir güç odağı olabileceğini, bu potansiyeli taşıdığını ben düşünüyorum ama tabii bunun için bizim gerçek manada hem ekonomimizi güçlendirmemiz lazım. Şu anda sıkıntılar çekiyoruz. Hem de, son zamanlarda savunma sanayinde atılımlar yaptık ama teknoloji alanında daha yaratıcı ve dünyadaki üretime orijinal katkı yapan ülkeler arasında yer almamız gerekiyor. O bakımdan tabii büyük bir meydan okuma ile karşı karşıyayız. Dijital çağın getirdiği bir takım problemler insanları sosyal bakımdan da çok etkiliyor. Bugün Türkiye'nin mesela bir aile meselesi var. Bir demografi meselesi var. Nüfus meselesi var. Bunların hepsi aslında çağımızın bu bahsettiğim gelişmeleriyle alakalıdır. Yani bunların detayları çoktur ama oralara girmeyelim. Sadece başlık olarak söyleyeyim ben. Dolayısıyla toplum yapımızı, milli bünyemizi sağlam tutabilmek için biz dijital çağın meydan okumalarına karşı kendi kültürel değerlerimizi yeni çağın diliyle yeni nesillere aktarmamız lazım. Bu çok zor bir şey. Benim söylediğim bir cümledeki gibi kolay bir iş değil. Yani bu yeni medyaları çok iyi kullanmamız lazım. Dijital ortamları çok iyi kullanmamız lazım. Sosyal medyayı, eğitim sistemimizi, bakın çocuklarımızın internete ulaşımında bir takım kısıtlamalar getirdi. Aslında bunu bütün ileri ülkeler yapıyor. Fakat teknolojiyi siz yasaklayarak önleyemezsiniz. Teknoloji gelişecek sizin onu çok kontrollü bir şekilde kendi değerlerinizle buluşturmanız lazım. Zararlarını önleyici tedbirleri de devlet olarak, ülke olarak almanız lazım. Yoksa toplumsal yapınız çözülür, dağılır ve toplumsal yapı çözüldüğünde devlet de ayakta kalmaz. O bakımdan ahlaki yozlaşmanın geldiği boyutlara da çok iyi bizim idrak etmemiz Lazım. Buna da çözümler bulmamız lazım diye düşünüyorum. Yani dünyadan çıktık ama biz dünyanın içinde yaşıyoruz. Dolayısıyla bu dünyada eğer biz sözümüz olacaksa, bir şey söyleyeceksek bu yeni şartlara uyum sağlayıp yeni şartların getirdiği bir takım problemleri acilen çözmek zorundayız diye düşünüyorum.” diye konuştu.>>MEHMET TURAN ÇİĞDEM
EDİTÖR




















